Zeytin, binlerce yıldır Akdeniz insanının ekmeğini, ışığını, ticaretini ve kültürünü besleyen en büyük uygarlık ağaçlarından biridir. Fakat zeytin yalnızca meyvesiyle değil; onu yetiştiren insanın bilgisi, emeği ve kuşaktan kuşağa aktardığı deneyimle anlam kazanır. Geleneksel Zeytincilik - Kaz Dağlarında İki Asırlık Zeytincilik Geleneği Edremit Körfezinde yüzyıllar boyunca oluşmuş bu ortak hafızayı, günlük hayatın içinden süzülen ayrıntılarla yeniden görünür kılıyor. Zeytin ağacının yıllık döngüsünden budamaya, hasattan yağ çıkarmaya, taş teraslardan geleneksel üretim araçlarına kadar uzanan geniş bir dünyanın kapısını aralıyor.
Sinan Kahyaoğlu; çocukluğundan beri içinde yaşadığı zeytinlikleri, yalnızca bir üreticinin gözüyle değil; tarihçi, coğrafyacı ve düşünce insanı kimliğiyle değerlendiriyor. Kitapta anlatılanların büyük bölümü, altmış yıla yaklaşan kişisel gözlemlere, aile belleğine ve yörede hâlâ yaşayan uygulamalara dayanıyor. Geleneksel zeytinciliğin sanayileşme, yeni tarım teknikleri ve değişen ekonomik koşullar karşısında geçirdiği dönüşüm, kuru bir teknik anlatım yerine yaşayan bir kültürün hikâyesi olarak ele alınıyor.
Bu eser, yalnızca zeytinin geçmişini anlatan bir inceleme değildir. Aynı zamanda hızla değişen bir dünyanın içinde kaybolmaya yüz tutmuş üretim biçimlerini, yerel bilgiyi ve köy yaşamını kayıt altına alma çabasıdır. Bugünün okuruna geçmişi hatırlatırken, yarının araştırmacılarına da güçlü bir tanıklık bırakıyor. Çünkü zeytinlikler yalnız ürün veren topraklar değil, insanın doğayla kurduğu ilişkinin, emeğinin ve belleğinin en canlı tanıklarıdır.
Zeytin, binlerce yıldır Akdeniz insanının ekmeğini, ışığını, ticaretini ve kültürünü besleyen en büyük uygarlık ağaçlarından biridir. Fakat zeytin yalnızca meyvesiyle değil; onu yetiştiren insanın bilgisi, emeği ve kuşaktan kuşağa aktardığı deneyimle anlam kazanır. Geleneksel Zeytincilik - Kaz Dağlarında İki Asırlık Zeytincilik Geleneği Edremit Körfezinde yüzyıllar boyunca oluşmuş bu ortak hafızayı, günlük hayatın içinden süzülen ayrıntılarla yeniden görünür kılıyor. Zeytin ağacının yıllık döngüsünden budamaya, hasattan yağ çıkarmaya, taş teraslardan geleneksel üretim araçlarına kadar uzanan geniş bir dünyanın kapısını aralıyor.
Sinan Kahyaoğlu; çocukluğundan beri içinde yaşadığı zeytinlikleri, yalnızca bir üreticinin gözüyle değil; tarihçi, coğrafyacı ve düşünce insanı kimliğiyle değerlendiriyor. Kitapta anlatılanların büyük bölümü, altmış yıla yaklaşan kişisel gözlemlere, aile belleğine ve yörede hâlâ yaşayan uygulamalara dayanıyor. Geleneksel zeytinciliğin sanayileşme, yeni tarım teknikleri ve değişen ekonomik koşullar karşısında geçirdiği dönüşüm, kuru bir teknik anlatım yerine yaşayan bir kültürün hikâyesi olarak ele alınıyor.
Bu eser, yalnızca zeytinin geçmişini anlatan bir inceleme değildir. Aynı zamanda hızla değişen bir dünyanın içinde kaybolmaya yüz tutmuş üretim biçimlerini, yerel bilgiyi ve köy yaşamını kayıt altına alma çabasıdır. Bugünün okuruna geçmişi hatırlatırken, yarının araştırmacılarına da güçlü bir tanıklık bırakıyor. Çünkü zeytinlikler yalnız ürün veren topraklar değil, insanın doğayla kurduğu ilişkinin, emeğinin ve belleğinin en canlı tanıklarıdır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 684,00 | 684,00 |
| 2 | 355,68 | 711,36 |
| 3 | 246,24 | 738,72 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 684,00 | 684,00 |
| 2 | 355,68 | 711,36 |
| 3 | 246,24 | 738,72 |