Kutsal olan nerede biter, efsane nerede başlar?
Yaratılış gerçekten tek bir anlatı mıdır, yoksa yüzyıllar boyunca örülmüş bir mitler ağı mı?
S. Baring-Gould, Atalar ve Peygamber Efsaneleri adlı bu çarpıcı eserinde, Tevrat'ın en dokunulmaz kabul edilen anlatılarına cesur bir soruyla yaklaşır: Bu hikâyeler nasıl doğdu? Âdem'in yaratılışı, insanın düşüşü, tufan, seçilmiş atalar, peygamberler, krallar ve sürgünler… Tümü burada, kutsal metnin ardındaki efsanevi hafıza içinde yeniden okunur.
Bu kitapta Âdem yalnızca ilk insan değildir; insanlığın bilince uyanışının simgesidir.
Nuh Tufanı yalnızca bir felaket değil, kadim dünyanın ortak korkusudur.
Musa yalnızca yasa koyucu değil, bir ulusun mitolojik kurucusudur.
Davut ve Süleyman ise tarihten çok efsanelerin hüküm sürdüğü krallardır.
Ve Babil Sürgünü, inancın yeniden yazıldığı büyük kırılma anıdır.
Baring-Gould, Yahudi patrikleri ve peygamberlerini ne kutsallıktan arındırır ne de dogmaya hapseder. Onları, halk belleği, sözlü gelenek ve tarihsel travmaların içinden doğmuş figürler olarak ele alır. Böylece okuyucu, kutsal metinleri inanmak için değil, anlamak için okumaya davet edilir.
Bu eser,
• kutsal anlatıların dokunulmaz olmadığını,
• peygamberlik geleneğinin efsanelerle örüldüğünü,
• Tevrat'ın tarih boyunca yeniden yorumlandığını göstermekten çekinmez.
Atalar ve Peygamber Efsaneleri, rahatlatan değil, rahatsız eden bir kitaptır.
Soru sorar. Sarsar. Alışılmış sınırları zorlar.
Kutsal metinlere ezberle değil, cesaretle yaklaşmak isteyenler için.
Kutsal olan nerede biter, efsane nerede başlar?
Yaratılış gerçekten tek bir anlatı mıdır, yoksa yüzyıllar boyunca örülmüş bir mitler ağı mı?
S. Baring-Gould, Atalar ve Peygamber Efsaneleri adlı bu çarpıcı eserinde, Tevrat'ın en dokunulmaz kabul edilen anlatılarına cesur bir soruyla yaklaşır: Bu hikâyeler nasıl doğdu? Âdem'in yaratılışı, insanın düşüşü, tufan, seçilmiş atalar, peygamberler, krallar ve sürgünler… Tümü burada, kutsal metnin ardındaki efsanevi hafıza içinde yeniden okunur.
Bu kitapta Âdem yalnızca ilk insan değildir; insanlığın bilince uyanışının simgesidir.
Nuh Tufanı yalnızca bir felaket değil, kadim dünyanın ortak korkusudur.
Musa yalnızca yasa koyucu değil, bir ulusun mitolojik kurucusudur.
Davut ve Süleyman ise tarihten çok efsanelerin hüküm sürdüğü krallardır.
Ve Babil Sürgünü, inancın yeniden yazıldığı büyük kırılma anıdır.
Baring-Gould, Yahudi patrikleri ve peygamberlerini ne kutsallıktan arındırır ne de dogmaya hapseder. Onları, halk belleği, sözlü gelenek ve tarihsel travmaların içinden doğmuş figürler olarak ele alır. Böylece okuyucu, kutsal metinleri inanmak için değil, anlamak için okumaya davet edilir.
Bu eser,
• kutsal anlatıların dokunulmaz olmadığını,
• peygamberlik geleneğinin efsanelerle örüldüğünü,
• Tevrat'ın tarih boyunca yeniden yorumlandığını göstermekten çekinmez.
Atalar ve Peygamber Efsaneleri, rahatlatan değil, rahatsız eden bir kitaptır.
Soru sorar. Sarsar. Alışılmış sınırları zorlar.
Kutsal metinlere ezberle değil, cesaretle yaklaşmak isteyenler için.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 432,00 | 432,00 |
| 2 | 224,64 | 449,28 |
| 3 | 155,52 | 466,56 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 432,00 | 432,00 |
| 2 | 224,64 | 449,28 |
| 3 | 155,52 | 466,56 |