"Tutulma", Sefer Örçen'in daha önceki şiirlerinden damıtarak hazırladığı, hem kişisel hem de toplumsal bir bellek çalışması niteliği taşıyor. Yazarın dizeleri, gökcisimlerinin birbirini örtmesi kadar doğal ama bir o kadar da sarsıcı geçişlerle ilerliyor; okuru gündelik duygulardan felsefi kavrayışlara, bireysel deneyimlerden toplumsal hafızaya taşıyor. Kitap, adını verdiği "tutulma" kavramının yalnızca astronomik değil, duygusal, kültürel ve entelektüel çağrışımlarını da tartışmaya açıyor. Şiirlerin satır aralarında hem Horkheimer'in "Akıl Tutulması"na göndermeler hem de aydınlanmanın kendi gölgesine düşmesi gibi düşünsel izlekler, yeni bir okuma deneyimi yaratıyor. Bu yönüyle eser, bir şiir kitabı olmanın ötesinde, akıl ve zaman kavramlarının toplumsal serüvenini içten bir dille ele alan bir felsefi yolculuk gibi okunuyor.
Örçen, "Akıl Tutulması" ve "Zaman Tutulması" başlıklarıyla açtığı bölümlerde bireysel gözlemlerini ve dizelerini, Batı düşüncesinin mitlerden akla, akıldan yabancılaşmaya uzanan serüveniyle harmanlıyor. Okur, bu harmanın içinde hem yazarın kendi şiir serüveninin evrimine hem de çağımızın ruh haline tanıklık ediyor. "Tutulma", aklın araçsallaşmasına ve zamanın hızla tüketime dönüşmesine karşı, şiirin imkânlarıyla yeni bir düşünme alanı açmaya çalışıyor. Böylece kitap, hem duygusal bir sığınak hem de entelektüel bir meydan okuma olarak raflarda yerini alıyor; okuru, hem kendi içindeki hem de çağının "tutulmalarını" görmeye ve yeniden düşünmeye davet ediyor.
"Tutulma", Sefer Örçen'in daha önceki şiirlerinden damıtarak hazırladığı, hem kişisel hem de toplumsal bir bellek çalışması niteliği taşıyor. Yazarın dizeleri, gökcisimlerinin birbirini örtmesi kadar doğal ama bir o kadar da sarsıcı geçişlerle ilerliyor; okuru gündelik duygulardan felsefi kavrayışlara, bireysel deneyimlerden toplumsal hafızaya taşıyor. Kitap, adını verdiği "tutulma" kavramının yalnızca astronomik değil, duygusal, kültürel ve entelektüel çağrışımlarını da tartışmaya açıyor. Şiirlerin satır aralarında hem Horkheimer'in "Akıl Tutulması"na göndermeler hem de aydınlanmanın kendi gölgesine düşmesi gibi düşünsel izlekler, yeni bir okuma deneyimi yaratıyor. Bu yönüyle eser, bir şiir kitabı olmanın ötesinde, akıl ve zaman kavramlarının toplumsal serüvenini içten bir dille ele alan bir felsefi yolculuk gibi okunuyor.
Örçen, "Akıl Tutulması" ve "Zaman Tutulması" başlıklarıyla açtığı bölümlerde bireysel gözlemlerini ve dizelerini, Batı düşüncesinin mitlerden akla, akıldan yabancılaşmaya uzanan serüveniyle harmanlıyor. Okur, bu harmanın içinde hem yazarın kendi şiir serüveninin evrimine hem de çağımızın ruh haline tanıklık ediyor. "Tutulma", aklın araçsallaşmasına ve zamanın hızla tüketime dönüşmesine karşı, şiirin imkânlarıyla yeni bir düşünme alanı açmaya çalışıyor. Böylece kitap, hem duygusal bir sığınak hem de entelektüel bir meydan okuma olarak raflarda yerini alıyor; okuru, hem kendi içindeki hem de çağının "tutulmalarını" görmeye ve yeniden düşünmeye davet ediyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 216,00 | 216,00 |
| 2 | 112,32 | 224,64 |
| 3 | 77,76 | 233,28 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 216,00 | 216,00 |
| 2 | 112,32 | 224,64 |
| 3 | 77,76 | 233,28 |