CADILIK, Ortaçağ Avrupa'sında yalnızca korku, hurafe ve mahkeme kayıtlarından ibaret değildir. Margaret Alice Murray bu çığır açıcı çalışmasında, yüzyıllar boyunca bastırılmış ve yanlış temsil edilmiş cadılık olgusunu, sistemli bir inanç ve ritüel geleneği olarak ele alır. Cadılar, Murray'e göre, rastgele suçlanan bireyler değil; Hristiyanlık öncesi pagan inançlarının izlerini taşıyan, örgütlü ve süreklilik gösteren bir kültün üyeleridir.
Arşiv belgeleri, mahkeme tutanakları, itiraflar ve folklorik unsurlar üzerinden ilerleyen bu eser, cadılığın yalnızca "şeytani" bir sapma değil, Avrupa'nın derin kültürel hafızasında yer alan kadim bir dinî yapının kalıntısı olabileceği fikrini tartışmaya açar. Murray, cadı ayinlerini, tanrı figürlerini, mevsimsel ritüelleri ve kurban anlatılarını, antropolojik bir titizlikle incelerken, modern tarih yazımının tabu kabul ettiği alanlara cesurca girer.
Bu kitap, cadılık yargılamalarının arkasındaki siyasal, dinsel ve toplumsal dinamikleri sorgularken; "cadı" figürünün nasıl sistematik biçimde şeytanlaştırıldığını da gözler önüne serer. Murray'in tezleri tartışmalı, hatta kışkırtıcıdır; ancak tam da bu nedenle, Cadılık, yalnızca bir tarih çalışması değil, yerleşik doğrulara yöneltilmiş güçlü bir meydan okumadır.
Avrupa düşünce tarihinin karanlıkta bırakılmış bir katmanına ışık tutan bu eser, okuru korku anlatılarının ötesine geçmeye, bastırılmış olanı yeniden düşünmeye davet eder.
CADILIK, Ortaçağ Avrupa'sında yalnızca korku, hurafe ve mahkeme kayıtlarından ibaret değildir. Margaret Alice Murray bu çığır açıcı çalışmasında, yüzyıllar boyunca bastırılmış ve yanlış temsil edilmiş cadılık olgusunu, sistemli bir inanç ve ritüel geleneği olarak ele alır. Cadılar, Murray'e göre, rastgele suçlanan bireyler değil; Hristiyanlık öncesi pagan inançlarının izlerini taşıyan, örgütlü ve süreklilik gösteren bir kültün üyeleridir.
Arşiv belgeleri, mahkeme tutanakları, itiraflar ve folklorik unsurlar üzerinden ilerleyen bu eser, cadılığın yalnızca "şeytani" bir sapma değil, Avrupa'nın derin kültürel hafızasında yer alan kadim bir dinî yapının kalıntısı olabileceği fikrini tartışmaya açar. Murray, cadı ayinlerini, tanrı figürlerini, mevsimsel ritüelleri ve kurban anlatılarını, antropolojik bir titizlikle incelerken, modern tarih yazımının tabu kabul ettiği alanlara cesurca girer.
Bu kitap, cadılık yargılamalarının arkasındaki siyasal, dinsel ve toplumsal dinamikleri sorgularken; "cadı" figürünün nasıl sistematik biçimde şeytanlaştırıldığını da gözler önüne serer. Murray'in tezleri tartışmalı, hatta kışkırtıcıdır; ancak tam da bu nedenle, Cadılık, yalnızca bir tarih çalışması değil, yerleşik doğrulara yöneltilmiş güçlü bir meydan okumadır.
Avrupa düşünce tarihinin karanlıkta bırakılmış bir katmanına ışık tutan bu eser, okuru korku anlatılarının ötesine geçmeye, bastırılmış olanı yeniden düşünmeye davet eder.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 269,50 | 269,50 |
| 2 | 140,14 | 280,28 |
| 3 | 97,02 | 291,06 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 269,50 | 269,50 |
| 2 | 140,14 | 280,28 |
| 3 | 97,02 | 291,06 |