Latin Amerika edebiyatı, gerçeklik ile hayal gücünün iç içe geçtiği edebî ürünleriyle, fantastik türün en özgün örneklerini barındıran geleneklerden biridir. Bu edebî bağlamda fantastik, doğaüstünü gündelik gerçekliğin sınırlarını sorgulayan ve sıradan olanın içindeki kırılmaları okura sunan bir ifade alanı olarak ortaya çıkar. Doğal ile doğaüstü arasındaki sınırda beliren kararsızlık hâli, okuru alışılmış gerçeklik algısının dışına taşırken aynı zamanda gerçekliğin nasıl kurulduğunu yeniden düşünmeye yönlendirir. Bu kitap, fantastiğin tam da bu belirsizlik alanında nasıl oluştuğunu 20. yüzyıl Latin Amerika kısa öyküsünün önemli temsilcileri çerçevesinde inceler. Leopoldo Lugones, Horacio Quiroga, Julio Cortázar, Amparo Dávila ve Silvina Ocampo'nun seçilmiş öykülerine odaklanan çalışma, fantastik etkinin metinlerde hangi anlatı stratejileri aracılığıyla oluştuğunu çözümlemeye çalışır. Çalışma, Todorov'un fantastik kuramını temel referans noktası olarak benimser, ancak bu modeli öyküleri kesin kategorilere yerleştiren katı bir sınıflandırma aracı olarak kullanmaz. Bunun yerine kuram, öykülerin sunduğu anlatı olanaklarını somutlaştıran bir çözümleme çerçevesi olarak değerlendirilir. Böylece kitap, Latin Amerika fantastiğinin edebî, kültürel ve düşünsel boyutlarını birlikte harmanlayan eleştirel bir okuma önerir.
Latin Amerika edebiyatı, gerçeklik ile hayal gücünün iç içe geçtiği edebî ürünleriyle, fantastik türün en özgün örneklerini barındıran geleneklerden biridir. Bu edebî bağlamda fantastik, doğaüstünü gündelik gerçekliğin sınırlarını sorgulayan ve sıradan olanın içindeki kırılmaları okura sunan bir ifade alanı olarak ortaya çıkar. Doğal ile doğaüstü arasındaki sınırda beliren kararsızlık hâli, okuru alışılmış gerçeklik algısının dışına taşırken aynı zamanda gerçekliğin nasıl kurulduğunu yeniden düşünmeye yönlendirir. Bu kitap, fantastiğin tam da bu belirsizlik alanında nasıl oluştuğunu 20. yüzyıl Latin Amerika kısa öyküsünün önemli temsilcileri çerçevesinde inceler. Leopoldo Lugones, Horacio Quiroga, Julio Cortázar, Amparo Dávila ve Silvina Ocampo'nun seçilmiş öykülerine odaklanan çalışma, fantastik etkinin metinlerde hangi anlatı stratejileri aracılığıyla oluştuğunu çözümlemeye çalışır. Çalışma, Todorov'un fantastik kuramını temel referans noktası olarak benimser, ancak bu modeli öyküleri kesin kategorilere yerleştiren katı bir sınıflandırma aracı olarak kullanmaz. Bunun yerine kuram, öykülerin sunduğu anlatı olanaklarını somutlaştıran bir çözümleme çerçevesi olarak değerlendirilir. Böylece kitap, Latin Amerika fantastiğinin edebî, kültürel ve düşünsel boyutlarını birlikte harmanlayan eleştirel bir okuma önerir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 246,00 | 246,00 |
| 2 | 127,92 | 255,84 |
| 3 | 88,56 | 265,68 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 246,00 | 246,00 |
| 2 | 127,92 | 255,84 |
| 3 | 88,56 | 265,68 |