"Devrim", Gustav Landauer için iktidarın ele geçirilmesi değil, iktidarın anlamsızlaştırılmasıdır. Bu kitap, devrimi tarihsel bir patlama anı olarak değil; insanın kendisiyle, başkalarıyla ve toplulukla kurduğu ilişkinin köklü dönüşümü olarak düşünen özgün bir devrim felsefesini önerir. Landauer, modern devletin, ulusun ve merkezi siyasetin yarattığı yabancılaşmayı vurgularken, özgürlüğü geleceğe ertelenmiş bir vaat olmaktan çıkarır ve gündelik yaşamın içine yerleştirir.
Kitap, Orta Çağ ayaklanmalarından modern savaşlara, halk isyanlarından sosyalist hareketin iç çelişkilerine uzanan geniş bir tarihsel çerçevede, devrim fikrinin nasıl doğduğunu, nasıl bastırıldığını ve nasıl yeniden üretilebileceğini tartışır. Ancak yine de bu bir tarih kitabı değildir; tarih burada, yarım kalmış ütopyaların ve henüz gerçekleşmemiş olanakların alanı olarak ele alınır. Landauer'in dili yer yer sert, yer yer felsefi, yer yer şiirseldir; amacı açıklamak kadar sarsmak, ikna etmek kadar kışkırtmaktır.
Devleti aşmayı, yıkmaktan çok "terk etmek" olarak düşünen Landauer, sosyalizmi somut topluluklar, dayanışma ağları ve komünal yaşam biçimleri üzerinden kurar. Bu yönüyle eser hem klasik Marksist devrim anlayışına hem de mekanik anarşist şemalara radikal bir eleştiri yöneltir. Devlet-merkezli çözüm modellerinin tıkandığı bugünkü dünyada, üzerinden yüzyılı aşkın bir süre geçmesine rağmen bu metin hâlâ canlı, hâlâ rahatsız edici ve hâlâ tehlikeli bir düşünme biçimi. Çünkü devrim burada bir son değil, başlamayı göze alanlar için açık bir imkândır. Şimdi ve daima…
"Devrim", Gustav Landauer için iktidarın ele geçirilmesi değil, iktidarın anlamsızlaştırılmasıdır. Bu kitap, devrimi tarihsel bir patlama anı olarak değil; insanın kendisiyle, başkalarıyla ve toplulukla kurduğu ilişkinin köklü dönüşümü olarak düşünen özgün bir devrim felsefesini önerir. Landauer, modern devletin, ulusun ve merkezi siyasetin yarattığı yabancılaşmayı vurgularken, özgürlüğü geleceğe ertelenmiş bir vaat olmaktan çıkarır ve gündelik yaşamın içine yerleştirir.
Kitap, Orta Çağ ayaklanmalarından modern savaşlara, halk isyanlarından sosyalist hareketin iç çelişkilerine uzanan geniş bir tarihsel çerçevede, devrim fikrinin nasıl doğduğunu, nasıl bastırıldığını ve nasıl yeniden üretilebileceğini tartışır. Ancak yine de bu bir tarih kitabı değildir; tarih burada, yarım kalmış ütopyaların ve henüz gerçekleşmemiş olanakların alanı olarak ele alınır. Landauer'in dili yer yer sert, yer yer felsefi, yer yer şiirseldir; amacı açıklamak kadar sarsmak, ikna etmek kadar kışkırtmaktır.
Devleti aşmayı, yıkmaktan çok "terk etmek" olarak düşünen Landauer, sosyalizmi somut topluluklar, dayanışma ağları ve komünal yaşam biçimleri üzerinden kurar. Bu yönüyle eser hem klasik Marksist devrim anlayışına hem de mekanik anarşist şemalara radikal bir eleştiri yöneltir. Devlet-merkezli çözüm modellerinin tıkandığı bugünkü dünyada, üzerinden yüzyılı aşkın bir süre geçmesine rağmen bu metin hâlâ canlı, hâlâ rahatsız edici ve hâlâ tehlikeli bir düşünme biçimi. Çünkü devrim burada bir son değil, başlamayı göze alanlar için açık bir imkândır. Şimdi ve daima…
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 355,50 | 355,50 |
| 2 | 184,86 | 369,72 |
| 3 | 127,98 | 383,94 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 355,50 | 355,50 |
| 2 | 184,86 | 369,72 |
| 3 | 127,98 | 383,94 |