Günümüz dünyasını anlamlandırmak, artık sadece tanıdık sosyolojik kavramlarla mümkün değil. Çağımızın en özgün ve sarsıcı düşünürlerinden Byung-Chul Han, modern insanın "özgürlük" illüzyonu adı altında kendi kendinin kölesine dönüştüğü o ince çizgiyi cerrahi bir keskinlikle önümüze seriyor.
Bu çalışma, Hanın felsefi evreninin kalbine, yani onun kuramsallaştırdığı toplum tipolojilerine odaklanıyor. Foucaultnun hastanelerle, hapishanelerle ve "hayır"larla örülü Disiplin Toplumundan, geç modernizmin "yapabilirsin" mottosuyla parıldayan Performans Toplumuna geçişin izini sürüyor. Ancak Hanın sosyolojisi burada durmuyor; bu aşırı üretkenlik ve olumluluk çağının kaçınılmaz sonunu ilan ediyor: Yorgunluk Toplumu ve ruhun iflası anlamına gelen Tükenmişlik Toplumu.
Bireyin patron ile işçiyi aynı bedende eriterek kendi kendisini nasıl sömürdüğünü, İktidarın artık baskıyla değil, "Gönüllü Optimizasyon" ve "Şeffaflık" vaadiyle nasıl pürüzsüzleştiğini, Dijitalleşmenin insanı nasıl bir "Veri Toplumu" nesnesine dönüştürdüğünü Hanın kavramsal alet çantasıyla masaya yatırıyor. Byung-Chul Handa Toplum Tipolojileri, kapitalizmin yeni aşamasında ruhsal birer zombiye dönüşmek istemeyenler, sistemin görünmez prangalarını deşifre etmek ve "başka bir yaşam" ihtimalini sorgulamak isteyen herkes için bir manifesto niteliğinde.
"Bugünün öznesi, boyun eğdirecek bir öteki olmadığı için kendini özgür zanneder; oysa aslında bir efendisi olmadığı için köleleşmiştir."
Günümüz dünyasını anlamlandırmak, artık sadece tanıdık sosyolojik kavramlarla mümkün değil. Çağımızın en özgün ve sarsıcı düşünürlerinden Byung-Chul Han, modern insanın "özgürlük" illüzyonu adı altında kendi kendinin kölesine dönüştüğü o ince çizgiyi cerrahi bir keskinlikle önümüze seriyor.
Bu çalışma, Hanın felsefi evreninin kalbine, yani onun kuramsallaştırdığı toplum tipolojilerine odaklanıyor. Foucaultnun hastanelerle, hapishanelerle ve "hayır"larla örülü Disiplin Toplumundan, geç modernizmin "yapabilirsin" mottosuyla parıldayan Performans Toplumuna geçişin izini sürüyor. Ancak Hanın sosyolojisi burada durmuyor; bu aşırı üretkenlik ve olumluluk çağının kaçınılmaz sonunu ilan ediyor: Yorgunluk Toplumu ve ruhun iflası anlamına gelen Tükenmişlik Toplumu.
Bireyin patron ile işçiyi aynı bedende eriterek kendi kendisini nasıl sömürdüğünü, İktidarın artık baskıyla değil, "Gönüllü Optimizasyon" ve "Şeffaflık" vaadiyle nasıl pürüzsüzleştiğini, Dijitalleşmenin insanı nasıl bir "Veri Toplumu" nesnesine dönüştürdüğünü Hanın kavramsal alet çantasıyla masaya yatırıyor. Byung-Chul Handa Toplum Tipolojileri, kapitalizmin yeni aşamasında ruhsal birer zombiye dönüşmek istemeyenler, sistemin görünmez prangalarını deşifre etmek ve "başka bir yaşam" ihtimalini sorgulamak isteyen herkes için bir manifesto niteliğinde.
"Bugünün öznesi, boyun eğdirecek bir öteki olmadığı için kendini özgür zanneder; oysa aslında bir efendisi olmadığı için köleleşmiştir."
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 308,00 | 308,00 |
| 2 | 160,16 | 320,32 |
| 3 | 110,88 | 332,64 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 308,00 | 308,00 |
| 2 | 160,16 | 320,32 |
| 3 | 110,88 | 332,64 |