1970li yıllar benim için çok değerlidir. Ergenlik ve ilk gençlik yıllarıma denk düşer.
Daha sosyal paylaşımı tanımadan, sosyal paylaşımın hakça uygulandığı bir ortamın içine doğmuşum bir bakıma. Yaşadığım yer, devlete ait bir yerleşkeydi. Hidroelektrik santrali kapsamında çalışanların ikametine ayrılmış ve geniş bir alana serpiştirilmiş lojmanlarda yaşamak bir ayrıcalıktı o zamanlar. Keza; su, elektrik, kira vb. giderler devlete aitti. Yerleşkenin yazlık ve kışlık sineması vardı. Bu sinemada haftada beş gün film gösterimi olurdu. Aklınıza gelebilecek her türlü sosyal faaliyetin yapılabileceği alanlara/olanaklara sahiptik. Aynı filmi beş gün her gece izlemek bazen insanı yorsa da, bir hafta boyunca film kahramanlarıyla birlikte hayatı solumak hoşumuza gidiyordu. Bir bakıma dışarıya açılan pencerelerimizdi o filmler. O geceki film gösterime girmeden önce, bir sonraki filmin reklamı olurdu, Gelecek Program repliğiyle. Hemen devamında da ondan sonra gösterime girecek olan filmin reklamı düşerdi perdeye, Pek Yakında! repliğiyle. Aslında iki repliğin de bugün fragman sözcüğüyle anlam kazanıyor olması, yüzümde hınzır bir gülümsemeye dönüşüyor nedense!Fragman bu kitapla birlikte bir tür olarak edebiyatımızda yerini alır mı, bilmem. Bunu zaman gösterecektir kuşkusuz. Ben sadece Nasrettin Hoca misali göle bir maya çaldım; Ya tutarsa! Böylesi bir çalışmaya beni yönlendiren ve yüreklendiren çok kıymetli üstadım Şaban M. Kalkana teşekkürü bir borç bilirim.
1970li yıllar benim için çok değerlidir. Ergenlik ve ilk gençlik yıllarıma denk düşer.
Daha sosyal paylaşımı tanımadan, sosyal paylaşımın hakça uygulandığı bir ortamın içine doğmuşum bir bakıma. Yaşadığım yer, devlete ait bir yerleşkeydi. Hidroelektrik santrali kapsamında çalışanların ikametine ayrılmış ve geniş bir alana serpiştirilmiş lojmanlarda yaşamak bir ayrıcalıktı o zamanlar. Keza; su, elektrik, kira vb. giderler devlete aitti. Yerleşkenin yazlık ve kışlık sineması vardı. Bu sinemada haftada beş gün film gösterimi olurdu. Aklınıza gelebilecek her türlü sosyal faaliyetin yapılabileceği alanlara/olanaklara sahiptik. Aynı filmi beş gün her gece izlemek bazen insanı yorsa da, bir hafta boyunca film kahramanlarıyla birlikte hayatı solumak hoşumuza gidiyordu. Bir bakıma dışarıya açılan pencerelerimizdi o filmler. O geceki film gösterime girmeden önce, bir sonraki filmin reklamı olurdu, Gelecek Program repliğiyle. Hemen devamında da ondan sonra gösterime girecek olan filmin reklamı düşerdi perdeye, Pek Yakında! repliğiyle. Aslında iki repliğin de bugün fragman sözcüğüyle anlam kazanıyor olması, yüzümde hınzır bir gülümsemeye dönüşüyor nedense!Fragman bu kitapla birlikte bir tür olarak edebiyatımızda yerini alır mı, bilmem. Bunu zaman gösterecektir kuşkusuz. Ben sadece Nasrettin Hoca misali göle bir maya çaldım; Ya tutarsa! Böylesi bir çalışmaya beni yönlendiren ve yüreklendiren çok kıymetli üstadım Şaban M. Kalkana teşekkürü bir borç bilirim.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 231,00 | 231,00 |
| 2 | 120,12 | 240,24 |
| 3 | 83,16 | 249,48 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 231,00 | 231,00 |
| 2 | 120,12 | 240,24 |
| 3 | 83,16 | 249,48 |