Sosyalist hareketin "yükselişi" denince öncelikle '68 kuşağı anılır ve hatırlanır. Toplumsal olarak daha geniş bir etki uyandırmış, siyasal hareketliliği daha da görünür kılmış '78'liler "daha az önemli" bir etkileri olmuş gibi sayılır. Oysa bütün yanlışları ve acılarıyla beraber '78'lilerde büyük bir adanmışlık, müdahale etme arzusu ve yapabilirlik tecrübesi vardı; '68 hareketinin devamcıları olarak girdikleri bu yolda, ayrı bir hikâye yaratmaya çalışmışlardı. Devrimciler, bu hikâyenin ayrıntılarına eğilerek kuşağın "kolektif bir biyografi"sini oluşturmayı deniyor.
1974-1980 döneminin devrimcileri, yerleşmiş adıyla '78'liler nasıl solcu oldular? Nasıl okudular, öğrendiler, örgütlendiler, kendilerini nasıl adadılar? Aileleriyle, halkla, birbirleriyle, kadınlıkla-erkeklikle, şiddetle, ölümle nasıl ilişki kurdular? Neye inandılar, neyi göze aldılar, nerede yanıldılar? Ve 12 Eylül, bütün bunları nasıl mühürledi?
Tanıl Bora, 1974-1980 arasında devrimci örgütlerde yer almış, o örgütleri hayatları saymış kuşağın mensuplarının anılarından, nehir söyleşilerinden ve biyografilerinden hareketle, onların kendi sözlerini, özgün söyleyişlerini bir araya getirerek kendilerine tuttukları aynadaki ortak suretin izini sürüyor. Neyi nasıl gördüklerini, nasıl tasavvur ettiklerini, karşılarında beliren somut neticeleri, akıllarından ve gönüllerinden geçenleri onların hatırladıkları biçimiyle aktarıyor, "anıları birbiriyle diyaloga sokuyor"... Hafızanın, hatırlamanın imkânları kadar kısıtlarını da hesaba katan bir kuşak biyografisi…
"Çizilmeye çalışılan biyografik portre kesinlikle bir ideal tipin değil, kesinlikle bir ortalamanın değil; değişik meşrepleriyle, yönelimleriyle, tarzlarıyla, olanca çoğulluğuyla devrimcilerin portresidir."
- Tanıl Bora
Sosyalist hareketin "yükselişi" denince öncelikle '68 kuşağı anılır ve hatırlanır. Toplumsal olarak daha geniş bir etki uyandırmış, siyasal hareketliliği daha da görünür kılmış '78'liler "daha az önemli" bir etkileri olmuş gibi sayılır. Oysa bütün yanlışları ve acılarıyla beraber '78'lilerde büyük bir adanmışlık, müdahale etme arzusu ve yapabilirlik tecrübesi vardı; '68 hareketinin devamcıları olarak girdikleri bu yolda, ayrı bir hikâye yaratmaya çalışmışlardı. Devrimciler, bu hikâyenin ayrıntılarına eğilerek kuşağın "kolektif bir biyografi"sini oluşturmayı deniyor.
1974-1980 döneminin devrimcileri, yerleşmiş adıyla '78'liler nasıl solcu oldular? Nasıl okudular, öğrendiler, örgütlendiler, kendilerini nasıl adadılar? Aileleriyle, halkla, birbirleriyle, kadınlıkla-erkeklikle, şiddetle, ölümle nasıl ilişki kurdular? Neye inandılar, neyi göze aldılar, nerede yanıldılar? Ve 12 Eylül, bütün bunları nasıl mühürledi?
Tanıl Bora, 1974-1980 arasında devrimci örgütlerde yer almış, o örgütleri hayatları saymış kuşağın mensuplarının anılarından, nehir söyleşilerinden ve biyografilerinden hareketle, onların kendi sözlerini, özgün söyleyişlerini bir araya getirerek kendilerine tuttukları aynadaki ortak suretin izini sürüyor. Neyi nasıl gördüklerini, nasıl tasavvur ettiklerini, karşılarında beliren somut neticeleri, akıllarından ve gönüllerinden geçenleri onların hatırladıkları biçimiyle aktarıyor, "anıları birbiriyle diyaloga sokuyor"... Hafızanın, hatırlamanın imkânları kadar kısıtlarını da hesaba katan bir kuşak biyografisi…
"Çizilmeye çalışılan biyografik portre kesinlikle bir ideal tipin değil, kesinlikle bir ortalamanın değil; değişik meşrepleriyle, yönelimleriyle, tarzlarıyla, olanca çoğulluğuyla devrimcilerin portresidir."
- Tanıl Bora
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 531,30 | 531,30 |
| 2 | 276,28 | 552,55 |
| 3 | 191,27 | 573,80 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 531,30 | 531,30 |
| 2 | 276,28 | 552,55 |
| 3 | 191,27 | 573,80 |