Sevgili Türk Edebiyatı okurları,
1972 yılı ocak ayında ilk sayısıyla okuyucuları selamlayan dergimiz bugün elli dört yaşına ayak bastı. Yarım asırdan fazla devam eden bu çetin edebî yolculuğu başlatan kurucumuz Şeyhülmuharrirîn Ahmet Kabaklı'ya, onunla birlikte bu yolda yürüyen gönül erlerine ve dergimizi yaşatmak için her türlü fedakârlığı yapan siz değerli okuyucularımıza minnettarım. Yeni yılın ilk sayısında, insanlık tarihinin en kadim ve en çetrefilli meselelerinden biri olan "delilik" kavramını; tarihsel, kültürel, edebî, felsefi ve sanatsal boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir dosyamızın ilk bölümüyle huzurlarınızdayız.
Dosyamızın açılış yazısı Ayhan Erbay'a ait. Erbay, deliliği tarihsel, kültürel ve ruhsal bir kırılma hâli olarak ele alıyor; Antik Çağ'dan modern psikiyatriye, mistik vecd hâllerinden dijital çağın "delilik estetiği"ne uzanan geniş bir perspektif sunuyor. Mehmet Narlı, edebiyat ile delilik ilişkisinin tarihsel sürekliliğini İslam edebiyatları merkezinde tartışarak Leyla ile Mecnun'dan Osmanlı şiirine uzanan sembolik ve tasavvufi okumalar yapıyor. Ziya Avşar, Bursalı Celîlî'nin şairlikten deliliğe uzanan hayat hikâyesini anlatıyor. Selahaddin Halilov, aklın ötesine geçme fikrini delilik ve divanelik ayrımı üzerinden felsefi bir zeminde tartışıyor. Nilüfer Tanç, Mir'ât-i Cünûn metni etrafında delilik ile velilik arasındaki ironik ilişkiyi ele alıyor. İsa Kocakaplan, Dede Korkut'taki Deli Dönmez'in (Salur Kazan) hikâyesi üzerinden deliliğin kültürel hafızadaki yerini inceliyor. Mehmet Naci Önal, yazısında çağımızın toplumsal akıl tutulmalarına dikkat çekiyor. Fuzuli Bayat, mitolojik ve epik figürlerden modern kalabalıklara uzanan bir çizgide "deli" tipini fenomenolojik bir yaklaşımla gözler önüne seriyor. Kayhan Şahan, Gogol'ün Bir Delinin Anı Defteri adlı eseri üzerinden edebiyatta deliliğin anlatı imkânlarını tartışıyor.
Dosyadan bağımsız yazılarda ise Kemal Deniz, Arif Nihat Asya'nın öğrencilerinden Ömer Erdoğan ile yaptığı mülakatı ve Arif Nihat Asya'nın öğrencileri üzerindeki etkisini kaleme alıyor. Selim Babulluoğlu, "Neden hâlâ şiir?" sorusu üzerinden, şiirin bugünkü imkânlarını sorguluyor. Kadir Acı, yoksul bir köy çocuğunun müfettiş karşısında verdiği doğru cevapla aldığı küçük bir elma ödülünün, yıllar sonra bir edebiyatçı kimliğinin doğuşunda nasıl bir hatıraya ve manevi bir teşvike dönüştüğünü anlatıyor. Nuhan Nebi Çam ise büyük şehirde kaybolmuş bir insanın, yıllar süren kaçış ve saklanma hâli içindeki yalnızlığını ve kendine yabancılaşmasının hikâyesini dile getiriyor.
Bayram Durbilmez, Yağmur Koçyiğit, Tarık Özcan ve Aysen Akdemir de bu sayımıza şiirleriyle katkı sunuyorlar.
Kitaplık bölümümüz bu ay da dopdolu.
Türk Edebiyatı'nın bu uzun soluklu yolculuğuna destek olmak, dergimizi düzenli takip etmek isteyen okurlarımızı abone olmaya davet ediyoruz.
Herkese iyi okumalar dileriz…
Sevgili Türk Edebiyatı okurları,
1972 yılı ocak ayında ilk sayısıyla okuyucuları selamlayan dergimiz bugün elli dört yaşına ayak bastı. Yarım asırdan fazla devam eden bu çetin edebî yolculuğu başlatan kurucumuz Şeyhülmuharrirîn Ahmet Kabaklı'ya, onunla birlikte bu yolda yürüyen gönül erlerine ve dergimizi yaşatmak için her türlü fedakârlığı yapan siz değerli okuyucularımıza minnettarım. Yeni yılın ilk sayısında, insanlık tarihinin en kadim ve en çetrefilli meselelerinden biri olan "delilik" kavramını; tarihsel, kültürel, edebî, felsefi ve sanatsal boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir dosyamızın ilk bölümüyle huzurlarınızdayız.
Dosyamızın açılış yazısı Ayhan Erbay'a ait. Erbay, deliliği tarihsel, kültürel ve ruhsal bir kırılma hâli olarak ele alıyor; Antik Çağ'dan modern psikiyatriye, mistik vecd hâllerinden dijital çağın "delilik estetiği"ne uzanan geniş bir perspektif sunuyor. Mehmet Narlı, edebiyat ile delilik ilişkisinin tarihsel sürekliliğini İslam edebiyatları merkezinde tartışarak Leyla ile Mecnun'dan Osmanlı şiirine uzanan sembolik ve tasavvufi okumalar yapıyor. Ziya Avşar, Bursalı Celîlî'nin şairlikten deliliğe uzanan hayat hikâyesini anlatıyor. Selahaddin Halilov, aklın ötesine geçme fikrini delilik ve divanelik ayrımı üzerinden felsefi bir zeminde tartışıyor. Nilüfer Tanç, Mir'ât-i Cünûn metni etrafında delilik ile velilik arasındaki ironik ilişkiyi ele alıyor. İsa Kocakaplan, Dede Korkut'taki Deli Dönmez'in (Salur Kazan) hikâyesi üzerinden deliliğin kültürel hafızadaki yerini inceliyor. Mehmet Naci Önal, yazısında çağımızın toplumsal akıl tutulmalarına dikkat çekiyor. Fuzuli Bayat, mitolojik ve epik figürlerden modern kalabalıklara uzanan bir çizgide "deli" tipini fenomenolojik bir yaklaşımla gözler önüne seriyor. Kayhan Şahan, Gogol'ün Bir Delinin Anı Defteri adlı eseri üzerinden edebiyatta deliliğin anlatı imkânlarını tartışıyor.
Dosyadan bağımsız yazılarda ise Kemal Deniz, Arif Nihat Asya'nın öğrencilerinden Ömer Erdoğan ile yaptığı mülakatı ve Arif Nihat Asya'nın öğrencileri üzerindeki etkisini kaleme alıyor. Selim Babulluoğlu, "Neden hâlâ şiir?" sorusu üzerinden, şiirin bugünkü imkânlarını sorguluyor. Kadir Acı, yoksul bir köy çocuğunun müfettiş karşısında verdiği doğru cevapla aldığı küçük bir elma ödülünün, yıllar sonra bir edebiyatçı kimliğinin doğuşunda nasıl bir hatıraya ve manevi bir teşvike dönüştüğünü anlatıyor. Nuhan Nebi Çam ise büyük şehirde kaybolmuş bir insanın, yıllar süren kaçış ve saklanma hâli içindeki yalnızlığını ve kendine yabancılaşmasının hikâyesini dile getiriyor.
Bayram Durbilmez, Yağmur Koçyiğit, Tarık Özcan ve Aysen Akdemir de bu sayımıza şiirleriyle katkı sunuyorlar.
Kitaplık bölümümüz bu ay da dopdolu.
Türk Edebiyatı'nın bu uzun soluklu yolculuğuna destek olmak, dergimizi düzenli takip etmek isteyen okurlarımızı abone olmaya davet ediyoruz.
Herkese iyi okumalar dileriz…
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 230,00 | 230,00 |
| 2 | 119,60 | 239,20 |
| 3 | 82,80 | 248,40 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 230,00 | 230,00 |
| 2 | 119,60 | 239,20 |
| 3 | 82,80 | 248,40 |