"Eve Ne Zaman Döneceğiz?" kayıp duygusunun, belleğin ve gündelik hayatın içinden sızan tekinsiz ayrıntıların izini süren öykülerden oluşuyor. Serhat Köroğlu, çocuklukla yetişkinlik, hatırlamakla unutmak, evle yersizlik arasında gidip gelen karakterleriyle okuru sessiz ama derin bir yolculuğa davet ediyor. Bu öykülerde kediler, kelebekler, eşyalar, tozlar ve evler yalnızca arka plan değil; hafızanın, yasın ve var olma çabasının taşıyıcıları. Köroğlu'nun dili sakin, mesafeli ve ısrarlı. Büyük duyguların yerine küçük çatlaklara, açıklamaların yerine sezgilere yaslanıyor. Her metin, okurun zihninde uzun süre kalacak bir görüntü ya da cümle bırakıyor. "Eve dönmek" burada bir mekân arayışından çok, insanın kendine, geçmişine ve kaybettiklerine yönelttiği bir soru. "Eve Ne Zaman Döneceğiz?" bu soruyu acele etmeden, cevap vermek zorunda hissetmeden soran bir kitap. "Göz ne olursa olsun gördüğüne kanıyor. Baş aşağı duran civan perçeminden görünmez bir toz yayılıyor havaya. Geçmişi ve geleceği birbirine katan, ondan pırıl pırıl bir şimdi oluşturan tozun içinde batırıyorum günü. Hani şimdi ölsem aklımda kalan tek şey turuncu olur. Oysa ölmüyorum. Turuncu ya da başka bir renk kalmıyor geriye. Belki biraz yıldız. Yıldızların ne renk olduğunu bilmiyorum."
"Eve Ne Zaman Döneceğiz?" kayıp duygusunun, belleğin ve gündelik hayatın içinden sızan tekinsiz ayrıntıların izini süren öykülerden oluşuyor. Serhat Köroğlu, çocuklukla yetişkinlik, hatırlamakla unutmak, evle yersizlik arasında gidip gelen karakterleriyle okuru sessiz ama derin bir yolculuğa davet ediyor. Bu öykülerde kediler, kelebekler, eşyalar, tozlar ve evler yalnızca arka plan değil; hafızanın, yasın ve var olma çabasının taşıyıcıları. Köroğlu'nun dili sakin, mesafeli ve ısrarlı. Büyük duyguların yerine küçük çatlaklara, açıklamaların yerine sezgilere yaslanıyor. Her metin, okurun zihninde uzun süre kalacak bir görüntü ya da cümle bırakıyor. "Eve dönmek" burada bir mekân arayışından çok, insanın kendine, geçmişine ve kaybettiklerine yönelttiği bir soru. "Eve Ne Zaman Döneceğiz?" bu soruyu acele etmeden, cevap vermek zorunda hissetmeden soran bir kitap. "Göz ne olursa olsun gördüğüne kanıyor. Baş aşağı duran civan perçeminden görünmez bir toz yayılıyor havaya. Geçmişi ve geleceği birbirine katan, ondan pırıl pırıl bir şimdi oluşturan tozun içinde batırıyorum günü. Hani şimdi ölsem aklımda kalan tek şey turuncu olur. Oysa ölmüyorum. Turuncu ya da başka bir renk kalmıyor geriye. Belki biraz yıldız. Yıldızların ne renk olduğunu bilmiyorum."
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 169,40 | 169,40 |
| 2 | 88,09 | 176,18 |
| 3 | 60,98 | 182,95 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 169,40 | 169,40 |
| 2 | 88,09 | 176,18 |
| 3 | 60,98 | 182,95 |