Bir gün inkâr ettiğin şeyin kucağına düşeceğini, kökenlerinin senin kaderine dönüşeceğini hayal bile edemezdin. Sürgün biraz da böyle bir şey işte.
11 Mart 2001. Taliban, Bamyan'daki iki Buda heykelini havaya uçurur. Aynı gün, iki farklı şehirde iki Afgan erkeğin hayatı dönüşü olmayan biçimde değişecektir.
Paris'te Tom, karısını ve kızını geride bırakıp Amsterdam'a doğru yola çıkar. Hafızasında bir bozukluk, dilinde yabancılık, ruhunda parçalanmışlık taşır. Geçmişini gömmüş, adını bile değiştirmiştir: Tamim artık yoktur. Yusuf, kardeşinin kayboluşuyla dul kalan yengesi Şirin'e karşı içinde filizlenen arzuya direnmeye çalışır. Her sabah, Taliban korkusuyla sokaklarda su taşırken hem bedenini hem inancını sorgular.
Sakalar, bir günde geçen ama yüzyıllara yayılan bir roman. Atiq Rahimi, aşkı, ihaneti, sürgünü, belleği ve inancı eksiltisiz bir ritimle, Doğu masallarıyla Batı romanının sınırında anlatıyor. Kelimeler çağrışımlarla kurulur, karakterler geçmişlerinden kaçar, ama su gibi özlerine döner.
"Bu roman, sürgünün şiirsel anatomisi. Her cümle bir damla su gibi, titizlikle yazılmış." Mohammed Aïssaoui, Le Figaro Littéraire
"Bir gün. İki şehir. İki adam. Ve tek bir kırılma ânı: Bamyan'daki Budaların yok edilişi." Christine Ferniot, Télérama
Bir gün inkâr ettiğin şeyin kucağına düşeceğini, kökenlerinin senin kaderine dönüşeceğini hayal bile edemezdin. Sürgün biraz da böyle bir şey işte.
11 Mart 2001. Taliban, Bamyan'daki iki Buda heykelini havaya uçurur. Aynı gün, iki farklı şehirde iki Afgan erkeğin hayatı dönüşü olmayan biçimde değişecektir.
Paris'te Tom, karısını ve kızını geride bırakıp Amsterdam'a doğru yola çıkar. Hafızasında bir bozukluk, dilinde yabancılık, ruhunda parçalanmışlık taşır. Geçmişini gömmüş, adını bile değiştirmiştir: Tamim artık yoktur. Yusuf, kardeşinin kayboluşuyla dul kalan yengesi Şirin'e karşı içinde filizlenen arzuya direnmeye çalışır. Her sabah, Taliban korkusuyla sokaklarda su taşırken hem bedenini hem inancını sorgular.
Sakalar, bir günde geçen ama yüzyıllara yayılan bir roman. Atiq Rahimi, aşkı, ihaneti, sürgünü, belleği ve inancı eksiltisiz bir ritimle, Doğu masallarıyla Batı romanının sınırında anlatıyor. Kelimeler çağrışımlarla kurulur, karakterler geçmişlerinden kaçar, ama su gibi özlerine döner.
"Bu roman, sürgünün şiirsel anatomisi. Her cümle bir damla su gibi, titizlikle yazılmış." Mohammed Aïssaoui, Le Figaro Littéraire
"Bir gün. İki şehir. İki adam. Ve tek bir kırılma ânı: Bamyan'daki Budaların yok edilişi." Christine Ferniot, Télérama
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 201,00 | 201,00 |
| 2 | 104,52 | 209,04 |
| 3 | 72,36 | 217,08 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 201,00 | 201,00 |
| 2 | 104,52 | 209,04 |
| 3 | 72,36 | 217,08 |