Ekonomi politik insanın durumunu anlatır.
Edebiyat ise insanın dramını anlatır.
İnsanın durumunu iyileştirmek için dramını bilmeliyiz.
Bu dram; yoksulluktur, sömürüdür, açlık, yoksunluk, işsizlik, eğitimsizlik, sağlıksızlık diye sürüp gider.
Elbette insan toplumsal ve tarihsel bir varlıktır.
İnsanlığın bu ezici sorunları bir tarih süreci ve toplumsal yapı içinde oluşur.
Edebiyat çok çeşitli biçimleriyle, roman, öykü, şiir, deneme ve anlatı olarak hep büyük insanlığın acılarını, üzünçlerini konu almıştır.
Edebiyatta neyi, niçin ve nasıl yazacağız?
Nazım Hikmet bu konuda da bize büyük bir ders vermektedir.
Halkın gerçeğini, halkı daha da güçlendirip, geliştirmek ve dönüştürmek için…
Bilimsel yöntem, üstün etik ve estetikle saptayıp yazmak…
Sürekli işlenmesi gereken konu; ezilen sınıfın mücadelesidir.
Biçim ve içerik tartışmasında önceliği içeriğe verir Nazım Hikmet.
Ne yazıldığı, neyin anlatıldığı önceliklidir.
Ne yazacağız ve niçin?
Yanıt şudur; halkın gerçeğini yazalım, o gerçekten yola çıkıp halkın daha iyi, doğru ve güzel yönde gelişmesine, dönüştürülmesine katkı verelim…
Ama nasıl yazacağız?
Bilimsel diyalektik yöntemle ve üstün bir estetikle.
Diyalektik seyir ve akış içinde.
Çok yönlü bir bakışla.
İşte elimizdeki bu kitapta, halkın ekonomik ve politik durumlarının edebiyata yansıması konu edilmiştir.
Bu durumlar elbette başta büyük acılar, ölümler olmak üzere yoksulluklar, işsizlikler, geçim sıkıntıları, hayat pahalılığından kaynaklanan dramlar ve olaylar-olgular şeklinde edebi eserlere yansımışlardır.
Bu yapıtta konunun Türk ve Dünya edebiyatından seçilmiş güzel örneklerine yer verilmiştir.
Yazın dünyasında yer alacak ve bir yazı felsefesi geliştirecek genç yazarlarla, okuma politikası oluşturacak gerçek okurlara yol göstermesi dileği ve umuduyla...
Ekonomi politik insanın durumunu anlatır.
Edebiyat ise insanın dramını anlatır.
İnsanın durumunu iyileştirmek için dramını bilmeliyiz.
Bu dram; yoksulluktur, sömürüdür, açlık, yoksunluk, işsizlik, eğitimsizlik, sağlıksızlık diye sürüp gider.
Elbette insan toplumsal ve tarihsel bir varlıktır.
İnsanlığın bu ezici sorunları bir tarih süreci ve toplumsal yapı içinde oluşur.
Edebiyat çok çeşitli biçimleriyle, roman, öykü, şiir, deneme ve anlatı olarak hep büyük insanlığın acılarını, üzünçlerini konu almıştır.
Edebiyatta neyi, niçin ve nasıl yazacağız?
Nazım Hikmet bu konuda da bize büyük bir ders vermektedir.
Halkın gerçeğini, halkı daha da güçlendirip, geliştirmek ve dönüştürmek için…
Bilimsel yöntem, üstün etik ve estetikle saptayıp yazmak…
Sürekli işlenmesi gereken konu; ezilen sınıfın mücadelesidir.
Biçim ve içerik tartışmasında önceliği içeriğe verir Nazım Hikmet.
Ne yazıldığı, neyin anlatıldığı önceliklidir.
Ne yazacağız ve niçin?
Yanıt şudur; halkın gerçeğini yazalım, o gerçekten yola çıkıp halkın daha iyi, doğru ve güzel yönde gelişmesine, dönüştürülmesine katkı verelim…
Ama nasıl yazacağız?
Bilimsel diyalektik yöntemle ve üstün bir estetikle.
Diyalektik seyir ve akış içinde.
Çok yönlü bir bakışla.
İşte elimizdeki bu kitapta, halkın ekonomik ve politik durumlarının edebiyata yansıması konu edilmiştir.
Bu durumlar elbette başta büyük acılar, ölümler olmak üzere yoksulluklar, işsizlikler, geçim sıkıntıları, hayat pahalılığından kaynaklanan dramlar ve olaylar-olgular şeklinde edebi eserlere yansımışlardır.
Bu yapıtta konunun Türk ve Dünya edebiyatından seçilmiş güzel örneklerine yer verilmiştir.
Yazın dünyasında yer alacak ve bir yazı felsefesi geliştirecek genç yazarlarla, okuma politikası oluşturacak gerçek okurlara yol göstermesi dileği ve umuduyla...
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 245,00 | 245,00 |
| 2 | 127,40 | 254,80 |
| 3 | 88,20 | 264,60 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 245,00 | 245,00 |
| 2 | 127,40 | 254,80 |
| 3 | 88,20 | 264,60 |