Elli yıllık bir evlilikte artık hiçbir tartışma yeni değildir. Söylenecek sözler ezberlenmiş, kırgınlıklar yerleşmiş, alışkanlıklar ise karakterlerin ayrılmaz parçası olmuştur. Ama bu¨tu¨n bunların altında kopmayan bir sevgi bağı vardır.
Camilla Barnes da bu kitabı yazarken kendi ezberlerinden, kendi ailesinden ilham alıyor. Emekli bir felsefe profesöru¨ olan babası, lafını hiç sakınmayan annesi ve yıllarını onları gözlemlemekle geçirmiş kızları. Kızlarının ebeveynleriyle ilgili iğneli yorumlarına, yalnızca okurun erişebildiği, annenin gençlik yıllarından kalan mektuplar eşlik ediyor. Bunlar aracılığıyla okur hem karakterlerin arasındaki sevgi bağına hem de belki herkesin zaman zaman yaşadığı "her zamanki o öldu¨rme arzusu"na şahit oluyor.
Anne babasının bitmek bilmeyen çekişmelerine yıllar boyunca tanıklık etmiş kızlarının gözu¨nden anlatılan roman, u¨ç kuşağın du¨nyayı birbirinden ne kadar farklı şekillerde deneyimlediğini incelikle ortaya koyuyor. Geçmişe sıkı sıkıya bağlı ebeveynler, onların arasında sıkışıp kalan çocukları ve değişen du¨nyanın değerleriyle yetişen torunlar... Aynı aileye mensup bu u¨ç kuşak bambaşka diller konuşuyor; sevgiyi, özgu¨rlu¨ğu¨ ve sorumluluğu farklı biçimlerde tanımlıyor.
Yıllarını tiyatroya vermiş, sahnenin oyunculuk dışında her aşamasında rol almış Camilla Barnes'ın edebiyat du¨nyasına adım attığı ilk romanı. Tiyatro tecru¨besiyle edebiyatı birleştirdiği bu çıkış kitabında okur bazen kendisini bir tiyatro oyunu izliyormuş gibi hissederken bazen de durup 50 yıllık bir evliliğin portresine bakma fırsatı buluyor.
Elli yıllık bir evlilikte artık hiçbir tartışma yeni değildir. Söylenecek sözler ezberlenmiş, kırgınlıklar yerleşmiş, alışkanlıklar ise karakterlerin ayrılmaz parçası olmuştur. Ama bu¨tu¨n bunların altında kopmayan bir sevgi bağı vardır.
Camilla Barnes da bu kitabı yazarken kendi ezberlerinden, kendi ailesinden ilham alıyor. Emekli bir felsefe profesöru¨ olan babası, lafını hiç sakınmayan annesi ve yıllarını onları gözlemlemekle geçirmiş kızları. Kızlarının ebeveynleriyle ilgili iğneli yorumlarına, yalnızca okurun erişebildiği, annenin gençlik yıllarından kalan mektuplar eşlik ediyor. Bunlar aracılığıyla okur hem karakterlerin arasındaki sevgi bağına hem de belki herkesin zaman zaman yaşadığı "her zamanki o öldu¨rme arzusu"na şahit oluyor.
Anne babasının bitmek bilmeyen çekişmelerine yıllar boyunca tanıklık etmiş kızlarının gözu¨nden anlatılan roman, u¨ç kuşağın du¨nyayı birbirinden ne kadar farklı şekillerde deneyimlediğini incelikle ortaya koyuyor. Geçmişe sıkı sıkıya bağlı ebeveynler, onların arasında sıkışıp kalan çocukları ve değişen du¨nyanın değerleriyle yetişen torunlar... Aynı aileye mensup bu u¨ç kuşak bambaşka diller konuşuyor; sevgiyi, özgu¨rlu¨ğu¨ ve sorumluluğu farklı biçimlerde tanımlıyor.
Yıllarını tiyatroya vermiş, sahnenin oyunculuk dışında her aşamasında rol almış Camilla Barnes'ın edebiyat du¨nyasına adım attığı ilk romanı. Tiyatro tecru¨besiyle edebiyatı birleştirdiği bu çıkış kitabında okur bazen kendisini bir tiyatro oyunu izliyormuş gibi hissederken bazen de durup 50 yıllık bir evliliğin portresine bakma fırsatı buluyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 200,20 | 200,20 |
| 2 | 104,10 | 208,21 |
| 3 | 72,07 | 216,22 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 200,20 | 200,20 |
| 2 | 104,10 | 208,21 |
| 3 | 72,07 | 216,22 |