"Kanaatimce, insan bedeninden 'daha fazla' bir var-olandır. Bu nedenle insan, anlamlı bir hayatı ancak kendini, dolayısıyla 'fazla'sını mu¨teâl bir hikâyenin parçası olarak idrâk ettiğinde yaşayabilir. Söz konusu 'mu¨teâl hikâye'nin bir parçası olmak, var-olmayı bir 'ihtimâl'in değil bir 'imkân'ın hakîkat'i olarak görmek demektir. Yani 'vu¨cûdî hâfıza'nın bir uzantısı olarak. Bu çerçevede, İslâm'da, insana halife denmesinin, ancak Tanrı'nın iradesine göre yaşamak anlamına geldiğini, Filozof Kasım Ku¨çu¨kalp'ın kitabını okuyarak yeniden tefekku¨r edebiliriz."
İhsan Fazlıoğlu
İnsanın anlam, değer ve amaç ihtiyacı, epistemik bir tamlık değil; ontolojik bir açıklık talep eder. Bu açıklığın adı ise, Gayb'a açılan bir ilişki olarak ed-Din'dir.
İşte Fizik, Metafizik, Gayb, "Aşkınlık fikri insanın aklına nasıl du¨ştu¨?" sorusunun yanıtını, insanın Hakikat'le değil, Hakikat'in insanla irtibat kurması anlamında dinde buluyor. Bunu yaparken de dinin ontolojik statu¨su¨nu¨, ister klasik ister modern anlamda olsun hu¨manistik metafiziklerde vukua gelen epistemolojik kapanmanın eleştirisiyle birlikte du¨şu¨nmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda ise asıl meselenin, dinin ne olduğuna dair fenomonolojik, sosyolojik ya da metafiziksel tanımları çoğaltmak değil; dinin insan için ne anlama geldiğini, insanın varlık ve Hakikat'le ilişkisini hangi ontolojik koşullarda mu¨mku¨n kıldığını anlamak ve insan varlığına biçmiş olduğu ontolojik yu¨ku¨mlu¨lu¨k ile sunmuş olduğu ontolojik teklifi du¨şu¨nme imkânına açılmak olduğunu vurguluyor.
"Kanaatimce, insan bedeninden 'daha fazla' bir var-olandır. Bu nedenle insan, anlamlı bir hayatı ancak kendini, dolayısıyla 'fazla'sını mu¨teâl bir hikâyenin parçası olarak idrâk ettiğinde yaşayabilir. Söz konusu 'mu¨teâl hikâye'nin bir parçası olmak, var-olmayı bir 'ihtimâl'in değil bir 'imkân'ın hakîkat'i olarak görmek demektir. Yani 'vu¨cûdî hâfıza'nın bir uzantısı olarak. Bu çerçevede, İslâm'da, insana halife denmesinin, ancak Tanrı'nın iradesine göre yaşamak anlamına geldiğini, Filozof Kasım Ku¨çu¨kalp'ın kitabını okuyarak yeniden tefekku¨r edebiliriz."
İhsan Fazlıoğlu
İnsanın anlam, değer ve amaç ihtiyacı, epistemik bir tamlık değil; ontolojik bir açıklık talep eder. Bu açıklığın adı ise, Gayb'a açılan bir ilişki olarak ed-Din'dir.
İşte Fizik, Metafizik, Gayb, "Aşkınlık fikri insanın aklına nasıl du¨ştu¨?" sorusunun yanıtını, insanın Hakikat'le değil, Hakikat'in insanla irtibat kurması anlamında dinde buluyor. Bunu yaparken de dinin ontolojik statu¨su¨nu¨, ister klasik ister modern anlamda olsun hu¨manistik metafiziklerde vukua gelen epistemolojik kapanmanın eleştirisiyle birlikte du¨şu¨nmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda ise asıl meselenin, dinin ne olduğuna dair fenomonolojik, sosyolojik ya da metafiziksel tanımları çoğaltmak değil; dinin insan için ne anlama geldiğini, insanın varlık ve Hakikat'le ilişkisini hangi ontolojik koşullarda mu¨mku¨n kıldığını anlamak ve insan varlığına biçmiş olduğu ontolojik yu¨ku¨mlu¨lu¨k ile sunmuş olduğu ontolojik teklifi du¨şu¨nme imkânına açılmak olduğunu vurguluyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 251,28 | 251,28 |
| 2 | 130,67 | 261,33 |
| 3 | 90,46 | 271,38 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 251,28 | 251,28 |
| 2 | 130,67 | 261,33 |
| 3 | 90,46 | 271,38 |