Türkiye neden NATO'ya girmek istedi? İlk iki başvurusu hangi gerekçelerle reddedildi ve üçüncü başvuruda neden kabul edildi? Bu süreç yalnızca bir dış politika tercihi miydi yoksa daha derin bir devlet muhakemesinin ürünü müydü?
Türkiye'nin NATO üyeliği, on yıllardır süregelen yüzeysel tartışmaların aksine ne sadece bir hükûmet tercihi ne de konjonktürel bir mecburiyettir. Bu eser, Türkiye Cumhuriyeti tarihi ve Türk dış politikasının en kritik virajlarından birini, ilk kez gün yüzüne çıkan Türk arşiv belgeleri ışığında, Devlet Aklı perspektifiyle yeniden ele alıyor. Devlet Aklı ve NATO, Türkiye'nin NATO'ya katılım sürecini basit bir kronoloji olarak okumayıp devletin güvenlik tasavvuru, tehdit algısı ve stratejik konumlanma arayışı çerçevesinde yeniden ele alırken aynı zamanda bu yönelişinin bir "davet arayışı" olmadığı; aksine yanlış bir jeopolitik konumlandırmayı reddeden ve doğru güvenlik mimarisi içinde yer alma iradesini ortaya koyan bilinçli bir devlet tercihi olduğunu ortaya koymaktadır.
Eser, NATO üyeliğini belirli bir siyasi iktidarın tercihi olmaktan çıkarıp Cumhuriyet Halk Partisi'nden Demokrat Parti'ye uzanan süreklilik içinde şekillenen, partiler üstü bir devlet politikası olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. İktidarlar değişmiş ancak tehdit algısı, jeopolitik zorunluluklar ve devlet aklı sürekliliğini korumuştur. Bu kitap, diplomatik yazışmalar, askerî değerlendirmeler ve istihbarî analizler üzerinden Türkiye'nin NATO sürecini içeriden okumaya imkân sunmaktadır.
Türkiye neden NATO'ya girmek istedi? İlk iki başvurusu hangi gerekçelerle reddedildi ve üçüncü başvuruda neden kabul edildi? Bu süreç yalnızca bir dış politika tercihi miydi yoksa daha derin bir devlet muhakemesinin ürünü müydü?
Türkiye'nin NATO üyeliği, on yıllardır süregelen yüzeysel tartışmaların aksine ne sadece bir hükûmet tercihi ne de konjonktürel bir mecburiyettir. Bu eser, Türkiye Cumhuriyeti tarihi ve Türk dış politikasının en kritik virajlarından birini, ilk kez gün yüzüne çıkan Türk arşiv belgeleri ışığında, Devlet Aklı perspektifiyle yeniden ele alıyor. Devlet Aklı ve NATO, Türkiye'nin NATO'ya katılım sürecini basit bir kronoloji olarak okumayıp devletin güvenlik tasavvuru, tehdit algısı ve stratejik konumlanma arayışı çerçevesinde yeniden ele alırken aynı zamanda bu yönelişinin bir "davet arayışı" olmadığı; aksine yanlış bir jeopolitik konumlandırmayı reddeden ve doğru güvenlik mimarisi içinde yer alma iradesini ortaya koyan bilinçli bir devlet tercihi olduğunu ortaya koymaktadır.
Eser, NATO üyeliğini belirli bir siyasi iktidarın tercihi olmaktan çıkarıp Cumhuriyet Halk Partisi'nden Demokrat Parti'ye uzanan süreklilik içinde şekillenen, partiler üstü bir devlet politikası olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. İktidarlar değişmiş ancak tehdit algısı, jeopolitik zorunluluklar ve devlet aklı sürekliliğini korumuştur. Bu kitap, diplomatik yazışmalar, askerî değerlendirmeler ve istihbarî analizler üzerinden Türkiye'nin NATO sürecini içeriden okumaya imkân sunmaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 269,50 | 269,50 |
| 2 | 140,14 | 280,28 |
| 3 | 97,02 | 291,06 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 269,50 | 269,50 |
| 2 | 140,14 | 280,28 |
| 3 | 97,02 | 291,06 |