Gündüz Vassaf'ın Neandros'a çektiği küreklerin sesinde bir balık gibi yuvalanan harfler ve Dilek Hekimoğlu'nun
fırçasının batıp çıktığı mürekkeple Neandros, çaba göstermeden kendi kendine var olmanın, uygarlığımız için artık bir destana dönüştüğünü gösterse de; onların Neandros'u yaşayışlarındaki saflıkla bir umut doğuyor yüreklere. Belki de mesele, tıpkı onların ve Neandros'un yaptığı gibi, "kendilik hali"ni her an yaşatabilmekte.
- Ahsen Küçükikiz
Uygarlık tarihinden milli kimliklere, algoritmalarla gözetleyen ve denetleyen şirket ve devletlere, denize yabancı teknecilere, bin iki yüz yıl sonra yıkık şapelindeki coşkunluklara, varlığı adayla bütünleşen garibana uzanan bu destan, bir şairin rüyası. Dilek Hekimoğlu'nun resimlerinin eşlik ettiği Neandros Destanı, dünyayı, başkalarını ve kendi varlığımızı yeniden görmeye davet ediyor.
- Bige Örer
Neandros Destanı, ıssız bir adadan insanın dünyayla kurduğu ilişkiye uzanırken destan, mit ve gerçeklik arasındaki sınırları yerinden oynatır.
- Fatoş Asya Akbay
Bilge Karasu'nun Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı'nda, ikonoklazmın hüküm sürdüğü Konstantinopolis'ten kaçan Bizanslı keşiş Andronikos'un, yasaklanmış imgelerin ve inançların sığınağıdır Neandros. Gündüz Vassaf şimdi, Halikarnas Balıkçısı'nın izinde, mavi yolculuğuna çıkıyor, insanın kendine biçtiği seviyi yeniden tartıyor. Bu yolculuğun belki de en yalın pusulası şu iki dizede saklı:
Sevmeyi bilmeden Tanrı aranmamalı.
- Efe Murad
Neandros Destanı, Gündüz Vassaf'ın kılavuz şairliğinde geçmişe eski bir yolculuk. Yolun bir anlam, yolculuğun bir anlam arayışı olduğu zamanların bekçisi bir adaya, Neandros'a.
"Yunusların sevdiği sular"dan bugünün kendinden başka canlı tanımayan insanın işgalindeki yeryüzünün yalınlığına. Kılavuz Şairin "türümün tufanı" dediği, insansoyunun saldırısına karşı Neandros'ta saklı duran o lirik anlama, yalınlığa epik bir yolculuk.
- Haydar Ergülen
Sevgili Gündüz Vassaf'ın şiir kitabı, adı üstünde bir destan. Biz Neandros'u, "Tavşan Adası" diye biliyoruz; Sait Faik'in balıkçıları ise "Balıkçı Adası"... "Neandros", doğrudan bir çağrışımla "Homeros"a taşıdı beni; "Destan" da elbette bu bağlamda İlyada ve Odysseia'ya... Küçük ve ıssız bir adanın uygarca yok edilişini niçin destanlaştırıyor Gündüz? Çünkü koskoca bir yerkürenin, hırsına yenilmiş acımasızlar tarafından vandalca yok edilişini, o bir zamanlar, tavşanların arkadaşı Robenson'un dolaştığı ıssız adasında tümüyle görüyoruz da ondan! Gündüz, Ahmet Muhip Dıranas'ın o ağır ağıdına verdiği adla "Yağma"yı ve "doğa dersi"nden sınıfta kalanları anlatıyor Neandros Destanı'nda.
- Hilmi Yavuz
Gündüz Vassaf'ın Neandros'a çektiği küreklerin sesinde bir balık gibi yuvalanan harfler ve Dilek Hekimoğlu'nun
fırçasının batıp çıktığı mürekkeple Neandros, çaba göstermeden kendi kendine var olmanın, uygarlığımız için artık bir destana dönüştüğünü gösterse de; onların Neandros'u yaşayışlarındaki saflıkla bir umut doğuyor yüreklere. Belki de mesele, tıpkı onların ve Neandros'un yaptığı gibi, "kendilik hali"ni her an yaşatabilmekte.
- Ahsen Küçükikiz
Uygarlık tarihinden milli kimliklere, algoritmalarla gözetleyen ve denetleyen şirket ve devletlere, denize yabancı teknecilere, bin iki yüz yıl sonra yıkık şapelindeki coşkunluklara, varlığı adayla bütünleşen garibana uzanan bu destan, bir şairin rüyası. Dilek Hekimoğlu'nun resimlerinin eşlik ettiği Neandros Destanı, dünyayı, başkalarını ve kendi varlığımızı yeniden görmeye davet ediyor.
- Bige Örer
Neandros Destanı, ıssız bir adadan insanın dünyayla kurduğu ilişkiye uzanırken destan, mit ve gerçeklik arasındaki sınırları yerinden oynatır.
- Fatoş Asya Akbay
Bilge Karasu'nun Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı'nda, ikonoklazmın hüküm sürdüğü Konstantinopolis'ten kaçan Bizanslı keşiş Andronikos'un, yasaklanmış imgelerin ve inançların sığınağıdır Neandros. Gündüz Vassaf şimdi, Halikarnas Balıkçısı'nın izinde, mavi yolculuğuna çıkıyor, insanın kendine biçtiği seviyi yeniden tartıyor. Bu yolculuğun belki de en yalın pusulası şu iki dizede saklı:
Sevmeyi bilmeden Tanrı aranmamalı.
- Efe Murad
Neandros Destanı, Gündüz Vassaf'ın kılavuz şairliğinde geçmişe eski bir yolculuk. Yolun bir anlam, yolculuğun bir anlam arayışı olduğu zamanların bekçisi bir adaya, Neandros'a.
"Yunusların sevdiği sular"dan bugünün kendinden başka canlı tanımayan insanın işgalindeki yeryüzünün yalınlığına. Kılavuz Şairin "türümün tufanı" dediği, insansoyunun saldırısına karşı Neandros'ta saklı duran o lirik anlama, yalınlığa epik bir yolculuk.
- Haydar Ergülen
Sevgili Gündüz Vassaf'ın şiir kitabı, adı üstünde bir destan. Biz Neandros'u, "Tavşan Adası" diye biliyoruz; Sait Faik'in balıkçıları ise "Balıkçı Adası"... "Neandros", doğrudan bir çağrışımla "Homeros"a taşıdı beni; "Destan" da elbette bu bağlamda İlyada ve Odysseia'ya... Küçük ve ıssız bir adanın uygarca yok edilişini niçin destanlaştırıyor Gündüz? Çünkü koskoca bir yerkürenin, hırsına yenilmiş acımasızlar tarafından vandalca yok edilişini, o bir zamanlar, tavşanların arkadaşı Robenson'un dolaştığı ıssız adasında tümüyle görüyoruz da ondan! Gündüz, Ahmet Muhip Dıranas'ın o ağır ağıdına verdiği adla "Yağma"yı ve "doğa dersi"nden sınıfta kalanları anlatıyor Neandros Destanı'nda.
- Hilmi Yavuz
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 300,30 | 300,30 |
| 2 | 156,16 | 312,31 |
| 3 | 108,11 | 324,32 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 300,30 | 300,30 |
| 2 | 156,16 | 312,31 |
| 3 | 108,11 | 324,32 |