Osmanlı Devleti'nde klasik dönemde belediye hizmetleri, merkezi yönetimin atadığı görevliler ve vakıflar aracılığıyla yürütülmekteydi. Ancak 19. yüzyılda, özellikle ticari açıdan gelişmiş liman şehirlerinde yaşayan tüccar, banker ve yabancı unsurların artan talepleri bu yapının değişmesini zorunlu kıldı. Tanzimat döneminde merkezi hükümet, Kırım Savaşı sırasında İstanbul'a gelen yabancıların beklentilerini de dikkate alarak 1855'te Şehremaneti'ni kurdu. Bu kurum, modern belediyeciliğin ilk adımı olmakla birlikte beklenen başarıyı tam olarak sağlayamadı. Bunun üzerine 1857-1858 yıllarında Beyoğlu-Galata bölgesinde Altıncı Daire-i Belediye oluşturularak yeni bir düzenlemeye gidildi. Avrupa, özellikle de Fransız yerel yönetim modeli örnek alınarak başlatılan bu süreç, 1860'lardan itibaren İstanbul'un dışına da yayıldı. Mali zorluklara rağmen devlet, belediye teşkilatını geliştirmek için çeşitli hukuki düzenlemeler yaptı. 1877'de çıkarılan kanunlarla belediyelerin görev ve yetkileri belirgin hâle getirildi. Zamanla yaygınlaşan belediye meclisleri, sınırlı da olsa seçim uygulamalarıyla toplumsal düzeyde demokratik bilincin gelişmesine katkı sağladı. Bu yönüyle Osmanlı belediyeciliği, Cumhuriyet dönemindeki yerel yönetim anlayışının temelini oluşturdu. Arşiv belgeleri, salnameler ve birinci el kaynaklara dayanan bu çalışma; geleneksel düzenden modern belediyeciliğe geçişi tüm evreleriyle analiz etmektedir. Kitap, Osmanlı idari mirasının Türkiye Cumhuriyeti yerel yönetim geleneğine nasıl temel teşkil ettiğini merak eden okurlar için temel bir rehber niteliğindedir.
Osmanlı Devleti'nde klasik dönemde belediye hizmetleri, merkezi yönetimin atadığı görevliler ve vakıflar aracılığıyla yürütülmekteydi. Ancak 19. yüzyılda, özellikle ticari açıdan gelişmiş liman şehirlerinde yaşayan tüccar, banker ve yabancı unsurların artan talepleri bu yapının değişmesini zorunlu kıldı. Tanzimat döneminde merkezi hükümet, Kırım Savaşı sırasında İstanbul'a gelen yabancıların beklentilerini de dikkate alarak 1855'te Şehremaneti'ni kurdu. Bu kurum, modern belediyeciliğin ilk adımı olmakla birlikte beklenen başarıyı tam olarak sağlayamadı. Bunun üzerine 1857-1858 yıllarında Beyoğlu-Galata bölgesinde Altıncı Daire-i Belediye oluşturularak yeni bir düzenlemeye gidildi. Avrupa, özellikle de Fransız yerel yönetim modeli örnek alınarak başlatılan bu süreç, 1860'lardan itibaren İstanbul'un dışına da yayıldı. Mali zorluklara rağmen devlet, belediye teşkilatını geliştirmek için çeşitli hukuki düzenlemeler yaptı. 1877'de çıkarılan kanunlarla belediyelerin görev ve yetkileri belirgin hâle getirildi. Zamanla yaygınlaşan belediye meclisleri, sınırlı da olsa seçim uygulamalarıyla toplumsal düzeyde demokratik bilincin gelişmesine katkı sağladı. Bu yönüyle Osmanlı belediyeciliği, Cumhuriyet dönemindeki yerel yönetim anlayışının temelini oluşturdu. Arşiv belgeleri, salnameler ve birinci el kaynaklara dayanan bu çalışma; geleneksel düzenden modern belediyeciliğe geçişi tüm evreleriyle analiz etmektedir. Kitap, Osmanlı idari mirasının Türkiye Cumhuriyeti yerel yönetim geleneğine nasıl temel teşkil ettiğini merak eden okurlar için temel bir rehber niteliğindedir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 458,80 | 458,80 |
| 2 | 238,58 | 477,15 |
| 3 | 165,17 | 495,50 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 458,80 | 458,80 |
| 2 | 238,58 | 477,15 |
| 3 | 165,17 | 495,50 |