GENÇ PATRON
İçini titretir sevdiğinin dokunuşu, dur diyemez, duramazsın. Yanlış, hata bilmezsin. O dakika her şey doğru gelir kalbine.
Azra için de öyle olmuştu. Sevdiğinin dokunuşu, ateşi ne kadar yanlış olsa da karşı konulmaz bir istekle doğru gelmişti ona. Ta ki o gecenin sabahında bu karşı koyamadığı bakış, gülüş, dokunuşların aslında bir iddia olduğunu öğrenene kadar. Saf, temiz bir bedene dokunmanın nasıl hissettirdiğini bilmezdi Bora. Ta ki o kirli elleri Azranın tenine dokunana kadar. Ona git demesi gerekirken bu duyguya karşı koyamaması, ne kadar pislik biri olduğunun ispatıydı.
Tek bir gece yıllarca akılda kalır mı? Kalmıştı. O gece her anı ile Boranın aklında kalmıştı, acı ama unutulmaz bir anı olarak. Bu birbirlerinde unutulmaz iz bırakan kalpler yıllar sonra iş hayatında karşılaştı ve olanlar oldu. Saf ve masum Azra; seksi, çekici ve dişli mi dişli bir asistan. Çapkın, umursamaz ve serseri Bora; pişman, kıskanç, âşık mı âşık bir patron. Biri nefretle, diğeri ise aşkla bakan iki kalp. Mutluluğa giden yolda karşılaşılan acılar, yanlış kararlar ve tüm olumsuzluklara rağmen gittikçe büyüyen bir aşk.
Her hata son değildir. Bazen bir hata, düzeltmek için gireceğin yol ile mükemmel bir doğruya dönüşebilir. İşte, geçmişte yaptığı hatayı aşk yolunu izleyerek telafi eden Boranın hikâyesi, Genç Patron...
AŞKIN HATASI
Uyurken seni seyretmeyi severdim. Uyurken mırıldanmana saatlerce gülümserdim. Bir
şeye sevindiğinde çığlık atmana ise bayılırdım. Dedi ve gözlerini gözlerimle buluşturdu.
Birkaç saniye baktıktan sonra Nedenini bilmediğim her ne varsa tam 4 yılımı aldı.
Duygularımı, kalbimi, aşkımı ve daha ne kadar güzel şey varsa hayatımdan söküp aldı.
Mutsuzsun, acı dolusun, gözlerinde anlamsız bir öfke var.
Yalnızca tek bir soru bunca yılın ardından... NEDEN?
AŞK FIRTINASI - HÜZÜN
AŞK ACIDIR.
NE ONUNLA YAPABİLİRSİN, NE DE ONSUZ.
ÖNCE YANAR KALBİN, ARDINDAN DONAR.
Sonra bir bakmışsın, nefes almak yetmez olmuş. Sadece görmek yetmez olmuş. Aslında yaşamak bile anlamsız olmuş. Doruk için de öyle olur.
Aşkı ve acıyı tadan kalbini sevdiği kız ile toprağa gömmesinin onu tüm acılardan kurtaracağını sanmıştı, ta ki o okyanus mavisi gözler, kalbinden ruhuna işleyene kadar.
AŞK GÜZELDİ.
SEVMEKTİ, SEVİLMEKTİ.
Önce kalbinden hissedip, ardından tüm benliğini teslim ettiğin bir duyguydu. Kalbi aşkı hiç tatmayan İpek için de öyleydi, ta ki pır pır çarpan kalbi, buz tutmuş bir kalbe çarpana kadar. İşte o zaman öğrendi aşkın acı olduğunu, parçalanmak olduğunu kanamak olduğunu.
Yaşadığı acılara ek bir kayıp daha vermek istemeyen ve bundan korkan İpek Salman,
kalbinden asla vazgeçmeyen Doruk Demir...
YAŞANAN BÜYÜK KAYIPLARA RAĞMEN,
AŞKIN YAKASINI BIRAKMADIĞI İKİ KALBİN HİKAYESİ
AŞK FIRTINASI HÜZÜN
AŞK FIRTINASI - MUTLULUK
Evin içindeki bu mükemmel ambiyansa uysun diye pembe şık bir elbise giymiştim. Fonda mükemmel bir dans müziği çalıyordu ve Dorukun kollarında neredeyse titriyordum. Ona vereceğim haber gerçekten çok büyüktü ve heyecanı tüm benliğimi sarmıştı. Kendimi toparladım ve gözlerime aşkla bakan Doruka, Sana bir şey söylemem gerekiyor dedim.
Doruk gülümseyerek, Beni çok seviyorsun. Ve ben de seni çok seviyorum, kalbim dedi. Ben derin bir nefes alarak, Hayır, şaşıracağın bir şey söyleyeceğim dedim.
Doruk merakla gözlerini gözlerime sabitleyip,
O kıl herifle çalışmaktan vazgeçtin dediğinde artık sabrımı zorladığının farkına vardım. Ayrıca bu haberin öyle romantik bir şekilde söylenemeyeceğini de anlamış oldum. Onun için derin bir nefes aldım ve gözlerimi gözlerinden bir an bile ayırmadan, HAMİLEYİM diye tek kelime söyledim. Ardından vereceği tepkiyi bekledim. Doruk sustu.
Baktı... Baktı... Baktı ve yutkunmanın ardından tekleyerek, Hamile misin? diye sordu.
Ben gözlerindeki anlamı çözemedim ama Evet karşılığını verdiğimde kulakları sağır eden bir bağırış karşısında neredeyse kahkahalara boğulmuştum. Ayaklarım yerden kesilirken, resmen Dorukun sevincinde boğulmuştum.
Aşk Fırtınası - Hüzün kitabında acı ile yanıp kavrulmuş, gözyaşı denizine dalan Doruk ve İpek çiftimiz, Aşk Fırtınası - Mutluluk kitabında aşk ve mutluluk denizine balıklama dalıyor. İpek yakalamış olduğu bu mutluluğu tüm ihtişamıyla süslerken, Doruk mutluluk denizinde dalgalara karşı yüzmeye devam ediyor.
Her bir sayfasında büyüleneceğiniz devam serüveni tekrar sizlerle...
AŞKIN BÜYÜSÜ
Seri, tehlikeli sarışın hande ve buz adam keremin tutkulu aşkı ile kaldığı yerden devam ediyor.
Aşk bazen nefrettir ama nefretini bile seversin. Hiç bir şeye benzemez aşkın acısı. Tepeden tırnağa ruhun değişir. Nefret köklerini sinsice kalbine salarken, intikam gülleri filizlenmeye başlar. Simsiyah güller... Dikenleri sert, acı dolu ve tehlikeli güller... Tıpkı Hande Çakır gibi; cezbedici, büyüleyici, acımasız, tehlikeli... Ruhunu aşka teslim ettiği gecenin sabahında dönüşü olmayan bir intikam büyüsüne karar verdi.
...Pişmanlık, aşkın en güzel intikamıdır.
Ruhunun her bir zerresini yakar, kavurur. Kalbinin infazını verir. Aşkın büyüsünde yanar, kor olursun. Kerem Salman 'buz adam aşkın büyüsü tüm ruhunu ele geçirdiğinde anlamıştı, bir saman alevinin bir ömür boyu ruhunu kavuran pişmanlığı olacağını. Aşkın Büyüsü intikam ve pişmanlığın birbirinde hüküm sürdüğü, karşı konulamaz bir tutkunun hikâyesi.
Hande ile yanacak, Kerem ile kül olacaksınız.
GÖZYAŞI
Bir gün o sakinliğine sevgisine sığındığın liman sana diyor ki 'Ben artık bu limanda daha gösterişli, daha lüks, daha eğlenceli gemiler görmek istiyorum. Sen burada olduğun için Gelende olmuyor, geçenleri uzaktan izlemek zorunda kalıyorum. Onun için sen artık demir al bu limandan. o zaman bir türlü dümenine geçemediğin geminin motorunu çalıştırıp, rotayı açık denizlere çeviriyorsun. Yine dalgalar çıkıyor karşına, yine rüzgârlar saldırıyor sana, akıntı yine seni sürüklemeye çalışıyor ama arada bir fark oluyor. Sen durgun bir Koy Limanında öyle darbeler almışsın ki niyeti seni batırmak olmayan bu dalgaların aslında sana hiç zarar vermediğini anlıyorsun. İşte tamda burada başlıyor Hazal Kahramanının hikâyesi... Hayatta aldığı darbeleri bir sonraki gelmeden aşmaya çalışırken hayatına Demir Sert ile tüm zorlukların aslında çokta zor olmadığını anlayacaktır. Ve kalbinin daha önce hiç aşkı tatmadığını...
GENÇ PATRON
İçini titretir sevdiğinin dokunuşu, dur diyemez, duramazsın. Yanlış, hata bilmezsin. O dakika her şey doğru gelir kalbine.
Azra için de öyle olmuştu. Sevdiğinin dokunuşu, ateşi ne kadar yanlış olsa da karşı konulmaz bir istekle doğru gelmişti ona. Ta ki o gecenin sabahında bu karşı koyamadığı bakış, gülüş, dokunuşların aslında bir iddia olduğunu öğrenene kadar. Saf, temiz bir bedene dokunmanın nasıl hissettirdiğini bilmezdi Bora. Ta ki o kirli elleri Azranın tenine dokunana kadar. Ona git demesi gerekirken bu duyguya karşı koyamaması, ne kadar pislik biri olduğunun ispatıydı.
Tek bir gece yıllarca akılda kalır mı? Kalmıştı. O gece her anı ile Boranın aklında kalmıştı, acı ama unutulmaz bir anı olarak. Bu birbirlerinde unutulmaz iz bırakan kalpler yıllar sonra iş hayatında karşılaştı ve olanlar oldu. Saf ve masum Azra; seksi, çekici ve dişli mi dişli bir asistan. Çapkın, umursamaz ve serseri Bora; pişman, kıskanç, âşık mı âşık bir patron. Biri nefretle, diğeri ise aşkla bakan iki kalp. Mutluluğa giden yolda karşılaşılan acılar, yanlış kararlar ve tüm olumsuzluklara rağmen gittikçe büyüyen bir aşk.
Her hata son değildir. Bazen bir hata, düzeltmek için gireceğin yol ile mükemmel bir doğruya dönüşebilir. İşte, geçmişte yaptığı hatayı aşk yolunu izleyerek telafi eden Boranın hikâyesi, Genç Patron...
AŞKIN HATASI
Uyurken seni seyretmeyi severdim. Uyurken mırıldanmana saatlerce gülümserdim. Bir
şeye sevindiğinde çığlık atmana ise bayılırdım. Dedi ve gözlerini gözlerimle buluşturdu.
Birkaç saniye baktıktan sonra Nedenini bilmediğim her ne varsa tam 4 yılımı aldı.
Duygularımı, kalbimi, aşkımı ve daha ne kadar güzel şey varsa hayatımdan söküp aldı.
Mutsuzsun, acı dolusun, gözlerinde anlamsız bir öfke var.
Yalnızca tek bir soru bunca yılın ardından... NEDEN?
AŞK FIRTINASI - HÜZÜN
AŞK ACIDIR.
NE ONUNLA YAPABİLİRSİN, NE DE ONSUZ.
ÖNCE YANAR KALBİN, ARDINDAN DONAR.
Sonra bir bakmışsın, nefes almak yetmez olmuş. Sadece görmek yetmez olmuş. Aslında yaşamak bile anlamsız olmuş. Doruk için de öyle olur.
Aşkı ve acıyı tadan kalbini sevdiği kız ile toprağa gömmesinin onu tüm acılardan kurtaracağını sanmıştı, ta ki o okyanus mavisi gözler, kalbinden ruhuna işleyene kadar.
AŞK GÜZELDİ.
SEVMEKTİ, SEVİLMEKTİ.
Önce kalbinden hissedip, ardından tüm benliğini teslim ettiğin bir duyguydu. Kalbi aşkı hiç tatmayan İpek için de öyleydi, ta ki pır pır çarpan kalbi, buz tutmuş bir kalbe çarpana kadar. İşte o zaman öğrendi aşkın acı olduğunu, parçalanmak olduğunu kanamak olduğunu.
Yaşadığı acılara ek bir kayıp daha vermek istemeyen ve bundan korkan İpek Salman,
kalbinden asla vazgeçmeyen Doruk Demir...
YAŞANAN BÜYÜK KAYIPLARA RAĞMEN,
AŞKIN YAKASINI BIRAKMADIĞI İKİ KALBİN HİKAYESİ
AŞK FIRTINASI HÜZÜN
AŞK FIRTINASI - MUTLULUK
Evin içindeki bu mükemmel ambiyansa uysun diye pembe şık bir elbise giymiştim. Fonda mükemmel bir dans müziği çalıyordu ve Dorukun kollarında neredeyse titriyordum. Ona vereceğim haber gerçekten çok büyüktü ve heyecanı tüm benliğimi sarmıştı. Kendimi toparladım ve gözlerime aşkla bakan Doruka, Sana bir şey söylemem gerekiyor dedim.
Doruk gülümseyerek, Beni çok seviyorsun. Ve ben de seni çok seviyorum, kalbim dedi. Ben derin bir nefes alarak, Hayır, şaşıracağın bir şey söyleyeceğim dedim.
Doruk merakla gözlerini gözlerime sabitleyip,
O kıl herifle çalışmaktan vazgeçtin dediğinde artık sabrımı zorladığının farkına vardım. Ayrıca bu haberin öyle romantik bir şekilde söylenemeyeceğini de anlamış oldum. Onun için derin bir nefes aldım ve gözlerimi gözlerinden bir an bile ayırmadan, HAMİLEYİM diye tek kelime söyledim. Ardından vereceği tepkiyi bekledim. Doruk sustu.
Baktı... Baktı... Baktı ve yutkunmanın ardından tekleyerek, Hamile misin? diye sordu.
Ben gözlerindeki anlamı çözemedim ama Evet karşılığını verdiğimde kulakları sağır eden bir bağırış karşısında neredeyse kahkahalara boğulmuştum. Ayaklarım yerden kesilirken, resmen Dorukun sevincinde boğulmuştum.
Aşk Fırtınası - Hüzün kitabında acı ile yanıp kavrulmuş, gözyaşı denizine dalan Doruk ve İpek çiftimiz, Aşk Fırtınası - Mutluluk kitabında aşk ve mutluluk denizine balıklama dalıyor. İpek yakalamış olduğu bu mutluluğu tüm ihtişamıyla süslerken, Doruk mutluluk denizinde dalgalara karşı yüzmeye devam ediyor.
Her bir sayfasında büyüleneceğiniz devam serüveni tekrar sizlerle...
AŞKIN BÜYÜSÜ
Seri, tehlikeli sarışın hande ve buz adam keremin tutkulu aşkı ile kaldığı yerden devam ediyor.
Aşk bazen nefrettir ama nefretini bile seversin. Hiç bir şeye benzemez aşkın acısı. Tepeden tırnağa ruhun değişir. Nefret köklerini sinsice kalbine salarken, intikam gülleri filizlenmeye başlar. Simsiyah güller... Dikenleri sert, acı dolu ve tehlikeli güller... Tıpkı Hande Çakır gibi; cezbedici, büyüleyici, acımasız, tehlikeli... Ruhunu aşka teslim ettiği gecenin sabahında dönüşü olmayan bir intikam büyüsüne karar verdi.
...Pişmanlık, aşkın en güzel intikamıdır.
Ruhunun her bir zerresini yakar, kavurur. Kalbinin infazını verir. Aşkın büyüsünde yanar, kor olursun. Kerem Salman 'buz adam aşkın büyüsü tüm ruhunu ele geçirdiğinde anlamıştı, bir saman alevinin bir ömür boyu ruhunu kavuran pişmanlığı olacağını. Aşkın Büyüsü intikam ve pişmanlığın birbirinde hüküm sürdüğü, karşı konulamaz bir tutkunun hikâyesi.
Hande ile yanacak, Kerem ile kül olacaksınız.
GÖZYAŞI
Bir gün o sakinliğine sevgisine sığındığın liman sana diyor ki 'Ben artık bu limanda daha gösterişli, daha lüks, daha eğlenceli gemiler görmek istiyorum. Sen burada olduğun için Gelende olmuyor, geçenleri uzaktan izlemek zorunda kalıyorum. Onun için sen artık demir al bu limandan. o zaman bir türlü dümenine geçemediğin geminin motorunu çalıştırıp, rotayı açık denizlere çeviriyorsun. Yine dalgalar çıkıyor karşına, yine rüzgârlar saldırıyor sana, akıntı yine seni sürüklemeye çalışıyor ama arada bir fark oluyor. Sen durgun bir Koy Limanında öyle darbeler almışsın ki niyeti seni batırmak olmayan bu dalgaların aslında sana hiç zarar vermediğini anlıyorsun. İşte tamda burada başlıyor Hazal Kahramanının hikâyesi... Hayatta aldığı darbeleri bir sonraki gelmeden aşmaya çalışırken hayatına Demir Sert ile tüm zorlukların aslında çokta zor olmadığını anlayacaktır. Ve kalbinin daha önce hiç aşkı tatmadığını...
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 1.641,50 | 1.641,50 |
| 2 | 853,58 | 1.707,16 |
| 3 | 590,94 | 1.772,82 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 1.641,50 | 1.641,50 |
| 2 | 853,58 | 1.707,16 |
| 3 | 590,94 | 1.772,82 |