Çingiz Hanın büyük oğlu Cuçinin idaresine bıraktığı Doğu Deşt-i Kıpçakta temelleri atılan ve onun oğlu Batunun 1236-1242 yılları arasında gerçekleştirdiği Doğu Avrupa seferi ile şekillendirilen Altın Orda Devleti, doğuda Sibirya ve Kazakistandan batıda İdil boyu, Kırım yarımadası ve Balkanlara kadar geniş bir alana yayılarak hâkimiyet tesis etmiştir.
Kaynaklarında Kıpçak Hanlığı, Cuçi Ulusu, Ak Orda, Gök Orda ve nihayet daha genel olarak Altın Orda adlarıyla zikredilen bu devlet Türk tarihinde derin izler bırakmıştır. Daha kuruluşundan itibaren sağ kol ve sol kol olmak üzere ikili sisteme göre teşkilatlandırılan Cuçi ulusunda başlıca rolü göçer kabileler oynamakla birlikte Kırım Yarımadası, İdil boyu ve Sırderya boyunda bilhassa iktisadî ve ticarî gereksinimler neticesinde şehirleşmenin de geliştiği görülmüştür.
Altın Orda Devletinin yayıldığı engin coğrafyada meskûn Kıpçak, Oğuz, Bulgar vb. Türk boyları Moğol fatihlerin Türkleşmesine etki etmiştir. Özbek Hanın İslâmiyeti resmî devlet dini haline getirmesi Altın Ordanın tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. İslâmiyetin devlet teşkilatının, hukukun ve kültürel hayatın temel dayanağı olmasıyla birlikte Altın Orda Müslüman bir Türk devleti haline dönüşmüştür.
Altın Orda hükümdarlarının bir dönem hâkimiyetini tanımak zorunda kaldığı Büyük Moğol İmparatorluğu, Harezmi elinde tutmak için zaman zaman karşı karşıya geldikleri Çağatay Hanlığı ve sonrasında Timurlu Devleti, Azerbaycan hâkimiyeti için ücadele ettikleri İlhanlı Devleti, ticari ve siyasi ittifak tesis ettikleri Memlük Devleti, haraç almak için 200 yılı aşkın bir süre baskı altında tuttukları Rus knezlikleri, ticari çıkarları çerçevesinde münasebet kurdukları İtalyan kolonileri ve üzerinde nüfuz kurmaya çalıştıkları Bizans İmparatorluğu ve Balkan devletleri ile olan ilişkileri Cuçi Ulusunun tarihine ciddi şekilde tesir etmiştir.
Nitekim İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dinçer Koçun Avrasya tarihinde üç yüzyıl süresince mühim rol oynayan Altın Orda Devletinin tarihini ele aldığı bu eserinde birçok kaynaktan istifade edilerek Türk tarihinin bir dönemine ışık tutulmuştur. Bu çerçevede Cuçi Ulusunun teşekkülünden başlayarak Altın Orda Devletinin kuruluşuna, yükseliş ve çöküş dönemlerine değinilmektedir. Ayrıca Altın Orda Devletinin idari-askerî yapısına, sosyo-ekonomik ve kültürel hayatına dair ehemmiyetli bilgiler verilmektedir.
Çingiz Hanın büyük oğlu Cuçinin idaresine bıraktığı Doğu Deşt-i Kıpçakta temelleri atılan ve onun oğlu Batunun 1236-1242 yılları arasında gerçekleştirdiği Doğu Avrupa seferi ile şekillendirilen Altın Orda Devleti, doğuda Sibirya ve Kazakistandan batıda İdil boyu, Kırım yarımadası ve Balkanlara kadar geniş bir alana yayılarak hâkimiyet tesis etmiştir.
Kaynaklarında Kıpçak Hanlığı, Cuçi Ulusu, Ak Orda, Gök Orda ve nihayet daha genel olarak Altın Orda adlarıyla zikredilen bu devlet Türk tarihinde derin izler bırakmıştır. Daha kuruluşundan itibaren sağ kol ve sol kol olmak üzere ikili sisteme göre teşkilatlandırılan Cuçi ulusunda başlıca rolü göçer kabileler oynamakla birlikte Kırım Yarımadası, İdil boyu ve Sırderya boyunda bilhassa iktisadî ve ticarî gereksinimler neticesinde şehirleşmenin de geliştiği görülmüştür.
Altın Orda Devletinin yayıldığı engin coğrafyada meskûn Kıpçak, Oğuz, Bulgar vb. Türk boyları Moğol fatihlerin Türkleşmesine etki etmiştir. Özbek Hanın İslâmiyeti resmî devlet dini haline getirmesi Altın Ordanın tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. İslâmiyetin devlet teşkilatının, hukukun ve kültürel hayatın temel dayanağı olmasıyla birlikte Altın Orda Müslüman bir Türk devleti haline dönüşmüştür.
Altın Orda hükümdarlarının bir dönem hâkimiyetini tanımak zorunda kaldığı Büyük Moğol İmparatorluğu, Harezmi elinde tutmak için zaman zaman karşı karşıya geldikleri Çağatay Hanlığı ve sonrasında Timurlu Devleti, Azerbaycan hâkimiyeti için ücadele ettikleri İlhanlı Devleti, ticari ve siyasi ittifak tesis ettikleri Memlük Devleti, haraç almak için 200 yılı aşkın bir süre baskı altında tuttukları Rus knezlikleri, ticari çıkarları çerçevesinde münasebet kurdukları İtalyan kolonileri ve üzerinde nüfuz kurmaya çalıştıkları Bizans İmparatorluğu ve Balkan devletleri ile olan ilişkileri Cuçi Ulusunun tarihine ciddi şekilde tesir etmiştir.
Nitekim İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dinçer Koçun Avrasya tarihinde üç yüzyıl süresince mühim rol oynayan Altın Orda Devletinin tarihini ele aldığı bu eserinde birçok kaynaktan istifade edilerek Türk tarihinin bir dönemine ışık tutulmuştur. Bu çerçevede Cuçi Ulusunun teşekkülünden başlayarak Altın Orda Devletinin kuruluşuna, yükseliş ve çöküş dönemlerine değinilmektedir. Ayrıca Altın Orda Devletinin idari-askerî yapısına, sosyo-ekonomik ve kültürel hayatına dair ehemmiyetli bilgiler verilmektedir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 216,00 | 216,00 |
| 2 | 112,32 | 224,64 |
| 3 | 77,76 | 233,28 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 216,00 | 216,00 |
| 2 | 112,32 | 224,64 |
| 3 | 77,76 | 233,28 |