9786258544404
2210972
https://www.ekinkitap.com/medeniyetin-hezarfen-yuzu-islam-sehri-mekanin-ruhu-ve-kaybolan-izler-berfin-goksoy
Medeniyetin Hezarfen Yüzü: İslam Şehri Mekanın Ruhu ve Kaybolan İzler Berfin Göksoy
221.00
Şehirler sadece taş ve topraktan ibaret değildir; onlar yaşayan, hatırlayan ve unutan canlı birer hafızadır.
Batı'nın "kent"ine karşı Doğu'nun "şehir"i... Max Weber'in 'doğu'da şehir yoktur' iddiasına, Anadolu'nun kadim taşları binlerce yıldır sessizce ama vakur bir şekilde cevap veriyor.
Taşın Hafızası, sizi Bitlis'in derelerinden Mardin'in kartal yuvası tepelerine, Diyarbakır'ın kara surlarından Urfa'nın kutsal sularına ve Ahlat'ın ulu kümbetlerine uzanan bir medeniyet yolculuğuna çıkarıyor. Bu yolculuk, sadece geçmişe bir övgü değil; aynı zamanda bugüne dair sarsıcı bir yüzleşme.
· Cami avlularındaki huzurun yerini AVM'lerin gürültüsü mü aldı?
· Mahremiyeti koruyan o dar sokaklar, yerini neden birbirini gözetleyen beton bloklara bıraktı?
· "Komşusu açken tok yatmayan" bir medeniyetin çarşıları, nasıl oldu da küresel markaların istilasına uğradı?
Göksoy Sevinçli ve Bayrakcı, bu eserinde sadece bir akademisyen titizliğiyle değil, bir şehir sevdalısı hassasiyetiyle soruyor: Biz şehirlerimizi inşa ederken, şehirlerimiz bizi nasıl inşa ediyor?
Kapitalizmin gölgesinde kimliğini arayan, modernizmin betonları arasında nefes almaya çalışan, ancak taşın hafızasında hala direnen o kadim şehri yeniden keşfetmek isteyenler için...
Batı'nın "kent"ine karşı Doğu'nun "şehir"i... Max Weber'in 'doğu'da şehir yoktur' iddiasına, Anadolu'nun kadim taşları binlerce yıldır sessizce ama vakur bir şekilde cevap veriyor.
Taşın Hafızası, sizi Bitlis'in derelerinden Mardin'in kartal yuvası tepelerine, Diyarbakır'ın kara surlarından Urfa'nın kutsal sularına ve Ahlat'ın ulu kümbetlerine uzanan bir medeniyet yolculuğuna çıkarıyor. Bu yolculuk, sadece geçmişe bir övgü değil; aynı zamanda bugüne dair sarsıcı bir yüzleşme.
· Cami avlularındaki huzurun yerini AVM'lerin gürültüsü mü aldı?
· Mahremiyeti koruyan o dar sokaklar, yerini neden birbirini gözetleyen beton bloklara bıraktı?
· "Komşusu açken tok yatmayan" bir medeniyetin çarşıları, nasıl oldu da küresel markaların istilasına uğradı?
Göksoy Sevinçli ve Bayrakcı, bu eserinde sadece bir akademisyen titizliğiyle değil, bir şehir sevdalısı hassasiyetiyle soruyor: Biz şehirlerimizi inşa ederken, şehirlerimiz bizi nasıl inşa ediyor?
Kapitalizmin gölgesinde kimliğini arayan, modernizmin betonları arasında nefes almaya çalışan, ancak taşın hafızasında hala direnen o kadim şehri yeniden keşfetmek isteyenler için...
Şehirler sadece taş ve topraktan ibaret değildir; onlar yaşayan, hatırlayan ve unutan canlı birer hafızadır.
Batı'nın "kent"ine karşı Doğu'nun "şehir"i... Max Weber'in 'doğu'da şehir yoktur' iddiasına, Anadolu'nun kadim taşları binlerce yıldır sessizce ama vakur bir şekilde cevap veriyor.
Taşın Hafızası, sizi Bitlis'in derelerinden Mardin'in kartal yuvası tepelerine, Diyarbakır'ın kara surlarından Urfa'nın kutsal sularına ve Ahlat'ın ulu kümbetlerine uzanan bir medeniyet yolculuğuna çıkarıyor. Bu yolculuk, sadece geçmişe bir övgü değil; aynı zamanda bugüne dair sarsıcı bir yüzleşme.
· Cami avlularındaki huzurun yerini AVM'lerin gürültüsü mü aldı?
· Mahremiyeti koruyan o dar sokaklar, yerini neden birbirini gözetleyen beton bloklara bıraktı?
· "Komşusu açken tok yatmayan" bir medeniyetin çarşıları, nasıl oldu da küresel markaların istilasına uğradı?
Göksoy Sevinçli ve Bayrakcı, bu eserinde sadece bir akademisyen titizliğiyle değil, bir şehir sevdalısı hassasiyetiyle soruyor: Biz şehirlerimizi inşa ederken, şehirlerimiz bizi nasıl inşa ediyor?
Kapitalizmin gölgesinde kimliğini arayan, modernizmin betonları arasında nefes almaya çalışan, ancak taşın hafızasında hala direnen o kadim şehri yeniden keşfetmek isteyenler için...
Batı'nın "kent"ine karşı Doğu'nun "şehir"i... Max Weber'in 'doğu'da şehir yoktur' iddiasına, Anadolu'nun kadim taşları binlerce yıldır sessizce ama vakur bir şekilde cevap veriyor.
Taşın Hafızası, sizi Bitlis'in derelerinden Mardin'in kartal yuvası tepelerine, Diyarbakır'ın kara surlarından Urfa'nın kutsal sularına ve Ahlat'ın ulu kümbetlerine uzanan bir medeniyet yolculuğuna çıkarıyor. Bu yolculuk, sadece geçmişe bir övgü değil; aynı zamanda bugüne dair sarsıcı bir yüzleşme.
· Cami avlularındaki huzurun yerini AVM'lerin gürültüsü mü aldı?
· Mahremiyeti koruyan o dar sokaklar, yerini neden birbirini gözetleyen beton bloklara bıraktı?
· "Komşusu açken tok yatmayan" bir medeniyetin çarşıları, nasıl oldu da küresel markaların istilasına uğradı?
Göksoy Sevinçli ve Bayrakcı, bu eserinde sadece bir akademisyen titizliğiyle değil, bir şehir sevdalısı hassasiyetiyle soruyor: Biz şehirlerimizi inşa ederken, şehirlerimiz bizi nasıl inşa ediyor?
Kapitalizmin gölgesinde kimliğini arayan, modernizmin betonları arasında nefes almaya çalışan, ancak taşın hafızasında hala direnen o kadim şehri yeniden keşfetmek isteyenler için...
ZİRAAT BANKASI
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 221,00 | 221,00 |
| 2 | 114,92 | 229,84 |
| 3 | 79,56 | 238,68 |
İŞ BANKASI
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 221,00 | 221,00 |
| 2 | 114,92 | 229,84 |
| 3 | 79,56 | 238,68 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.