Şu yatağa mahkûmu yok sayarak nedir bu öfken bilemiyorum yabancı bir memlekete düşmüş yerli misali ölü bedenim bitiğim kan yok ki besleneyim artık yeter nefes almak istemiyorum kimse yok burada şu dönen tekerleklerin gıcırtısı başıma vuruyor kulaklarım bas bas bağırıyor imdat diye ama nafile ne gelen var ne giden sevmiyorum seni hatta keskin bir bıçağı tam kalbine saplayacağım o karlı günde bana yaptığın gibi ben de seni terk edip gideceğim...
***
Dönen Tekerlekler Senfonisi, her biri tekerleklerin dönüşü gibi sürekli devinen, durağan ama bir o kadar da hareketli öykülerle dolu. Bazen bir pencerenin ardında arabaları izlerken, bazen de hayatın görünmeyen köşelerine bakarken okuru derin düşüncelere ve büyük bir senfoninin parçası olmaya davet ediyor. Zamanın akışını, kaçırılan fırsatları ve gözden kaçan güzellikleri sorgulatan bu öykülerde, sıradan anların içindeki duygular, beklenmedik bağlantılarla birleşiyor. En önemlisi, her şeyin hızla hareket ettiği bir dünyada sabit kalmanın anlamı irdeleniyor.
S. Sinan Özer, bu metinlerarası yolculukta sadece bir yere gitmenin değil; durup izleyerek beklemenin ve sessizlikte yankılanan soruları dinlemenin değerini vurguluyor.
Her tekerleğin dönüşü bir öykü, her öyküyse hayatın farklı bir yüzü...
Şu yatağa mahkûmu yok sayarak nedir bu öfken bilemiyorum yabancı bir memlekete düşmüş yerli misali ölü bedenim bitiğim kan yok ki besleneyim artık yeter nefes almak istemiyorum kimse yok burada şu dönen tekerleklerin gıcırtısı başıma vuruyor kulaklarım bas bas bağırıyor imdat diye ama nafile ne gelen var ne giden sevmiyorum seni hatta keskin bir bıçağı tam kalbine saplayacağım o karlı günde bana yaptığın gibi ben de seni terk edip gideceğim...
***
Dönen Tekerlekler Senfonisi, her biri tekerleklerin dönüşü gibi sürekli devinen, durağan ama bir o kadar da hareketli öykülerle dolu. Bazen bir pencerenin ardında arabaları izlerken, bazen de hayatın görünmeyen köşelerine bakarken okuru derin düşüncelere ve büyük bir senfoninin parçası olmaya davet ediyor. Zamanın akışını, kaçırılan fırsatları ve gözden kaçan güzellikleri sorgulatan bu öykülerde, sıradan anların içindeki duygular, beklenmedik bağlantılarla birleşiyor. En önemlisi, her şeyin hızla hareket ettiği bir dünyada sabit kalmanın anlamı irdeleniyor.
S. Sinan Özer, bu metinlerarası yolculukta sadece bir yere gitmenin değil; durup izleyerek beklemenin ve sessizlikte yankılanan soruları dinlemenin değerini vurguluyor.
Her tekerleğin dönüşü bir öykü, her öyküyse hayatın farklı bir yüzü...
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 165,60 | 165,60 |
| 2 | 86,11 | 172,22 |
| 3 | 59,62 | 178,85 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 165,60 | 165,60 |
| 2 | 86,11 | 172,22 |
| 3 | 59,62 | 178,85 |