Nurcan Ören'in İsviçre'de ikinci el eşya mağazasında genel geçer müşteri trafiği, eşya alma satma döngüsü içinde yaşadıkları ve etkilendikleri olaylardan, iz bırakan insanlardan bahsettiği "Eskici Dükkânı" adlı kitabının devamı veya ikizi diyebileceğimiz kitap "Antika Hayatlar"da; eşyadan çok insan odaklı hikâyelerle karşılaşıyoruz. Yaşlısı, genci, kadını, erkeği ile insanların bir alışveriş zamanı kadar da olsa arkalarında taşıdıkları bilgi, kültür ve değer yargılarını; aldıkları derslerini, tecrübelerini, acılarını görüyoruz. Eşyaya bakış açıları, olayları değerlendirme bilinçleri, iyi veya kötü davranışları insan olmanın özellikleri olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca çocuk sevgisi, hayvan sevgisi, çiçek sevgisi de bazı hikâyelerinde baş karakter olarak kendini gösteriyor. Çok göç alan bir Avrupa ülkesinde dil, din, ırk, milliyet farklılıkları içinde; herkese eşit haklar çerçevesinde yaklaşan, iyiye iyi kötüye kötü diyen bir bakış açısıyla dükkâna geliyor; olayları âdeta biz de izliyoruz. Nurcan Ören, "ben" anlatımıyla hikâyelerini yazarken daha çok durum hikâyeciliğini benimsemiş. Her zaman olabilecek, herkesin yaşayabileceği olayları gerçek kişiler ile geliştirilen konuları; ana fikir veya ders değerinde son cümlelerle bitirmiş. Bazı hikâyelerde sonu, okuyucunun hayal gücüne ve zamanın akışına bırakmış. Konuşma cümlelerinin çokluğu, aynı mekânda değişen zaman ve kişilerin hareketliliği, yazarın akıcı üslubu ile birleşince; okurken hoşça vakit geçirilecek güzel bir kitap çıkmış.
Nurcan Ören'in İsviçre'de ikinci el eşya mağazasında genel geçer müşteri trafiği, eşya alma satma döngüsü içinde yaşadıkları ve etkilendikleri olaylardan, iz bırakan insanlardan bahsettiği "Eskici Dükkânı" adlı kitabının devamı veya ikizi diyebileceğimiz kitap "Antika Hayatlar"da; eşyadan çok insan odaklı hikâyelerle karşılaşıyoruz. Yaşlısı, genci, kadını, erkeği ile insanların bir alışveriş zamanı kadar da olsa arkalarında taşıdıkları bilgi, kültür ve değer yargılarını; aldıkları derslerini, tecrübelerini, acılarını görüyoruz. Eşyaya bakış açıları, olayları değerlendirme bilinçleri, iyi veya kötü davranışları insan olmanın özellikleri olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca çocuk sevgisi, hayvan sevgisi, çiçek sevgisi de bazı hikâyelerinde baş karakter olarak kendini gösteriyor. Çok göç alan bir Avrupa ülkesinde dil, din, ırk, milliyet farklılıkları içinde; herkese eşit haklar çerçevesinde yaklaşan, iyiye iyi kötüye kötü diyen bir bakış açısıyla dükkâna geliyor; olayları âdeta biz de izliyoruz. Nurcan Ören, "ben" anlatımıyla hikâyelerini yazarken daha çok durum hikâyeciliğini benimsemiş. Her zaman olabilecek, herkesin yaşayabileceği olayları gerçek kişiler ile geliştirilen konuları; ana fikir veya ders değerinde son cümlelerle bitirmiş. Bazı hikâyelerde sonu, okuyucunun hayal gücüne ve zamanın akışına bırakmış. Konuşma cümlelerinin çokluğu, aynı mekânda değişen zaman ve kişilerin hareketliliği, yazarın akıcı üslubu ile birleşince; okurken hoşça vakit geçirilecek güzel bir kitap çıkmış.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 245,00 | 245,00 |
| 2 | 127,40 | 254,80 |
| 3 | 88,20 | 264,60 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 245,00 | 245,00 |
| 2 | 127,40 | 254,80 |
| 3 | 88,20 | 264,60 |