Bu eser, Kur'ân-ı Kerîm tilâvetinin günümüzdeki pratiğinde ortaya çıkan son derece hassas bir meseleyi ele almaktadır: uygulamalı tecvidin sağlıklı Kur'ân kıraatiyle olan ilişkisi ve bu kıraat biçiminden doğabilecek ses temelli işârî tefsir imkânları. Müellif, tilâvetin; telakkî, rivayet ve ittibâ' esasına dayanan tevkîfî bir ibadet olduğunu vurgulamakta; bu nedenle Kur'ân icrasının, naklin temel ilkeleri ve şer'î maksatlar ile sınırlandırılmadıkça, öznel ve zevk merkezli yorumlara açık bir alan olmadığını ortaya koymaktadır.
Eserde işârî tefsir, doğru ve sahih kıraatin tabiî bir uzantısı olarak ele alınmakta; tilâvetten bağımsız bir anlam üretim alanı olarak görülmemektedir. Bu çerçevede, Kur'ân sesini lafzın taşımadığı ve bağlamın doğrulamadığı sübjektif anlamların kaynağı hâline getiren yaklaşımlar eleştirilmekte; işârî yorumun ancak mütevatir ve sahih bir tilâvetten doğması, nazmın zahiriyle uyumlu olması ve şer'î edânın maksatlarına aykırı düşmemesi hâlinde meşru kabul edilebileceği temellendirilmektedir. Bu yönüyle geçerli işârî yorum, tedebbürü besleyen bir imkân olarak görülmekte, onun yerine ikame edilen bir yöntem olarak değil.
Kitap, anlam ufuklarını açan ve imanî tezevvuku derinleştiren disiplinli işâre ile; seslerin aşırı derecede teknikleştirilmesi yahut harflere Arap dili ve selef metodolojisiyle temellendirilemeyen anlamlar yüklenmesi sonucu ortaya çıkan tekellüflü işâre arasında açık bir ayrım yapmaktadır. Bu bağlamda, işârî tefsirin, bid'at içeren kıraat biçimlerini meşrulaştıran veya ses güzelliği adına sınırları aşan uygulamalara dayanak hâline getirilmesine karşı ciddi bir uyarı içermektedir.
Bu eser, Kur'ân-ı Kerîm tilâvetinin günümüzdeki pratiğinde ortaya çıkan son derece hassas bir meseleyi ele almaktadır: uygulamalı tecvidin sağlıklı Kur'ân kıraatiyle olan ilişkisi ve bu kıraat biçiminden doğabilecek ses temelli işârî tefsir imkânları. Müellif, tilâvetin; telakkî, rivayet ve ittibâ' esasına dayanan tevkîfî bir ibadet olduğunu vurgulamakta; bu nedenle Kur'ân icrasının, naklin temel ilkeleri ve şer'î maksatlar ile sınırlandırılmadıkça, öznel ve zevk merkezli yorumlara açık bir alan olmadığını ortaya koymaktadır.
Eserde işârî tefsir, doğru ve sahih kıraatin tabiî bir uzantısı olarak ele alınmakta; tilâvetten bağımsız bir anlam üretim alanı olarak görülmemektedir. Bu çerçevede, Kur'ân sesini lafzın taşımadığı ve bağlamın doğrulamadığı sübjektif anlamların kaynağı hâline getiren yaklaşımlar eleştirilmekte; işârî yorumun ancak mütevatir ve sahih bir tilâvetten doğması, nazmın zahiriyle uyumlu olması ve şer'î edânın maksatlarına aykırı düşmemesi hâlinde meşru kabul edilebileceği temellendirilmektedir. Bu yönüyle geçerli işârî yorum, tedebbürü besleyen bir imkân olarak görülmekte, onun yerine ikame edilen bir yöntem olarak değil.
Kitap, anlam ufuklarını açan ve imanî tezevvuku derinleştiren disiplinli işâre ile; seslerin aşırı derecede teknikleştirilmesi yahut harflere Arap dili ve selef metodolojisiyle temellendirilemeyen anlamlar yüklenmesi sonucu ortaya çıkan tekellüflü işâre arasında açık bir ayrım yapmaktadır. Bu bağlamda, işârî tefsirin, bid'at içeren kıraat biçimlerini meşrulaştıran veya ses güzelliği adına sınırları aşan uygulamalara dayanak hâline getirilmesine karşı ciddi bir uyarı içermektedir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 210,00 | 210,00 |
| 2 | 109,20 | 218,40 |
| 3 | 75,60 | 226,80 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 210,00 | 210,00 |
| 2 | 109,20 | 218,40 |
| 3 | 75,60 | 226,80 |