Günümüzde Batı-dışı toplumlar için sorun yine Batı sorunu olamaya devam etmektedir. Mesele kavramların büyüsüne kapılmadan, kalıp haline getirmeden mevcut dünya egemenlik dengesinin/dengesizliğin aşılması çözüm ile ilgili süreçleri, dünya düzenini taşıyan siyasi ve dünya görüşü düzeyinde kurumsal çerçevenin öne çıkarılmasıdır. Bunun için siyasi, askeri, hukuki, ticari değerler dilini ve kurallarını yeniden ortaya koymak gereklidir. Günümüzde Ne Yapmalı sorusunun başlangıçta ilk karşılığı, yeni değerler dilini Doğu Batı çelişkisi ve çatışmasını aşacak biçimde dünya uygarlık tarihi mirasının sürekliliği içinde ortaya koymaktır. Bu tartışmanın Türkiye açısından özel bir anlamı vardır. Türkiye tarihte Doğu Batı çatışması içinde yer alan veya bu çatışmanın sonuçlarına pasif bir biçimde maruz kalan bir ülke değildir. Bu çatışma içinde kendine ait bir yeri ve rolü vardır. Türkiye geçmişte Osmanlı ile Doğu Batı çatışması içinde egemenlik kazanan, toplumlar arası ilişkileri yönlendiren, biçimlendiren bir merkezdir. Ayrıca Batıcılaşmayı kendi isteği ile siyasi olarak benimsemiş bir ülkedir. Türkiyenin dünya düzenin askıya alınması ve kuralsızlaşması üzerine hem dünyaya ve bölgesinde söz söyleme imkânı vardır. Tabi bunu değerlendirebilirse!
Ertan Egribel
Günümüzde Batı-dışı toplumlar için sorun yine Batı sorunu olamaya devam etmektedir. Mesele kavramların büyüsüne kapılmadan, kalıp haline getirmeden mevcut dünya egemenlik dengesinin/dengesizliğin aşılması çözüm ile ilgili süreçleri, dünya düzenini taşıyan siyasi ve dünya görüşü düzeyinde kurumsal çerçevenin öne çıkarılmasıdır. Bunun için siyasi, askeri, hukuki, ticari değerler dilini ve kurallarını yeniden ortaya koymak gereklidir. Günümüzde Ne Yapmalı sorusunun başlangıçta ilk karşılığı, yeni değerler dilini Doğu Batı çelişkisi ve çatışmasını aşacak biçimde dünya uygarlık tarihi mirasının sürekliliği içinde ortaya koymaktır. Bu tartışmanın Türkiye açısından özel bir anlamı vardır. Türkiye tarihte Doğu Batı çatışması içinde yer alan veya bu çatışmanın sonuçlarına pasif bir biçimde maruz kalan bir ülke değildir. Bu çatışma içinde kendine ait bir yeri ve rolü vardır. Türkiye geçmişte Osmanlı ile Doğu Batı çatışması içinde egemenlik kazanan, toplumlar arası ilişkileri yönlendiren, biçimlendiren bir merkezdir. Ayrıca Batıcılaşmayı kendi isteği ile siyasi olarak benimsemiş bir ülkedir. Türkiyenin dünya düzenin askıya alınması ve kuralsızlaşması üzerine hem dünyaya ve bölgesinde söz söyleme imkânı vardır. Tabi bunu değerlendirebilirse!
Ertan Egribel
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 462,00 | 462,00 |
| 2 | 240,24 | 480,48 |
| 3 | 166,32 | 498,96 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 462,00 | 462,00 |
| 2 | 240,24 | 480,48 |
| 3 | 166,32 | 498,96 |