John Hick'in Din Felsefesi

Stok Kodu:
9786255536877
Boyut:
13*21
Sayfa Sayısı:
249
Basım Tarihi:
Aralık 2025
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2.Hamur
Dili:
TÜRKÇE
%28 indirimli
350,00
252,00
9786255536877
2223591
John Hick'in Din Felsefesi
John Hick'in Din Felsefesi
252.00

John Hick'in din felsefesi, özellikle Tanrı'nın aşkınlığı ile insanın Dinî tecrübesi arasındaki gerilimi merkeze alarak, çağdaş teolojik tartışmalara özgün bir perspektif kazandırmaktadır. Hick'e göre Tanrı, mutlak ve aşkın bir varlık olarak insan kavrayışının ötesindedir; bu nedenle hiçbir dilsel ya da kavramsal ifade, O'nu tamamen nesnelleştiremez veya sınırlayamaz. Dinî tecrübe, işte bu aşkınlığın insan bilincinde hissedilen tezahürü olarak ortaya çıkar ve Tanrı'nın varlığının birey tarafından doğrudan yaşanması anlamına gelir. Hick, önermesel veya literal dilin bu tecrübeyi tam anlamıyla aktarabilecek kapasitede olmadığını vurgular; çünkü dil sınırlıdır ve aşkın olanın bütün boyutlarını kapsayamaz. Bu bağlamda, din dili hem varoluşsal bir deneyimi iletmekte hem de bireyin bilişsel, duyuşsal ve eylemsel boyutlarını kapsayan bütünsel bir işlev görmektedir. Hick'in teolojik yaklaşımının bir diğer temel unsuru, dinî çoğulculuk teorisidir. Hick'in çoğulculuk teorisi, yalnızca kültürel çoğulculuğu kabul etmekle kalmaz, aynı zamanda insanın hakikati arama çabasındaki epistemik sınırlılıklarını ve bu sınırlılıkların ancak tecrübe ile aşılabileceğini de gösterir. Bu bağlamda, Hick'in çalışmaları din felsefesine iki önemli katkı sunar. Birincisi, dinî tecrübeyi merkeze alarak, rasyonel ve önermesel teolojinin sınırlarını ortaya koyması; ikincisi, dinler arasındaki çeşitliliği, hakikatin farklı tezahürleri olarak değerlendirerek, evrensel bir teolojik perspektifin mümkün olabileceğini göstermesidir. Bu yaklaşım hem bireysel iman deneyimini hem de dinler arası ilişkileri anlamak açısından derinlikli bir analitik çerçeve sunar. Sonuç olarak, Hick'in din felsefesi, Tanrı'nın aşkınlığı ile insanın tecrübesi arasındaki diyalektik ilişkiyi ve dinî çoğulculuk çerçevesinde hakikati arama serüvenini bütünlüklü bir biçimde ele alır. Din dili, yalnızca bilgi aktarımı değil, aynı zamanda insanı tecrübeye yönelten bir araç olarak görülür; farklı dinler ise, biricik ve aşkın hakikatin farklı kültürel tezahürleri olarak anlaşılır. Hick'in çalışmaları, çağdaş din felsefesi için hem metodolojik bir rehber hem de insanın varoluşsal sorumluluğunu hatırlatan bir düşünsel zenginlik sunmaktadır.

John Hick'in din felsefesi, özellikle Tanrı'nın aşkınlığı ile insanın Dinî tecrübesi arasındaki gerilimi merkeze alarak, çağdaş teolojik tartışmalara özgün bir perspektif kazandırmaktadır. Hick'e göre Tanrı, mutlak ve aşkın bir varlık olarak insan kavrayışının ötesindedir; bu nedenle hiçbir dilsel ya da kavramsal ifade, O'nu tamamen nesnelleştiremez veya sınırlayamaz. Dinî tecrübe, işte bu aşkınlığın insan bilincinde hissedilen tezahürü olarak ortaya çıkar ve Tanrı'nın varlığının birey tarafından doğrudan yaşanması anlamına gelir. Hick, önermesel veya literal dilin bu tecrübeyi tam anlamıyla aktarabilecek kapasitede olmadığını vurgular; çünkü dil sınırlıdır ve aşkın olanın bütün boyutlarını kapsayamaz. Bu bağlamda, din dili hem varoluşsal bir deneyimi iletmekte hem de bireyin bilişsel, duyuşsal ve eylemsel boyutlarını kapsayan bütünsel bir işlev görmektedir. Hick'in teolojik yaklaşımının bir diğer temel unsuru, dinî çoğulculuk teorisidir. Hick'in çoğulculuk teorisi, yalnızca kültürel çoğulculuğu kabul etmekle kalmaz, aynı zamanda insanın hakikati arama çabasındaki epistemik sınırlılıklarını ve bu sınırlılıkların ancak tecrübe ile aşılabileceğini de gösterir. Bu bağlamda, Hick'in çalışmaları din felsefesine iki önemli katkı sunar. Birincisi, dinî tecrübeyi merkeze alarak, rasyonel ve önermesel teolojinin sınırlarını ortaya koyması; ikincisi, dinler arasındaki çeşitliliği, hakikatin farklı tezahürleri olarak değerlendirerek, evrensel bir teolojik perspektifin mümkün olabileceğini göstermesidir. Bu yaklaşım hem bireysel iman deneyimini hem de dinler arası ilişkileri anlamak açısından derinlikli bir analitik çerçeve sunar. Sonuç olarak, Hick'in din felsefesi, Tanrı'nın aşkınlığı ile insanın tecrübesi arasındaki diyalektik ilişkiyi ve dinî çoğulculuk çerçevesinde hakikati arama serüvenini bütünlüklü bir biçimde ele alır. Din dili, yalnızca bilgi aktarımı değil, aynı zamanda insanı tecrübeye yönelten bir araç olarak görülür; farklı dinler ise, biricik ve aşkın hakikatin farklı kültürel tezahürleri olarak anlaşılır. Hick'in çalışmaları, çağdaş din felsefesi için hem metodolojik bir rehber hem de insanın varoluşsal sorumluluğunu hatırlatan bir düşünsel zenginlik sunmaktadır.

ZİRAAT BANKASI
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 252,00    252,00   
2 131,04    262,08   
3 90,72    272,16   
İŞ BANKASI
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 252,00    252,00   
2 131,04    262,08   
3 90,72    272,16   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat