Yirmi birinci yüzyılın en belirgin dönüşümlerinden biri, mekânın anlamının değişmesidir. Küreselleşme ve dijitalleşme süreçleri, şehirleri yalnızca coğrafi sınırlarla tanımlanan yerleşimler olmaktan çıkararak, kimlik sahibi deneyim tasarlayan ve değer önerisi sunan çok katmanlı markalara dönüştürmüştür. Artık şehirler; yalnızca ziyaret edilen değil, takip edilen, etkileşime girilen, deneyimlenen, dijital ortamda sunulan ve yeniden üretilen yapılardır. Bu dönüşüm, şehir markalaşmasını klasik tanıtım faaliyetlerinin ötesine taşımakta; stratejik, bütüncül ve veri temelli bir yönetim anlayışını zorunlu kılmaktadır. Çalışma, marka kavramının tarihsel gelişiminden başlayarak çağdaş marka sistemine, dijital iletişimin unsurlarına ve şehir markaların dijital ortamlardaki temsil biçimlerine uzanan kapsamlı bir çerçeve ortaya koymaktadır. Bu yönüyle eser, yalnızca kavramları yan yana getiren değil; aralarındaki ilişkileri analitik bir bütünlük içinde kuran bir çalışma niteliğindedir. Bu kitap çalışması, şehir markalaşmasının yalnızca görsel kimlik ve slogan üretmekten ibaret olmadığını; kimlik, imaj, deneyim, dijital görünürlük ve paydaş katılımı gibi unsurların eşgüdümlü biçimde yönetilmesini gerektirdiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Dijital iletişim araçlarının sunduğu olanaklar kadar barındırdığı risklere de dikkat çekilmesi çalışmanın çok yönlü bakış açısını vurgulamaktadır. Şehir markalaşmasının bütüncül, veri odaklı ve deneyim temelli bir yönetim anlayışı gerektirdiğine işaret eden çalışma kapsamında geliştirilen dijital iletişim modeli ise İstanbul özelinde olmakla birlikte markalaşma yolculuğunda olan ve/veya marka iletişim süreçlerini yöneten diğer şehirler için de yol gösterici niteliktedir.
Prof. Dr. Hatun Boztepe Taşkıran
Yirmi birinci yüzyılın en belirgin dönüşümlerinden biri, mekânın anlamının değişmesidir. Küreselleşme ve dijitalleşme süreçleri, şehirleri yalnızca coğrafi sınırlarla tanımlanan yerleşimler olmaktan çıkararak, kimlik sahibi deneyim tasarlayan ve değer önerisi sunan çok katmanlı markalara dönüştürmüştür. Artık şehirler; yalnızca ziyaret edilen değil, takip edilen, etkileşime girilen, deneyimlenen, dijital ortamda sunulan ve yeniden üretilen yapılardır. Bu dönüşüm, şehir markalaşmasını klasik tanıtım faaliyetlerinin ötesine taşımakta; stratejik, bütüncül ve veri temelli bir yönetim anlayışını zorunlu kılmaktadır. Çalışma, marka kavramının tarihsel gelişiminden başlayarak çağdaş marka sistemine, dijital iletişimin unsurlarına ve şehir markaların dijital ortamlardaki temsil biçimlerine uzanan kapsamlı bir çerçeve ortaya koymaktadır. Bu yönüyle eser, yalnızca kavramları yan yana getiren değil; aralarındaki ilişkileri analitik bir bütünlük içinde kuran bir çalışma niteliğindedir. Bu kitap çalışması, şehir markalaşmasının yalnızca görsel kimlik ve slogan üretmekten ibaret olmadığını; kimlik, imaj, deneyim, dijital görünürlük ve paydaş katılımı gibi unsurların eşgüdümlü biçimde yönetilmesini gerektirdiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Dijital iletişim araçlarının sunduğu olanaklar kadar barındırdığı risklere de dikkat çekilmesi çalışmanın çok yönlü bakış açısını vurgulamaktadır. Şehir markalaşmasının bütüncül, veri odaklı ve deneyim temelli bir yönetim anlayışı gerektirdiğine işaret eden çalışma kapsamında geliştirilen dijital iletişim modeli ise İstanbul özelinde olmakla birlikte markalaşma yolculuğunda olan ve/veya marka iletişim süreçlerini yöneten diğer şehirler için de yol gösterici niteliktedir.
Prof. Dr. Hatun Boztepe Taşkıran
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 591,60 | 591,60 |
| 2 | 307,63 | 615,26 |
| 3 | 212,98 | 638,93 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 591,60 | 591,60 |
| 2 | 307,63 | 615,26 |
| 3 | 212,98 | 638,93 |