Bazen insanın hayatını değiştiren şey büyük bir hadise değil, küçücük bir ayrıntıdır.
Rüzgârla mücadele eden bir mum… Bala ulaşmaya çalışan karıncalar… Cama çarpıp duran bir arı… Bir sabah namazı, bir yolculuk, bir hastane odası, ölümün eşiğindeki bir insan…
Hekimoğlu İsmail, Mum'da gündelik hayatın içinden topladığı bu sahneleri iman ve insanlık üzerine tefekkürlere dönüştürüyor. Dünya ile ahiret, hürriyet ile sorumluluk, nimet ile şükür, hayat ile ölüm arasındaki bağı kendine özgü anlatımıyla yeniden düşündürüyor.
Kısa hikâyeler, hatıralar, sohbetler ve temsilî anlatılar boyunca okurun karşısına aynı çağrı çıkıyor: Alışkanlıkların ardına bakmak, hayatı yalnızca yaşamakla yetinmeyip onun manasını aramak.
Çünkü karanlıktan yakınmak kolaydır.
Asıl mesele, bir mum yakabilmektir.
Bazen insanın hayatını değiştiren şey büyük bir hadise değil, küçücük bir ayrıntıdır.
Rüzgârla mücadele eden bir mum… Bala ulaşmaya çalışan karıncalar… Cama çarpıp duran bir arı… Bir sabah namazı, bir yolculuk, bir hastane odası, ölümün eşiğindeki bir insan…
Hekimoğlu İsmail, Mum'da gündelik hayatın içinden topladığı bu sahneleri iman ve insanlık üzerine tefekkürlere dönüştürüyor. Dünya ile ahiret, hürriyet ile sorumluluk, nimet ile şükür, hayat ile ölüm arasındaki bağı kendine özgü anlatımıyla yeniden düşündürüyor.
Kısa hikâyeler, hatıralar, sohbetler ve temsilî anlatılar boyunca okurun karşısına aynı çağrı çıkıyor: Alışkanlıkların ardına bakmak, hayatı yalnızca yaşamakla yetinmeyip onun manasını aramak.
Çünkü karanlıktan yakınmak kolaydır.
Asıl mesele, bir mum yakabilmektir.