Medeniyet çöktüğünde, geriye insan kalır mı?
Ortusolis, güneşin dünyayı terk etmesiyle başlayan bir kıyametin ardından; donmuş bir gezegende, insanlığın ahlak, merhamet ve umutla olan son bağını sorgulayan çarpıcı bir epik romandır.
Güneş yalnızca ısısını değil, anlamını da kaybettiğinde dünya bitmek bilmeyen bir kışa gömülür. Medeniyet; yasalarıyla, görgüsüyle ve nezaket maskeleriyle birlikte çöker. Kimileri yeraltına saklanır, kimileri dağlara kaçar, kimileri ise çürüyen düzenin cesedine tutunarak kurtuluşu orada arar.
Bu karanlık çağda Koray, hipotermi yüzünden eşini kaybetmiş bir babadır. Elinde kalan tek şey, beş yaşındaki oğlu Rüzgar'dır. Güvenli evlerinden çıkmak zorunda kaldıklarında, artık dünyanın eskisi gibi olmadığını ilk kurt saldırısında anlarlar. Hayatlarını nedensizce kurtaran gizemli bir yabancı, Koray'ın zihninde cevaplanmamış sorular bırakır. Ardından bulunan donmuş bir ceset ve üzerinden çıkan bir not, onları hiç tahmin edilemeyecek bir olaylar zincirine sürükler.
Koray, merakıyla hayatta kalma içgüdüsü arasında sıkışırken; sessiz ve hayalperest Rüzgar, bu acımasız dünyayı kendi düş gücüyle anlamlandırmaya çalışır. Ancak bu yeni düzen, bir çocuğun bedenine ve ruhuna ağır gelir. Rüzgar'ın hastalanması, Koray'ı hem zamana hem de çaresizliğe karşı bir yarışa zorlar.
Ortusolis, yalnızca bir hayatta kalma hikâyesi değildir. Güneşin bir gün yeniden doğacağına dair bir kehanetin, bazılarına umut, bazılarına ise kör bir fanatizm sunduğu bir dünyada geçer. İnanç, bağnazlık, merak ve fedakârlık; donmuş toprakların üzerinde çarpışır.
Bu roman, kıyametin ardından geriye kalan asıl soruyu okurun önüne bırakır:
Işık geri dönerse, insanlık da dönebilecek mi?
Medeniyet çöktüğünde, geriye insan kalır mı?
Ortusolis, güneşin dünyayı terk etmesiyle başlayan bir kıyametin ardından; donmuş bir gezegende, insanlığın ahlak, merhamet ve umutla olan son bağını sorgulayan çarpıcı bir epik romandır.
Güneş yalnızca ısısını değil, anlamını da kaybettiğinde dünya bitmek bilmeyen bir kışa gömülür. Medeniyet; yasalarıyla, görgüsüyle ve nezaket maskeleriyle birlikte çöker. Kimileri yeraltına saklanır, kimileri dağlara kaçar, kimileri ise çürüyen düzenin cesedine tutunarak kurtuluşu orada arar.
Bu karanlık çağda Koray, hipotermi yüzünden eşini kaybetmiş bir babadır. Elinde kalan tek şey, beş yaşındaki oğlu Rüzgar'dır. Güvenli evlerinden çıkmak zorunda kaldıklarında, artık dünyanın eskisi gibi olmadığını ilk kurt saldırısında anlarlar. Hayatlarını nedensizce kurtaran gizemli bir yabancı, Koray'ın zihninde cevaplanmamış sorular bırakır. Ardından bulunan donmuş bir ceset ve üzerinden çıkan bir not, onları hiç tahmin edilemeyecek bir olaylar zincirine sürükler.
Koray, merakıyla hayatta kalma içgüdüsü arasında sıkışırken; sessiz ve hayalperest Rüzgar, bu acımasız dünyayı kendi düş gücüyle anlamlandırmaya çalışır. Ancak bu yeni düzen, bir çocuğun bedenine ve ruhuna ağır gelir. Rüzgar'ın hastalanması, Koray'ı hem zamana hem de çaresizliğe karşı bir yarışa zorlar.
Ortusolis, yalnızca bir hayatta kalma hikâyesi değildir. Güneşin bir gün yeniden doğacağına dair bir kehanetin, bazılarına umut, bazılarına ise kör bir fanatizm sunduğu bir dünyada geçer. İnanç, bağnazlık, merak ve fedakârlık; donmuş toprakların üzerinde çarpışır.
Bu roman, kıyametin ardından geriye kalan asıl soruyu okurun önüne bırakır:
Işık geri dönerse, insanlık da dönebilecek mi?
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 478,00 | 478,00 |
| 2 | 248,56 | 497,12 |
| 3 | 172,08 | 516,24 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 478,00 | 478,00 |
| 2 | 248,56 | 497,12 |
| 3 | 172,08 | 516,24 |