İmrenler (Balganda), doğal ve beşerî özellikleri birbirinden farklı olan Orta Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında geçiş oluşturan Sultan Dağlarının (Phrygia Parareos) Beyşehir Gölü Ovasına bakan güneybatı alt yamacında yer alır. Sıralar halinde yüksek tepelik alanlardan oluşan Toros Dağları ve Sultan Dağları arasındaki çukur alanda bulunan Beyşehir Gölü Ovası (Killanion Ovası), birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı gibi Doğu ve Orta Anadolu ile Akdeniz ve Batı Anadolu kültürlerinin geçiş bölgesi konumunda yer alır.
Bu ovayı doğusundan dik bir duvar gibi sınırlayan Sultan Dağlarının eteğinde, büyük bir vadisi olan Başpınar Çayının başlangıcında açığa çıkan Başpınar Kaynağı ve bu kaynağın hemen yanında bulunan Başpınar Mağaraları, tarih öncesi dönemlerden beri birçok insan topluluğunun dikkatini çekmiştir. Bu toplulukların başında Hititler gelir. MÖ 2000-1500 yılları arasında Beyşehir Gölü Havzasına egemen olan Hititler, tarihte su medeniyeti devleti olarak tanınır.
Eflatun Pınarı Su Anıtını yapan bu medeniyet, Başpınar Kaynağını da keşfederek bu kaynağı yer altı tanrılarının nefesi olarak algılayıp kutsamış ve burada kurban kesmeye başlamış olmalıdır. Bundan dolayı da burayı tanımlarken kurban kesilen yer anlamına gelen Balganda adını vermişlerdir. O tarihten günümüze Balganda, bölgeye hâkim olan çok sayıda devlet ve özellikle Türkler tarafından da kutsal bilinmeye devam etmiş ve bu isim yakın zamana kadar hiç değiştirilmemiştir.
1963 yılında İmrenler adını alan Balganda, Ilgın Gölü Havzasından Beyşehir Gölü kıyısına kadar kuş uçuşu 23 km uzunluğunda geniş bir araziye sahiptir. Günümüzde Konyaya bağlı Beyşehir, Hüyük, Ilgın ve Doğanhisar ilçeleri ile sınırı bulunmaktadır.
Balganda, geçmişte Konya Sancağının en kalabalık köyleri arasında yer aldığı gibi aynı tarihlerde tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde de ileri düzeylere ulaşmıştır. Yoğun tarımsal faaliyetlerinin sonucu olarak, ortalama 50 lt/sn debisi ile bölgenin en büyük kaynaklarından biri olan Başpınar Çayı (Selçayı) vadisinde art arda beş adet su değirmeni inşa edilmiştir. Bu değirmenlerde hem Balgandanın hem de çevresinde bulunan birçok köyün buğdayları öğütülerek un haline getirilmiştir.
Tüm yıl boyunca çalıştırılan değirmenlere gelen çevre köylerin halkı ile önemli kültürel kaynaşmalar doğduğu gibi Balgandanın çok tanınır ve bilinir olması da sağlanmıştır.
Buna karşılık doğal ve beşerî coğrafi özellikleri nedeniyle son derece önemli jeostratejik bir konuma sahip olan İmrenlerin (Balgandanın) bu önemini veren genel özellikleri hakkında yazılmış derli toplu bilimsel bir eser maalesef yok denecek kadar azdır. Bu konuda ilk eser, 2000 yılında Hasan Narin tarafından yazılan ancak yayımlanmayan İmrenler Kasabası adlı çalışmadır.
Bu eserde İmrenlerin bazı tarihî, coğrafi ve kültürel özellikleri hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Kitabın en önemli ve en geniş bölümünü, 1904 nüfus kayıt defteri ile 1970e kadar olan kayıtlara dayanarak Balgandada yaşayan insanların soyadlarına göre sülale ve lakapları oluşturmaktadır.
İmrenler hakkında basılarak yayımlanan ilk kitap, İmrenler Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından desteklenen ve Sümeyra Sivrikaya Balcı tarafından yazılarak 2019 yılında yayımlanan Balgandadan İmrenlere adlı kitaptır. Bu eserde de İmrenlerin bazı tarih, coğrafya ve kültürel özellikleri hakkında kısa bilgilere yer verilmiştir.
İmrenler hakkında yazılmış en yeni eser, Yusuf Küçükdağ ve Barış Sarıköse tarafından kaleme alınarak 2025 yılında yayımlanan İmrenler (Balganda) adlı kitaptır. Başlangıcında İmrenlerin bazı özellikleri hakkında çok kısa bilgiler verilen kitabın büyük bir bölümü, 1844-1845 yıllarına ait Balganda Köyünün Temettuat Kayıtlarının Osmanlıcadan günümüz Türkçesine tercümesini içermektedir. Burada o yıllarda Balgandada yaşayan hane reislerinin meslekleri, sahip oldukları mal varlıkları ve bunlardan alınan vergilerin miktarları açıklanmaktadır.
Görüldüğü üzere, 3500-4000 yıllık tarihî bir geçmişe sahip olan İmrenlerin (Balgandanın) doğal ve beşerî özelliklerinin bütüncül biçimde anlatıldığı bir başvuru kitabı veya bir İmrenler Monografyası maalesef bulunmamaktadır. Bu büyük eksikliği gidermek amacıyla uzun yıllar süren çalışmaların ardından İMRENLER (BALGANDA): Coğrafya – Tarih – Kültür isimli bu eser hazırlanmıştır.
Kitabın hazırlanmasında temel kaynak, ömrümün büyük bölümünü geçirdiğim İmrenlerdeki çocukluk yıllarımdan günümüze kadar süren gözlem, inceleme ve yaşantılarıma dayanan bilgi birikimim olmuştur. Bunun yanı sıra gerek Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğündeki (MTA) görevim sırasında, gerekse Kırşehir Ahi Evran Üniversitesindeki öğretim üyeliğim süresince edindiğim araştırma ve tecrübelerden yararlandım. Ayrıca İmrenleri doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren çok sayıda makale, kitap, tez ve araştırma raporunu inceleme fırsatı buldum.
Üniversite hayatımda benim için son derece önemli olaylardan biri, Dr. Murat Poyraz hocamla tanışmam ve aynı bölümde, yani Coğrafya Bölümünde birlikte görev yapmamız olmuştur. Bu süreçten sonra İmrenler Monografyası ile ilgili çalışmaları Murat hocayla birlikte yürüttük. Bu zaman zarfında İmrenleri (Balgandayı) doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren çok sayıda makale, kitap, bitirme tezi, rapor, dergi ve benzeri yazılı çalışmaları birlikte değerlendirdik.
Kitabın hazırlanmasında yazılı kaynakların yanı sıra, İmrenlerde yaşayan ve yörenin hafızası niteliğinde olan yaşlı ve bilgili kişilerden elde ettiğimiz sözlü bilgiler de büyük önem taşımaktadır. Bu kişilerle yaptığımız görüşmeler kayıt altına alınmış ve daha sonra değerlendirilerek çözümlenmiştir.
Uzun araştırmalar sonucunda hazırlanan bu kitabın ortaya çıkmasında çok sayıda kişinin katkısı olmuştur. Öncelikle sözlü bilgilerine başvurduğumuz İmrenler halkından Yusuf Küçükpınar, Ali Nazik, Mevlüt Aras, Yusuf Bulut, Hüseyin Duyar, Ahmet Sallabaş, Mehmet Ali Çaylak, Süleyman Şahinkaya, Mehmet Uysal ve Sefa Çiğdeme içten teşekkürlerimi sunarım.
Ayrıca bazı kaynaklara ulaşmamda yardımcı olan ve bilgi ile görüşlerinden yararlandığım Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Prehistorya Bölümünden Prof. Dr. Rukiye Akdoğana, Selçuk Üniversitesi Ali Akkanat Turizm Fakültesinden Doç. Dr. Mustafa Arslana ve Hasan Narine teşekkür ederim.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden Doç. Dr. Özlem Poyraza ise gerek 3329 Numaralı Kıreli Müslim Nüfus Defterinin gerekse diğer bazı Osmanlı arşiv belgelerinin okunması konusundaki değerli katkıları için ayrıca teşekkür ederim.
Son olarak, bu eserin yayımlanmasında sağladıkları destek nedeniyle İmrenler Vakfı Başkanı Halil Günala, Başkan Yardımcısı Hasan Gültekine ve Vakıf Mütevelli Heyeti üyelerine teşekkürlerimi sunarım.
Lütfi Nazik
İmrenler, 2026
İmrenler (Balganda), doğal ve beşerî özellikleri birbirinden farklı olan Orta Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında geçiş oluşturan Sultan Dağlarının (Phrygia Parareos) Beyşehir Gölü Ovasına bakan güneybatı alt yamacında yer alır. Sıralar halinde yüksek tepelik alanlardan oluşan Toros Dağları ve Sultan Dağları arasındaki çukur alanda bulunan Beyşehir Gölü Ovası (Killanion Ovası), birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı gibi Doğu ve Orta Anadolu ile Akdeniz ve Batı Anadolu kültürlerinin geçiş bölgesi konumunda yer alır.
Bu ovayı doğusundan dik bir duvar gibi sınırlayan Sultan Dağlarının eteğinde, büyük bir vadisi olan Başpınar Çayının başlangıcında açığa çıkan Başpınar Kaynağı ve bu kaynağın hemen yanında bulunan Başpınar Mağaraları, tarih öncesi dönemlerden beri birçok insan topluluğunun dikkatini çekmiştir. Bu toplulukların başında Hititler gelir. MÖ 2000-1500 yılları arasında Beyşehir Gölü Havzasına egemen olan Hititler, tarihte su medeniyeti devleti olarak tanınır.
Eflatun Pınarı Su Anıtını yapan bu medeniyet, Başpınar Kaynağını da keşfederek bu kaynağı yer altı tanrılarının nefesi olarak algılayıp kutsamış ve burada kurban kesmeye başlamış olmalıdır. Bundan dolayı da burayı tanımlarken kurban kesilen yer anlamına gelen Balganda adını vermişlerdir. O tarihten günümüze Balganda, bölgeye hâkim olan çok sayıda devlet ve özellikle Türkler tarafından da kutsal bilinmeye devam etmiş ve bu isim yakın zamana kadar hiç değiştirilmemiştir.
1963 yılında İmrenler adını alan Balganda, Ilgın Gölü Havzasından Beyşehir Gölü kıyısına kadar kuş uçuşu 23 km uzunluğunda geniş bir araziye sahiptir. Günümüzde Konyaya bağlı Beyşehir, Hüyük, Ilgın ve Doğanhisar ilçeleri ile sınırı bulunmaktadır.
Balganda, geçmişte Konya Sancağının en kalabalık köyleri arasında yer aldığı gibi aynı tarihlerde tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde de ileri düzeylere ulaşmıştır. Yoğun tarımsal faaliyetlerinin sonucu olarak, ortalama 50 lt/sn debisi ile bölgenin en büyük kaynaklarından biri olan Başpınar Çayı (Selçayı) vadisinde art arda beş adet su değirmeni inşa edilmiştir. Bu değirmenlerde hem Balgandanın hem de çevresinde bulunan birçok köyün buğdayları öğütülerek un haline getirilmiştir.
Tüm yıl boyunca çalıştırılan değirmenlere gelen çevre köylerin halkı ile önemli kültürel kaynaşmalar doğduğu gibi Balgandanın çok tanınır ve bilinir olması da sağlanmıştır.
Buna karşılık doğal ve beşerî coğrafi özellikleri nedeniyle son derece önemli jeostratejik bir konuma sahip olan İmrenlerin (Balgandanın) bu önemini veren genel özellikleri hakkında yazılmış derli toplu bilimsel bir eser maalesef yok denecek kadar azdır. Bu konuda ilk eser, 2000 yılında Hasan Narin tarafından yazılan ancak yayımlanmayan İmrenler Kasabası adlı çalışmadır.
Bu eserde İmrenlerin bazı tarihî, coğrafi ve kültürel özellikleri hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Kitabın en önemli ve en geniş bölümünü, 1904 nüfus kayıt defteri ile 1970e kadar olan kayıtlara dayanarak Balgandada yaşayan insanların soyadlarına göre sülale ve lakapları oluşturmaktadır.
İmrenler hakkında basılarak yayımlanan ilk kitap, İmrenler Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından desteklenen ve Sümeyra Sivrikaya Balcı tarafından yazılarak 2019 yılında yayımlanan Balgandadan İmrenlere adlı kitaptır. Bu eserde de İmrenlerin bazı tarih, coğrafya ve kültürel özellikleri hakkında kısa bilgilere yer verilmiştir.
İmrenler hakkında yazılmış en yeni eser, Yusuf Küçükdağ ve Barış Sarıköse tarafından kaleme alınarak 2025 yılında yayımlanan İmrenler (Balganda) adlı kitaptır. Başlangıcında İmrenlerin bazı özellikleri hakkında çok kısa bilgiler verilen kitabın büyük bir bölümü, 1844-1845 yıllarına ait Balganda Köyünün Temettuat Kayıtlarının Osmanlıcadan günümüz Türkçesine tercümesini içermektedir. Burada o yıllarda Balgandada yaşayan hane reislerinin meslekleri, sahip oldukları mal varlıkları ve bunlardan alınan vergilerin miktarları açıklanmaktadır.
Görüldüğü üzere, 3500-4000 yıllık tarihî bir geçmişe sahip olan İmrenlerin (Balgandanın) doğal ve beşerî özelliklerinin bütüncül biçimde anlatıldığı bir başvuru kitabı veya bir İmrenler Monografyası maalesef bulunmamaktadır. Bu büyük eksikliği gidermek amacıyla uzun yıllar süren çalışmaların ardından İMRENLER (BALGANDA): Coğrafya – Tarih – Kültür isimli bu eser hazırlanmıştır.
Kitabın hazırlanmasında temel kaynak, ömrümün büyük bölümünü geçirdiğim İmrenlerdeki çocukluk yıllarımdan günümüze kadar süren gözlem, inceleme ve yaşantılarıma dayanan bilgi birikimim olmuştur. Bunun yanı sıra gerek Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğündeki (MTA) görevim sırasında, gerekse Kırşehir Ahi Evran Üniversitesindeki öğretim üyeliğim süresince edindiğim araştırma ve tecrübelerden yararlandım. Ayrıca İmrenleri doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren çok sayıda makale, kitap, tez ve araştırma raporunu inceleme fırsatı buldum.
Üniversite hayatımda benim için son derece önemli olaylardan biri, Dr. Murat Poyraz hocamla tanışmam ve aynı bölümde, yani Coğrafya Bölümünde birlikte görev yapmamız olmuştur. Bu süreçten sonra İmrenler Monografyası ile ilgili çalışmaları Murat hocayla birlikte yürüttük. Bu zaman zarfında İmrenleri (Balgandayı) doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren çok sayıda makale, kitap, bitirme tezi, rapor, dergi ve benzeri yazılı çalışmaları birlikte değerlendirdik.
Kitabın hazırlanmasında yazılı kaynakların yanı sıra, İmrenlerde yaşayan ve yörenin hafızası niteliğinde olan yaşlı ve bilgili kişilerden elde ettiğimiz sözlü bilgiler de büyük önem taşımaktadır. Bu kişilerle yaptığımız görüşmeler kayıt altına alınmış ve daha sonra değerlendirilerek çözümlenmiştir.
Uzun araştırmalar sonucunda hazırlanan bu kitabın ortaya çıkmasında çok sayıda kişinin katkısı olmuştur. Öncelikle sözlü bilgilerine başvurduğumuz İmrenler halkından Yusuf Küçükpınar, Ali Nazik, Mevlüt Aras, Yusuf Bulut, Hüseyin Duyar, Ahmet Sallabaş, Mehmet Ali Çaylak, Süleyman Şahinkaya, Mehmet Uysal ve Sefa Çiğdeme içten teşekkürlerimi sunarım.
Ayrıca bazı kaynaklara ulaşmamda yardımcı olan ve bilgi ile görüşlerinden yararlandığım Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Prehistorya Bölümünden Prof. Dr. Rukiye Akdoğana, Selçuk Üniversitesi Ali Akkanat Turizm Fakültesinden Doç. Dr. Mustafa Arslana ve Hasan Narine teşekkür ederim.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden Doç. Dr. Özlem Poyraza ise gerek 3329 Numaralı Kıreli Müslim Nüfus Defterinin gerekse diğer bazı Osmanlı arşiv belgelerinin okunması konusundaki değerli katkıları için ayrıca teşekkür ederim.
Son olarak, bu eserin yayımlanmasında sağladıkları destek nedeniyle İmrenler Vakfı Başkanı Halil Günala, Başkan Yardımcısı Hasan Gültekine ve Vakıf Mütevelli Heyeti üyelerine teşekkürlerimi sunarım.
Lütfi Nazik
İmrenler, 2026
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 546,00 | 546,00 |
| 2 | 283,92 | 567,84 |
| 3 | 196,56 | 589,68 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 546,00 | 546,00 |
| 2 | 283,92 | 567,84 |
| 3 | 196,56 | 589,68 |