Allah'ın yeryüzüne halife kıldığı Müslümanlar; Allah yolunda mal ve canlarıyla güçlerini birleş-tirmez, maddi-manevi bütün imkân ve şeraiti kullanmaz, Allah'ın ve Hz. Peygamber(s.a.s.)in hakemliğinde "birinin parmağına batan bir di-kenin acısını diğeri vicdanında aynı acıyı his-setmedikçe" Ad ve Semud kavimlerinin başına gelen felaketle belki imtihan olmayabilirler. Ama kendi düşmanlarına, kendilerinin bilmeyip Allah'ın bildiği düşmanlarına köle ve hizmetçi olmaktan kurtulamayacakları muhakkaktır.
Diğer taraftan kendi mezhep ve meşreplerine ideolojik mahiyet atfederek onu saltanatlarına dayanak yapıp coğrafi sınırları içinde Allah'ın düşmanlarının iflah etmez sosyal, siyasi, kültü-rel ve iktisadi oyunlarıyla birbirleriyle düşman-lıkta rekabet eden İslam dünyasının bugün ya-şadığı dağınıklık ve felaket, Ad ve Semud kavim-lerinin yaşadığı felaketten daha hafif değildir.
Müslüman dünyası, Kur'an'ı Kerim'i, sadece ibadet diline, mübarek kabul edilen gün ve ge-celerde musikiye dönüştürülerek okunan kitap değil de hayatın tasvir ve tasavvuruna hükme-den bir kitap olduğu hakikatini idrak etmeyi sürdürebilseydi, bugün dünyaya nizam veren Amerika-Avrupa değil Müslümanlar olacaktı. Ama maalesef bugün Müslümanlarca okunan Kur'an, bir hırka bir lokma miskinliğine düşü-rülmüş kitaptan başkası değildir. Hal bu ki Kur'an, dizlerinin bağı çözülmüş miskin insanla-rın hayatını devam ettirmek için okunan kitap değil, yeryüzünde hakkın-adaletin egemen ol-ması için her gün kendini yenileyen, faal, Al-lah'a adanmış bir toplumu ve adil bir dünya ta-savvurunu inşa etmek için nazil oldu.
Allah'ın yeryüzüne halife kıldığı Müslümanlar; Allah yolunda mal ve canlarıyla güçlerini birleş-tirmez, maddi-manevi bütün imkân ve şeraiti kullanmaz, Allah'ın ve Hz. Peygamber(s.a.s.)in hakemliğinde "birinin parmağına batan bir di-kenin acısını diğeri vicdanında aynı acıyı his-setmedikçe" Ad ve Semud kavimlerinin başına gelen felaketle belki imtihan olmayabilirler. Ama kendi düşmanlarına, kendilerinin bilmeyip Allah'ın bildiği düşmanlarına köle ve hizmetçi olmaktan kurtulamayacakları muhakkaktır.
Diğer taraftan kendi mezhep ve meşreplerine ideolojik mahiyet atfederek onu saltanatlarına dayanak yapıp coğrafi sınırları içinde Allah'ın düşmanlarının iflah etmez sosyal, siyasi, kültü-rel ve iktisadi oyunlarıyla birbirleriyle düşman-lıkta rekabet eden İslam dünyasının bugün ya-şadığı dağınıklık ve felaket, Ad ve Semud kavim-lerinin yaşadığı felaketten daha hafif değildir.
Müslüman dünyası, Kur'an'ı Kerim'i, sadece ibadet diline, mübarek kabul edilen gün ve ge-celerde musikiye dönüştürülerek okunan kitap değil de hayatın tasvir ve tasavvuruna hükme-den bir kitap olduğu hakikatini idrak etmeyi sürdürebilseydi, bugün dünyaya nizam veren Amerika-Avrupa değil Müslümanlar olacaktı. Ama maalesef bugün Müslümanlarca okunan Kur'an, bir hırka bir lokma miskinliğine düşü-rülmüş kitaptan başkası değildir. Hal bu ki Kur'an, dizlerinin bağı çözülmüş miskin insanla-rın hayatını devam ettirmek için okunan kitap değil, yeryüzünde hakkın-adaletin egemen ol-ması için her gün kendini yenileyen, faal, Al-lah'a adanmış bir toplumu ve adil bir dünya ta-savvurunu inşa etmek için nazil oldu.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 432,00 | 432,00 |
| 2 | 224,64 | 449,28 |
| 3 | 155,52 | 466,56 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 432,00 | 432,00 |
| 2 | 224,64 | 449,28 |
| 3 | 155,52 | 466,56 |