Paris ile ilişkilerin ilk ayağı diplomatiktir. Osmanlı elçileri 18. yüzyılda Paris'i keşfetmişler ve Frankların başkentiyle geniş bağlar kurarak mimari, ticari ve teknik zenginliklerden, yeniliklerden yararlanmışlardır. Gerçekte, Doğu'nun en büyük Müslüman imparatorluğunun temsilcilerinin asıl amaçları Gâvurların bilimsel üstünlüğünün sırrını öğrenmek ve hükümdara askeri, idari ve eğitimsel reform önerileri sunmaktır ki bunun için 1839 Tanzimat fermanını beklemek gerekecektir.
Öte yandan Parisliler de bu vesileyle Türkleri ilk kez görme fırsatını bulmuş olurlar. 1720 yılında basında çıkan yazılardan ya da kimi mektuplaşmalardan öğrenildiği kadarıyla, birkaç asır önce Viyana kapılarında durdurulmuş olan asırlık düşman Müslümanlar, ya da Akdeniz muharebelerinin savaşçıları artık birer gezgine dönmüşlerdir. Garip bir değişimdir bu...
İbrahim Şinasi'den bu yana birbirleri ardına düzenli bir ritimle Paris'e giden yazarlar gerçekte turistlerden söz etmemişlerdir. Kültürün yerinden oynatılamaz başkentinin "ikonlarının" altını çizmek için gitmişlerdir oraya.
Paris bütün erdemlerle bezenmiştir; öğrencilere ya da asker kaçaklarına, modernliğin bütün teminatlarını sunar. Memlekete dönüşte hepsinin de yanında bir Fransız modeli mevcuttur.
Paris ile ilişkilerin ilk ayağı diplomatiktir. Osmanlı elçileri 18. yüzyılda Paris'i keşfetmişler ve Frankların başkentiyle geniş bağlar kurarak mimari, ticari ve teknik zenginliklerden, yeniliklerden yararlanmışlardır. Gerçekte, Doğu'nun en büyük Müslüman imparatorluğunun temsilcilerinin asıl amaçları Gâvurların bilimsel üstünlüğünün sırrını öğrenmek ve hükümdara askeri, idari ve eğitimsel reform önerileri sunmaktır ki bunun için 1839 Tanzimat fermanını beklemek gerekecektir.
Öte yandan Parisliler de bu vesileyle Türkleri ilk kez görme fırsatını bulmuş olurlar. 1720 yılında basında çıkan yazılardan ya da kimi mektuplaşmalardan öğrenildiği kadarıyla, birkaç asır önce Viyana kapılarında durdurulmuş olan asırlık düşman Müslümanlar, ya da Akdeniz muharebelerinin savaşçıları artık birer gezgine dönmüşlerdir. Garip bir değişimdir bu...
İbrahim Şinasi'den bu yana birbirleri ardına düzenli bir ritimle Paris'e giden yazarlar gerçekte turistlerden söz etmemişlerdir. Kültürün yerinden oynatılamaz başkentinin "ikonlarının" altını çizmek için gitmişlerdir oraya.
Paris bütün erdemlerle bezenmiştir; öğrencilere ya da asker kaçaklarına, modernliğin bütün teminatlarını sunar. Memlekete dönüşte hepsinin de yanında bir Fransız modeli mevcuttur.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 720,00 | 720,00 |
| 2 | 374,40 | 748,80 |
| 3 | 259,20 | 777,60 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 720,00 | 720,00 |
| 2 | 374,40 | 748,80 |
| 3 | 259,20 | 777,60 |