Bahâeddinzâde (v. 1545) künyesiyle meşhur olan müellif, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin (v. 1430) halifelerinden Balıkesirli Şeyh Lutfullah'ın torunudur. Birgivî Mehmed Efendi'nin (v. 1573) babası Balıkesirli müderris Pîr Ali Efendi müellifin amcazâdesidir. Eğitim hayatına babasından ders alarak başlayan Bahâeddinzâde, sırasıyla Hatibzâde (v. 1534) Muslihuddin Kestelî (Kastalânî) (ö. 901/1496) ve II. Bâyezid'in (1481-1512) de hocası olan Muarrifzâde'den ilim tahsil etmiştir. Bahâeddinzâde, Bayramiyye'nin Tennûriye koluna müntesip ve Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi'nin (v. 1574) babası Şeyh Yavsî el-İskilibî'nin (v. 1514) dört halifesinden biri olarak önce Balıkesir'de irşada başlamıştır. Abdürrahim Müeyyedî'nin 944/1537'de vefatı üzerine İstanbul Fatih'teki Yavsî Baba Tekkesi'nde postnişin olmuş ve yaklaşık yedi yıl irşadda bulunup birçok mürid yetiştirmiştir.
Kazâ ve kader meselesine dair, İslâmî ilimler literatüründe farklı ilim dallarına bağlı âlimler tarafından, Hasan-ı Basrî'den (v. 728) günümüze değin birçok eser kaleme alınmıştır. Bu eserlerden biri de Bahâeddinzâde'nin Risâletü'l-kazâ ve'l-Kader adlı risâlesidir. Muhyiddîn İbnü'l-Arabî (v. 1240) ve Sadreddin Konevî (v. 1274) ile temelleri atılan nazarî tasavvuf dönemine kadar yazılan kazâ-kader risâleleri genellikle kelâmî çerçeve ve içerikte iken, nazarî tasavvuf ile birlikte bazı mutasavvıflar tarafından yazılan kazâ-kader risâlelerinin içeriğini Ekberî gelenek şekillendirmeye başlamıştır.
16. yüzyıl Osmanlı âlimlerinden ve Halvetî-Bayramî meşâyihinden Bahâeddinzâde, kazâ ve kader meselesini vahdet-i vücûd çerçevesinde, a'yân-ı sâbite ve istidatlar temelinde ele alıp incelemiştir. Ekberî geleneğe mensup olduğunu söyleyebileceğimiz müellif, eserini "nefsü'l-emr", "a'yân-ı sâbite yani Allah Teâlâ'nın eşyaya dair ilmi" ve "kazâ-kader" olmak üzere üç başlık altında tertip etmiştir.
Bahâeddinzâde (v. 1545) künyesiyle meşhur olan müellif, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin (v. 1430) halifelerinden Balıkesirli Şeyh Lutfullah'ın torunudur. Birgivî Mehmed Efendi'nin (v. 1573) babası Balıkesirli müderris Pîr Ali Efendi müellifin amcazâdesidir. Eğitim hayatına babasından ders alarak başlayan Bahâeddinzâde, sırasıyla Hatibzâde (v. 1534) Muslihuddin Kestelî (Kastalânî) (ö. 901/1496) ve II. Bâyezid'in (1481-1512) de hocası olan Muarrifzâde'den ilim tahsil etmiştir. Bahâeddinzâde, Bayramiyye'nin Tennûriye koluna müntesip ve Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi'nin (v. 1574) babası Şeyh Yavsî el-İskilibî'nin (v. 1514) dört halifesinden biri olarak önce Balıkesir'de irşada başlamıştır. Abdürrahim Müeyyedî'nin 944/1537'de vefatı üzerine İstanbul Fatih'teki Yavsî Baba Tekkesi'nde postnişin olmuş ve yaklaşık yedi yıl irşadda bulunup birçok mürid yetiştirmiştir.
Kazâ ve kader meselesine dair, İslâmî ilimler literatüründe farklı ilim dallarına bağlı âlimler tarafından, Hasan-ı Basrî'den (v. 728) günümüze değin birçok eser kaleme alınmıştır. Bu eserlerden biri de Bahâeddinzâde'nin Risâletü'l-kazâ ve'l-Kader adlı risâlesidir. Muhyiddîn İbnü'l-Arabî (v. 1240) ve Sadreddin Konevî (v. 1274) ile temelleri atılan nazarî tasavvuf dönemine kadar yazılan kazâ-kader risâleleri genellikle kelâmî çerçeve ve içerikte iken, nazarî tasavvuf ile birlikte bazı mutasavvıflar tarafından yazılan kazâ-kader risâlelerinin içeriğini Ekberî gelenek şekillendirmeye başlamıştır.
16. yüzyıl Osmanlı âlimlerinden ve Halvetî-Bayramî meşâyihinden Bahâeddinzâde, kazâ ve kader meselesini vahdet-i vücûd çerçevesinde, a'yân-ı sâbite ve istidatlar temelinde ele alıp incelemiştir. Ekberî geleneğe mensup olduğunu söyleyebileceğimiz müellif, eserini "nefsü'l-emr", "a'yân-ı sâbite yani Allah Teâlâ'nın eşyaya dair ilmi" ve "kazâ-kader" olmak üzere üç başlık altında tertip etmiştir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 234,50 | 234,50 |
| 2 | 121,94 | 243,88 |
| 3 | 84,42 | 253,26 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 234,50 | 234,50 |
| 2 | 121,94 | 243,88 |
| 3 | 84,42 | 253,26 |