Akıl Çağına Bir Başkaldırı: Erasmus'un Aynasında İnsanlığın Maskeli Balosu
Rönesans'ın büyük düşünürü Desiderius Erasmus, beş yüz yılı aşkın süredir güncelliğini koruyan Deliliğe Övgü ile okuru şaşırtıcı bir perspektif oyununa davet ediyor. Kitapta bizzat Delilik (Stultitia) kürsüye çıkar ve dünyayı nasıl yönettiğini, krallardan din adamlarına, bilgelerden sıradan insanlara kadar herkesin aslında kendisine nasıl muhtaç olduğunu anlatır.
Eserin Ruhu ve Muhtevası
• Mizah ve Hiciv: Erasmus, ciddiyetin ve sahte bilgeliğin maskesini düşürmek için mizahı bir silah olarak kullanır. Ona göre dünya, Delilik olmadan dönmez; çünkü evlilikten dostluğa, savaştan sanata kadar her şeyin kökeninde bir parça tatlı çılgınlık yatar.
• Toplumsal Eleştiri: Yazar, döneminin yozlaşmış kurumlarını, anlamsız dogmaları ve iktidar hırsını Delilikin ağzından eleştirir. Bu, aslında akıl maskesi takmış deliliğin deşifre edilmesidir.
• İnsancıl Bir Bakış: Eser, insanın kusurlarını ve zayıflıklarını aşağılamak yerine, onları insan doğasının kaçınılmaz bir parçası olarak kabullenir.
İnsan hayatı bir tür oyun değil midir? Herkesin bir maske takıp sahnede boy gösterdiği, başkasının rolünü oynadığı ve yönetmen sahneden çekilinceye kadar devam eden bir oyun...
Deliliğe Övgü, sadece bir orta çağ eleştirisi değil, evrensel bir insanlık analizidir. Erasmus'un kıvrak zekası ve ironi dolu üslubu, okuru hem kahkahaya boğar hem de Gerçekten bilge kimdir? sorusu üzerinde derin düşüncelere sevk eder. Özgür düşüncenin ve hoşgörünün en erken ve en güçlü savunularından biri olan bu başyapıt, modern düşüncenin de temel taşlarından biridir.
Akıl Çağına Bir Başkaldırı: Erasmus'un Aynasında İnsanlığın Maskeli Balosu
Rönesans'ın büyük düşünürü Desiderius Erasmus, beş yüz yılı aşkın süredir güncelliğini koruyan Deliliğe Övgü ile okuru şaşırtıcı bir perspektif oyununa davet ediyor. Kitapta bizzat Delilik (Stultitia) kürsüye çıkar ve dünyayı nasıl yönettiğini, krallardan din adamlarına, bilgelerden sıradan insanlara kadar herkesin aslında kendisine nasıl muhtaç olduğunu anlatır.
Eserin Ruhu ve Muhtevası
• Mizah ve Hiciv: Erasmus, ciddiyetin ve sahte bilgeliğin maskesini düşürmek için mizahı bir silah olarak kullanır. Ona göre dünya, Delilik olmadan dönmez; çünkü evlilikten dostluğa, savaştan sanata kadar her şeyin kökeninde bir parça tatlı çılgınlık yatar.
• Toplumsal Eleştiri: Yazar, döneminin yozlaşmış kurumlarını, anlamsız dogmaları ve iktidar hırsını Delilikin ağzından eleştirir. Bu, aslında akıl maskesi takmış deliliğin deşifre edilmesidir.
• İnsancıl Bir Bakış: Eser, insanın kusurlarını ve zayıflıklarını aşağılamak yerine, onları insan doğasının kaçınılmaz bir parçası olarak kabullenir.
İnsan hayatı bir tür oyun değil midir? Herkesin bir maske takıp sahnede boy gösterdiği, başkasının rolünü oynadığı ve yönetmen sahneden çekilinceye kadar devam eden bir oyun...
Deliliğe Övgü, sadece bir orta çağ eleştirisi değil, evrensel bir insanlık analizidir. Erasmus'un kıvrak zekası ve ironi dolu üslubu, okuru hem kahkahaya boğar hem de Gerçekten bilge kimdir? sorusu üzerinde derin düşüncelere sevk eder. Özgür düşüncenin ve hoşgörünün en erken ve en güçlü savunularından biri olan bu başyapıt, modern düşüncenin de temel taşlarından biridir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 130,20 | 130,20 |
| 2 | 67,70 | 135,41 |
| 3 | 46,87 | 140,62 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 130,20 | 130,20 |
| 2 | 67,70 | 135,41 |
| 3 | 46,87 | 140,62 |