9786258544886
2263127
https://www.ekinkitap.com/mubadelenin-iki-tarafi-sedat-caglar
Mübadelenin İki Tarafı Sedat Çağlar
304
30 Ocak 1923 günü Türkiye ile Yunanistan arasında Lozan Antlaşması'na ek olarak imzalanan Mübadele Protokolü ile Türk topraklarına yerleşmiş Türk uyruklu Rum Ortodokslarla Yunanistan topraklarına yerleşmiş Yunan uyruklu Müslümanların mübadelesine, bir diğer ifadeyle karşılıklı olarak göçüne karar verilmiştir. Mübadele zorunlu olup mübadiller, Türk hükümetinin izni olmadıkça Türkiye'ye ya da Yunan hükümetinin izni olmadıkça Yunanistan'a dönüp yerleşemeyeceklerdir.
Mübadele kararının ardından iki ülkenin de çözmeleri gereken öncelikli problem mübadillerin nakledilmesi olmuştur. Yeni ülkelerine gelmiş olan mübadillerin yiyecek, giyecek, sağlık, ısınma gibi problemleri ile ilgilenmek, sahillerden iskân alanlarına taşımak ve sorun çıkmayacak şekilde yerleştirmek gerekmiştir. Kaynaklarda verilen rakamlarda ufak tefek farklılıklar olsa da Türkiye'ye gelen mübadiller 500 bin, Yunanistan'a gidenler ise 1,2 milyon kadardır. Her iki ülkenin o dönemdeki nüfus sayıları ve olanakları düşünüldüğünde mübadelenin gerek Türkiye'nin gerekse Yunanistan'ın demografik, sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını önemli şekilde etkilemesi kaçınılmazdır. Ancak uzun vadede bakıldığında mübadelenin her iki devletin de ulus devlet olma süreçlerini hızlandırdığı, mübadillerle yerli nüfusun kültürel alışverişinden güzel şeylerin ortaya çıktığı görülecektir.
Mübadillerin %10'u İç Anadolu Bölgesine yerleştirilmiş ve şüphesiz Niğde merkez ve köyleri de bundan nasiplerini almışlardır. Mübadeleden önce Niğde merkez ve kimi köylerinde Türkçe konuşan ve dinleri haricinde yaşantıları ve gelenekleri itibarıyla komşu Müslüman Türklerden farklı olmayan, "Karamanlılar" olarak adlandırılan Anadolulu Ortodoks Türkler yaşamaktaydı. Bu köylerden biri de sonradan Dikilitaş adını alacak olan Enehil köyü idi. Dikilitaş'ta mübadele öncesinde Hıristiyanlar ve Müslümanlar birlikte yaşamışlar, ancak Mübadele Protokolü'nde dini kriter kullanıldığından dolayı köyün Hıristiyanları mübadeleye tabi tutulmuşlardı. Gidenlerin yerini Kozana'nın (Kozani) Türk köylerinden gelen mübadiller doldurmuştu. Niğde'nin Dikilitaş köyüne yerleştirilenler içinde Kozana'nın Dedeler (Skiti) köyünden gelenlerin önemli bir bölümü yer almıştı.
Dikilitaş'a yerleştirilen Dedeler köyü mübadillerinin torunlarından biri olan Sedat Çağlar'ın öncesinde de "kendi insanlarının", mübadillerin hikayelerine ve Niğde'ye ilişkin kitapları yayınlanmıştı. Mübadelenin İki Tarafı adlı eserinde ise Sedat Çağlar, Kozana'nın Dedeler köyü hakkında bilgi vermiş ve Dikilitaş'a yerleştirilenlere ilişkin "Tasfiye Talepnameleri"ni sunmuştur. Eserinin ikinci kısmında ise Yunanca kaynaklardan yararlanarak mübadele öncesinde Dikilitaş köyü hakkındaki bilgileri derlemiş ve söz konusu köyden Yunanistan'a giden mübadillerle yapılan mülakatları vermiştir. Dolayısı ile kitaptan Dikilitaş'ın tarihi hakkında geniş diyebileceğimiz malumat edinilebilmektedir. Kitabın gelecekte bölge ile ilgili yapılacak çalışmalara kaynaklar sunma özelliği vardır.
Prof. Dr. Nilüfer Erdem
Mübadele kararının ardından iki ülkenin de çözmeleri gereken öncelikli problem mübadillerin nakledilmesi olmuştur. Yeni ülkelerine gelmiş olan mübadillerin yiyecek, giyecek, sağlık, ısınma gibi problemleri ile ilgilenmek, sahillerden iskân alanlarına taşımak ve sorun çıkmayacak şekilde yerleştirmek gerekmiştir. Kaynaklarda verilen rakamlarda ufak tefek farklılıklar olsa da Türkiye'ye gelen mübadiller 500 bin, Yunanistan'a gidenler ise 1,2 milyon kadardır. Her iki ülkenin o dönemdeki nüfus sayıları ve olanakları düşünüldüğünde mübadelenin gerek Türkiye'nin gerekse Yunanistan'ın demografik, sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını önemli şekilde etkilemesi kaçınılmazdır. Ancak uzun vadede bakıldığında mübadelenin her iki devletin de ulus devlet olma süreçlerini hızlandırdığı, mübadillerle yerli nüfusun kültürel alışverişinden güzel şeylerin ortaya çıktığı görülecektir.
Mübadillerin %10'u İç Anadolu Bölgesine yerleştirilmiş ve şüphesiz Niğde merkez ve köyleri de bundan nasiplerini almışlardır. Mübadeleden önce Niğde merkez ve kimi köylerinde Türkçe konuşan ve dinleri haricinde yaşantıları ve gelenekleri itibarıyla komşu Müslüman Türklerden farklı olmayan, "Karamanlılar" olarak adlandırılan Anadolulu Ortodoks Türkler yaşamaktaydı. Bu köylerden biri de sonradan Dikilitaş adını alacak olan Enehil köyü idi. Dikilitaş'ta mübadele öncesinde Hıristiyanlar ve Müslümanlar birlikte yaşamışlar, ancak Mübadele Protokolü'nde dini kriter kullanıldığından dolayı köyün Hıristiyanları mübadeleye tabi tutulmuşlardı. Gidenlerin yerini Kozana'nın (Kozani) Türk köylerinden gelen mübadiller doldurmuştu. Niğde'nin Dikilitaş köyüne yerleştirilenler içinde Kozana'nın Dedeler (Skiti) köyünden gelenlerin önemli bir bölümü yer almıştı.
Dikilitaş'a yerleştirilen Dedeler köyü mübadillerinin torunlarından biri olan Sedat Çağlar'ın öncesinde de "kendi insanlarının", mübadillerin hikayelerine ve Niğde'ye ilişkin kitapları yayınlanmıştı. Mübadelenin İki Tarafı adlı eserinde ise Sedat Çağlar, Kozana'nın Dedeler köyü hakkında bilgi vermiş ve Dikilitaş'a yerleştirilenlere ilişkin "Tasfiye Talepnameleri"ni sunmuştur. Eserinin ikinci kısmında ise Yunanca kaynaklardan yararlanarak mübadele öncesinde Dikilitaş köyü hakkındaki bilgileri derlemiş ve söz konusu köyden Yunanistan'a giden mübadillerle yapılan mülakatları vermiştir. Dolayısı ile kitaptan Dikilitaş'ın tarihi hakkında geniş diyebileceğimiz malumat edinilebilmektedir. Kitabın gelecekte bölge ile ilgili yapılacak çalışmalara kaynaklar sunma özelliği vardır.
Prof. Dr. Nilüfer Erdem
30 Ocak 1923 günü Türkiye ile Yunanistan arasında Lozan Antlaşması'na ek olarak imzalanan Mübadele Protokolü ile Türk topraklarına yerleşmiş Türk uyruklu Rum Ortodokslarla Yunanistan topraklarına yerleşmiş Yunan uyruklu Müslümanların mübadelesine, bir diğer ifadeyle karşılıklı olarak göçüne karar verilmiştir. Mübadele zorunlu olup mübadiller, Türk hükümetinin izni olmadıkça Türkiye'ye ya da Yunan hükümetinin izni olmadıkça Yunanistan'a dönüp yerleşemeyeceklerdir.
Mübadele kararının ardından iki ülkenin de çözmeleri gereken öncelikli problem mübadillerin nakledilmesi olmuştur. Yeni ülkelerine gelmiş olan mübadillerin yiyecek, giyecek, sağlık, ısınma gibi problemleri ile ilgilenmek, sahillerden iskân alanlarına taşımak ve sorun çıkmayacak şekilde yerleştirmek gerekmiştir. Kaynaklarda verilen rakamlarda ufak tefek farklılıklar olsa da Türkiye'ye gelen mübadiller 500 bin, Yunanistan'a gidenler ise 1,2 milyon kadardır. Her iki ülkenin o dönemdeki nüfus sayıları ve olanakları düşünüldüğünde mübadelenin gerek Türkiye'nin gerekse Yunanistan'ın demografik, sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını önemli şekilde etkilemesi kaçınılmazdır. Ancak uzun vadede bakıldığında mübadelenin her iki devletin de ulus devlet olma süreçlerini hızlandırdığı, mübadillerle yerli nüfusun kültürel alışverişinden güzel şeylerin ortaya çıktığı görülecektir.
Mübadillerin %10'u İç Anadolu Bölgesine yerleştirilmiş ve şüphesiz Niğde merkez ve köyleri de bundan nasiplerini almışlardır. Mübadeleden önce Niğde merkez ve kimi köylerinde Türkçe konuşan ve dinleri haricinde yaşantıları ve gelenekleri itibarıyla komşu Müslüman Türklerden farklı olmayan, "Karamanlılar" olarak adlandırılan Anadolulu Ortodoks Türkler yaşamaktaydı. Bu köylerden biri de sonradan Dikilitaş adını alacak olan Enehil köyü idi. Dikilitaş'ta mübadele öncesinde Hıristiyanlar ve Müslümanlar birlikte yaşamışlar, ancak Mübadele Protokolü'nde dini kriter kullanıldığından dolayı köyün Hıristiyanları mübadeleye tabi tutulmuşlardı. Gidenlerin yerini Kozana'nın (Kozani) Türk köylerinden gelen mübadiller doldurmuştu. Niğde'nin Dikilitaş köyüne yerleştirilenler içinde Kozana'nın Dedeler (Skiti) köyünden gelenlerin önemli bir bölümü yer almıştı.
Dikilitaş'a yerleştirilen Dedeler köyü mübadillerinin torunlarından biri olan Sedat Çağlar'ın öncesinde de "kendi insanlarının", mübadillerin hikayelerine ve Niğde'ye ilişkin kitapları yayınlanmıştı. Mübadelenin İki Tarafı adlı eserinde ise Sedat Çağlar, Kozana'nın Dedeler köyü hakkında bilgi vermiş ve Dikilitaş'a yerleştirilenlere ilişkin "Tasfiye Talepnameleri"ni sunmuştur. Eserinin ikinci kısmında ise Yunanca kaynaklardan yararlanarak mübadele öncesinde Dikilitaş köyü hakkındaki bilgileri derlemiş ve söz konusu köyden Yunanistan'a giden mübadillerle yapılan mülakatları vermiştir. Dolayısı ile kitaptan Dikilitaş'ın tarihi hakkında geniş diyebileceğimiz malumat edinilebilmektedir. Kitabın gelecekte bölge ile ilgili yapılacak çalışmalara kaynaklar sunma özelliği vardır.
Prof. Dr. Nilüfer Erdem
Mübadele kararının ardından iki ülkenin de çözmeleri gereken öncelikli problem mübadillerin nakledilmesi olmuştur. Yeni ülkelerine gelmiş olan mübadillerin yiyecek, giyecek, sağlık, ısınma gibi problemleri ile ilgilenmek, sahillerden iskân alanlarına taşımak ve sorun çıkmayacak şekilde yerleştirmek gerekmiştir. Kaynaklarda verilen rakamlarda ufak tefek farklılıklar olsa da Türkiye'ye gelen mübadiller 500 bin, Yunanistan'a gidenler ise 1,2 milyon kadardır. Her iki ülkenin o dönemdeki nüfus sayıları ve olanakları düşünüldüğünde mübadelenin gerek Türkiye'nin gerekse Yunanistan'ın demografik, sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını önemli şekilde etkilemesi kaçınılmazdır. Ancak uzun vadede bakıldığında mübadelenin her iki devletin de ulus devlet olma süreçlerini hızlandırdığı, mübadillerle yerli nüfusun kültürel alışverişinden güzel şeylerin ortaya çıktığı görülecektir.
Mübadillerin %10'u İç Anadolu Bölgesine yerleştirilmiş ve şüphesiz Niğde merkez ve köyleri de bundan nasiplerini almışlardır. Mübadeleden önce Niğde merkez ve kimi köylerinde Türkçe konuşan ve dinleri haricinde yaşantıları ve gelenekleri itibarıyla komşu Müslüman Türklerden farklı olmayan, "Karamanlılar" olarak adlandırılan Anadolulu Ortodoks Türkler yaşamaktaydı. Bu köylerden biri de sonradan Dikilitaş adını alacak olan Enehil köyü idi. Dikilitaş'ta mübadele öncesinde Hıristiyanlar ve Müslümanlar birlikte yaşamışlar, ancak Mübadele Protokolü'nde dini kriter kullanıldığından dolayı köyün Hıristiyanları mübadeleye tabi tutulmuşlardı. Gidenlerin yerini Kozana'nın (Kozani) Türk köylerinden gelen mübadiller doldurmuştu. Niğde'nin Dikilitaş köyüne yerleştirilenler içinde Kozana'nın Dedeler (Skiti) köyünden gelenlerin önemli bir bölümü yer almıştı.
Dikilitaş'a yerleştirilen Dedeler köyü mübadillerinin torunlarından biri olan Sedat Çağlar'ın öncesinde de "kendi insanlarının", mübadillerin hikayelerine ve Niğde'ye ilişkin kitapları yayınlanmıştı. Mübadelenin İki Tarafı adlı eserinde ise Sedat Çağlar, Kozana'nın Dedeler köyü hakkında bilgi vermiş ve Dikilitaş'a yerleştirilenlere ilişkin "Tasfiye Talepnameleri"ni sunmuştur. Eserinin ikinci kısmında ise Yunanca kaynaklardan yararlanarak mübadele öncesinde Dikilitaş köyü hakkındaki bilgileri derlemiş ve söz konusu köyden Yunanistan'a giden mübadillerle yapılan mülakatları vermiştir. Dolayısı ile kitaptan Dikilitaş'ın tarihi hakkında geniş diyebileceğimiz malumat edinilebilmektedir. Kitabın gelecekte bölge ile ilgili yapılacak çalışmalara kaynaklar sunma özelliği vardır.
Prof. Dr. Nilüfer Erdem
ZİRAAT BANKASI
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 304,00 | 304,00 |
| 2 | 158,08 | 316,16 |
| 3 | 109,44 | 328,32 |
İŞ BANKASI
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 304,00 | 304,00 |
| 2 | 158,08 | 316,16 |
| 3 | 109,44 | 328,32 |
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.