Dünya eskidikçe, çağlar ve devirler değiştikçe onların fikir ve düşüncelerine ihtiyacımız daha da artmaktadır.
Gönül dünyamızı aydınlatanların belki de en başında gelen Behlül Dânâ; Abbasi Halifesi Harun Reşitin akıl hocası, ruhunun ve bedeninin de ilacı idi. Onun yüzü, gözleri, sözleri, nüktedanlığı, hazırcevaplılığı ile bütün insanlar ve Harun Reşit için bir gönül aynası idi.
Büyük güçler insanı kibirli yapar. Behlül, Harun Reşitin bir firavun ya da zalime dönüşmesini engellemek için onun manevi koruyuculuğunu üstlendi. Halife ne zaman güce tapsa Behlül karşısına çıkıp ona ölümü ve hesabı hatırlattı.
Bu güzel insan Halife Harunun akıl hocası, ruhunun ilacı olmakla kalmadı; insanlara doğruyu, güzeli, insan olmanın özellik ve güzelliklerini sözleriyle, davranışlarıyla anlattı ve onları bir bakıma ahirete hazırladı.
Behlül Dânâ, mezarlıkları saraylara tercih eden bir gönüller sultanıydı. Onun gözünde saraylar geçici bir han, mezarlıklar ise sultanlarla kölelerin eşitlendiği asıl gerçekti. Harun Reşite altın kaplama saraylar yerine kemiklerin dilini öğretti. Hangisi senin atan, ayıt edemiyorum. derken aslında gücün, tahtın, saltanatın bir saman alevinden ibaret olduğunu defalarca söyleyerek bir bakıma Halifenin kulağını çekiyordu.
Dünya eskidikçe, çağlar ve devirler değiştikçe onların fikir ve düşüncelerine ihtiyacımız daha da artmaktadır.
Gönül dünyamızı aydınlatanların belki de en başında gelen Behlül Dânâ; Abbasi Halifesi Harun Reşitin akıl hocası, ruhunun ve bedeninin de ilacı idi. Onun yüzü, gözleri, sözleri, nüktedanlığı, hazırcevaplılığı ile bütün insanlar ve Harun Reşit için bir gönül aynası idi.
Büyük güçler insanı kibirli yapar. Behlül, Harun Reşitin bir firavun ya da zalime dönüşmesini engellemek için onun manevi koruyuculuğunu üstlendi. Halife ne zaman güce tapsa Behlül karşısına çıkıp ona ölümü ve hesabı hatırlattı.
Bu güzel insan Halife Harunun akıl hocası, ruhunun ilacı olmakla kalmadı; insanlara doğruyu, güzeli, insan olmanın özellik ve güzelliklerini sözleriyle, davranışlarıyla anlattı ve onları bir bakıma ahirete hazırladı.
Behlül Dânâ, mezarlıkları saraylara tercih eden bir gönüller sultanıydı. Onun gözünde saraylar geçici bir han, mezarlıklar ise sultanlarla kölelerin eşitlendiği asıl gerçekti. Harun Reşite altın kaplama saraylar yerine kemiklerin dilini öğretti. Hangisi senin atan, ayıt edemiyorum. derken aslında gücün, tahtın, saltanatın bir saman alevinden ibaret olduğunu defalarca söyleyerek bir bakıma Halifenin kulağını çekiyordu.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 215,60 | 215,60 |
| 2 | 112,11 | 224,22 |
| 3 | 77,62 | 232,85 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 215,60 | 215,60 |
| 2 | 112,11 | 224,22 |
| 3 | 77,62 | 232,85 |