"Yalnızlığın küflü bir kokusu olur. Onu saklayamazsınız."
Özlem Anar'ın yeni romanı, çekmecelerde saklı kalmış, yayıncısına ulaşamamış tüm dosyaları temsil eden bir hayalet kitap. İç içe geçmiş düşüncelerin, açığa çıkmamış sırların fırtınalı bir akşamda etrafa saçılan sayfalara dönüştüğü, matbaa kokusunun eksik olmadığı, nostaljinin kuşattığı roman, aslında aktarılan bir miras aynı zamanda. Özlem Anar, ömrünce varoluşsal sancıyla kıvranmış bir adamın oğulluk, kocalık, babalık gibi farklı toplumsal rollerdeki görünümünü irdelerken birey-sınıf ilişkisi, kadınlık-erkeklik, Müslümanlık-gayrimüslimlik gibi temaları da sorguluyor. Bilinçakışı ve iç monolog tekniğiyle hız kazanan satırlarda, ifşa olan bir aile sırrının aracılığıyla, "Ben kimim?" ve "Bu hayatta ne yapmak istiyorum?" sorularının yanıtı aranıyor.
Öyle bir roman yazmalıydım ki insanlar okuduklarında çarpılmalı ve eski hayatlarını geride bırakabilmelilerdi. Değişmeliydiler. Yaşamın özünü, yazdıklarımdan emmeliydiler. Anlamsız hayatlarına bir fırtına gibi girmeliydi benim karakterlerim ve sözcüklerim. Cümlelerimin her biri adam devirmeliydi. Okumayı sevmeyen biri bile kitaplarımdan sonra tutkuyla bağlanmalıydı bu dünyaya. Ancak öyle herkes de okumamalıydı. Biraz seçiciydim bu konuda. Büyük bir eseri eline alabilmek için bazı özellikleri olmalıydı okurun. İnciyi koyunun önüne atarsan yutar samanlarla birlikte, ne olduğunu bilmeden.
"Yalnızlığın küflü bir kokusu olur. Onu saklayamazsınız."
Özlem Anar'ın yeni romanı, çekmecelerde saklı kalmış, yayıncısına ulaşamamış tüm dosyaları temsil eden bir hayalet kitap. İç içe geçmiş düşüncelerin, açığa çıkmamış sırların fırtınalı bir akşamda etrafa saçılan sayfalara dönüştüğü, matbaa kokusunun eksik olmadığı, nostaljinin kuşattığı roman, aslında aktarılan bir miras aynı zamanda. Özlem Anar, ömrünce varoluşsal sancıyla kıvranmış bir adamın oğulluk, kocalık, babalık gibi farklı toplumsal rollerdeki görünümünü irdelerken birey-sınıf ilişkisi, kadınlık-erkeklik, Müslümanlık-gayrimüslimlik gibi temaları da sorguluyor. Bilinçakışı ve iç monolog tekniğiyle hız kazanan satırlarda, ifşa olan bir aile sırrının aracılığıyla, "Ben kimim?" ve "Bu hayatta ne yapmak istiyorum?" sorularının yanıtı aranıyor.
Öyle bir roman yazmalıydım ki insanlar okuduklarında çarpılmalı ve eski hayatlarını geride bırakabilmelilerdi. Değişmeliydiler. Yaşamın özünü, yazdıklarımdan emmeliydiler. Anlamsız hayatlarına bir fırtına gibi girmeliydi benim karakterlerim ve sözcüklerim. Cümlelerimin her biri adam devirmeliydi. Okumayı sevmeyen biri bile kitaplarımdan sonra tutkuyla bağlanmalıydı bu dünyaya. Ancak öyle herkes de okumamalıydı. Biraz seçiciydim bu konuda. Büyük bir eseri eline alabilmek için bazı özellikleri olmalıydı okurun. İnciyi koyunun önüne atarsan yutar samanlarla birlikte, ne olduğunu bilmeden.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 241,90 | 241,90 |
| 2 | 125,79 | 251,58 |
| 3 | 87,08 | 261,25 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 241,90 | 241,90 |
| 2 | 125,79 | 251,58 |
| 3 | 87,08 | 261,25 |