Zulfiqar Ali Shah tarafından kaleme alınan Kutsalın Dönüşümü: Hristiyanlığın İslâmî Reformu, İslâm'ın Hristiyanlığı Hz. İsa'nın aslî mesajı doğrultusunda ıslah edebilecek bir imkân sunduğu tezini tartışmaktadır. Yazara göre ilk dönem Hristiyanlığının Greko-Romen dünyanın mitolojik ve felsefî mirasıyla karşılaşmasıyla, İsa ve havarilerinin özgün Semitik tevhid bilinciyle tam olarak örtüşmeyen bir Roma Hristiyanlığı doğmuştur. Bu tarihsel süreç, Hristiyan öğretisinin giderek karmaşıklaşmasına ve özellikle tek tanrıcılık, akılcılık, nomianizm ile dinî-politik mutlakiyetçilik alanlarında aşırılıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Shah'a göre VII. yüzyılda Hristiyan coğrafyasının güneyinde yükselen İslâm, bu teolojik ve normatif düğümlere erken bir müdahale niteliği taşır ve John William Draper'ın ifadesiyle, XVI. yüzyıl Reformu'ndan çok daha önce gerçekleşmiş bir "Güney Reformu"dur.
Eserde Teslis teolojisi, ilk günah öğretisi, düşmüş insan anlayışı, Mesih'in kefareti ve kurtuluş dogmalarının tarihsel gelişimi ayrıntılı biçimde incelenmekte; Hristiyanlığın doğaüstü ve hiyerarşik dünya görüşünün sosyo-politik ve ahlâkî sonuçları analiz edilmektedir. Yazar, Hristiyan teolog ve tarihçilerin kaynaklarına dayanarak İslâm'ın; doğaüstücülük, mutlakiyetçilik, dogmatizm, akıl dışıcılık, antinomian eğilimler, Teslisçilik, ruhbanlık ve lütuf temelli kurtuluş anlayışı gibi alanlarda nasıl bir eleştiri ve çözüm sunduğunu ortaya koymaktadır.
Zulfiqar Ali Shah tarafından kaleme alınan Kutsalın Dönüşümü: Hristiyanlığın İslâmî Reformu, İslâm'ın Hristiyanlığı Hz. İsa'nın aslî mesajı doğrultusunda ıslah edebilecek bir imkân sunduğu tezini tartışmaktadır. Yazara göre ilk dönem Hristiyanlığının Greko-Romen dünyanın mitolojik ve felsefî mirasıyla karşılaşmasıyla, İsa ve havarilerinin özgün Semitik tevhid bilinciyle tam olarak örtüşmeyen bir Roma Hristiyanlığı doğmuştur. Bu tarihsel süreç, Hristiyan öğretisinin giderek karmaşıklaşmasına ve özellikle tek tanrıcılık, akılcılık, nomianizm ile dinî-politik mutlakiyetçilik alanlarında aşırılıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Shah'a göre VII. yüzyılda Hristiyan coğrafyasının güneyinde yükselen İslâm, bu teolojik ve normatif düğümlere erken bir müdahale niteliği taşır ve John William Draper'ın ifadesiyle, XVI. yüzyıl Reformu'ndan çok daha önce gerçekleşmiş bir "Güney Reformu"dur.
Eserde Teslis teolojisi, ilk günah öğretisi, düşmüş insan anlayışı, Mesih'in kefareti ve kurtuluş dogmalarının tarihsel gelişimi ayrıntılı biçimde incelenmekte; Hristiyanlığın doğaüstü ve hiyerarşik dünya görüşünün sosyo-politik ve ahlâkî sonuçları analiz edilmektedir. Yazar, Hristiyan teolog ve tarihçilerin kaynaklarına dayanarak İslâm'ın; doğaüstücülük, mutlakiyetçilik, dogmatizm, akıl dışıcılık, antinomian eğilimler, Teslisçilik, ruhbanlık ve lütuf temelli kurtuluş anlayışı gibi alanlarda nasıl bir eleştiri ve çözüm sunduğunu ortaya koymaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 500,50 | 500,50 |
| 2 | 260,26 | 520,52 |
| 3 | 180,18 | 540,54 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 500,50 | 500,50 |
| 2 | 260,26 | 520,52 |
| 3 | 180,18 | 540,54 |