Guillaume Sibertin-Blanc, bu çarpıcı incelemesinde, Gilles Deleuze ve Félix Guattarinin ortak eserlerindeki Devlet sorunlarına derinlemesine bir bakış sunuyor. Anti Oidipus ve Bin Yayla ekseninde şekillenen bu eser, devletin kökenine dair bildiğimiz antropolojik ve tarihsel varsayımları sarsarak bizi Urstaat (Köken Devlet) kavramıyla yüzleştiriyor. Yazar, devlet formunun sadece tarihsel ve nesnel bir gerçeklik olmadığını; aynı zamanda öznel, psişik ve dürtüsel bir arzu düzlemiyle birlikte üretildiğini savunuyor.
Karl Marxın tarihsel materyalizmi ile şizoanaliz arasında özgün bir bağ kuran eser, devleti hem bir iktidar aygıtı hem de kolektif bir öznelleşme sistemi olarak ele alıyor. Pierre Clastresin devlete karşı toplum tezi ve Marshall Sahlinsin ekonomik antropoloji çalışmalarıyla girilen verimli diyaloglar sayesinde, devletin ortaya çıkışına dair evrimci açıklamaların açmazları birer birer aşılıyor. Devlet iktidarının neden kimi zaman akıl dışı ve ani şiddet biçimlerine büründüğü veya toplumların devlet tarafından boyunduruk altına alınmayı nasıl arzulayabildiği gibi kilit sorular, Spinozadan Freuda uzanan geniş bir tartışma zemininde sarsıcı yanıtlar buluyor.
İktidarın kökenine ve devlet aygıtının mekanizmalarına dair ezber bozan bir felsefi okuma sunan bu metin, siyaset felsefesi ve çağdaş düşünceyle ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.
Devletin, kapitalist kuşatma süreçleri içinde nasıl yeniden düzenlendiğini anlamak isteyen okurları kışkırtıcı bir düşünce serüvenine davet ediyor
Guillaume Sibertin-Blanc, bu çarpıcı incelemesinde, Gilles Deleuze ve Félix Guattarinin ortak eserlerindeki Devlet sorunlarına derinlemesine bir bakış sunuyor. Anti Oidipus ve Bin Yayla ekseninde şekillenen bu eser, devletin kökenine dair bildiğimiz antropolojik ve tarihsel varsayımları sarsarak bizi Urstaat (Köken Devlet) kavramıyla yüzleştiriyor. Yazar, devlet formunun sadece tarihsel ve nesnel bir gerçeklik olmadığını; aynı zamanda öznel, psişik ve dürtüsel bir arzu düzlemiyle birlikte üretildiğini savunuyor.
Karl Marxın tarihsel materyalizmi ile şizoanaliz arasında özgün bir bağ kuran eser, devleti hem bir iktidar aygıtı hem de kolektif bir öznelleşme sistemi olarak ele alıyor. Pierre Clastresin devlete karşı toplum tezi ve Marshall Sahlinsin ekonomik antropoloji çalışmalarıyla girilen verimli diyaloglar sayesinde, devletin ortaya çıkışına dair evrimci açıklamaların açmazları birer birer aşılıyor. Devlet iktidarının neden kimi zaman akıl dışı ve ani şiddet biçimlerine büründüğü veya toplumların devlet tarafından boyunduruk altına alınmayı nasıl arzulayabildiği gibi kilit sorular, Spinozadan Freuda uzanan geniş bir tartışma zemininde sarsıcı yanıtlar buluyor.
İktidarın kökenine ve devlet aygıtının mekanizmalarına dair ezber bozan bir felsefi okuma sunan bu metin, siyaset felsefesi ve çağdaş düşünceyle ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.
Devletin, kapitalist kuşatma süreçleri içinde nasıl yeniden düzenlendiğini anlamak isteyen okurları kışkırtıcı bir düşünce serüvenine davet ediyor
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 177,10 | 177,10 |
| 2 | 92,09 | 184,18 |
| 3 | 63,76 | 191,27 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 177,10 | 177,10 |
| 2 | 92,09 | 184,18 |
| 3 | 63,76 | 191,27 |