Göç, çağımızın en karmaşık ve en fazla tartışılan olgularından biridir. İnsanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren bu hareketlilik, özellikle son yüzyılda yalnızca toplumsal bir gerçeklik olarak değil; aynı zamanda siyasal, ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla da küresel gündemin merkezine yerleşmiştir. Bugün göç, devletlerin sınır politikalarından toplumsal bütünlüğe, kamu düzeninden uluslararası ilişkilere kadar uzanan geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir
Elinizdeki çalışma, göç–güvenlik–medya ilişkisini yalnızca teorik bir çerçevede ele almakla yetinmeyen; bu ilişkinin toplumsal algılar, siyasal söylemler ve karar alma süreçleri üzerindeki etkilerini çok katmanlı biçimde irdeleyen nitelikli bir analiz sunmaktadır. Medyanın dili, kullandığı imgeler ve ürettiği söylemler aracılığıyla göçün nasıl anlamlandırıldığını ortaya koyan bu kitap, göçle ilgili bu karmaşık tabloyu sade bir dille ele alarak; göçün nasıl bir güvenlik meselesi hâline getirildiğini ve medyanın bu süreçte toplumsal bakış açısını nasıl etkilediğini anlatmaktadır. Okuyucuyu tek bir bakış açısına mahkûm etmeyen bu çalışma, göçle ilgili haberlerin, kullanılan dilin ve kurulan söylemlerin arka planını görmeye davet etmektedir. Bu bağlamda yazar, uzun yıllara yayılan yayıncılık deneyimini akademik bilgiyle buluşturarak, göç olgusunun güvenlik ekseninde yeniden inşa edilme sürecini berrak ve tutarlı bir biçimde ele almaktadır.
Göç, çağımızın en karmaşık ve en fazla tartışılan olgularından biridir. İnsanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren bu hareketlilik, özellikle son yüzyılda yalnızca toplumsal bir gerçeklik olarak değil; aynı zamanda siyasal, ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla da küresel gündemin merkezine yerleşmiştir. Bugün göç, devletlerin sınır politikalarından toplumsal bütünlüğe, kamu düzeninden uluslararası ilişkilere kadar uzanan geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir
Elinizdeki çalışma, göç–güvenlik–medya ilişkisini yalnızca teorik bir çerçevede ele almakla yetinmeyen; bu ilişkinin toplumsal algılar, siyasal söylemler ve karar alma süreçleri üzerindeki etkilerini çok katmanlı biçimde irdeleyen nitelikli bir analiz sunmaktadır. Medyanın dili, kullandığı imgeler ve ürettiği söylemler aracılığıyla göçün nasıl anlamlandırıldığını ortaya koyan bu kitap, göçle ilgili bu karmaşık tabloyu sade bir dille ele alarak; göçün nasıl bir güvenlik meselesi hâline getirildiğini ve medyanın bu süreçte toplumsal bakış açısını nasıl etkilediğini anlatmaktadır. Okuyucuyu tek bir bakış açısına mahkûm etmeyen bu çalışma, göçle ilgili haberlerin, kullanılan dilin ve kurulan söylemlerin arka planını görmeye davet etmektedir. Bu bağlamda yazar, uzun yıllara yayılan yayıncılık deneyimini akademik bilgiyle buluşturarak, göç olgusunun güvenlik ekseninde yeniden inşa edilme sürecini berrak ve tutarlı bir biçimde ele almaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 300,00 | 300,00 |
| 2 | 156,00 | 312,00 |
| 3 | 108,00 | 324,00 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 300,00 | 300,00 |
| 2 | 156,00 | 312,00 |
| 3 | 108,00 | 324,00 |