Dünya hayatının dış yüzü lezzetli ve çocukların yaladığı elma şekeri gibidir. İç yüzü ise viraneler yurdudur. Onun görünüşüne aldanan âşıkları zelil eder; nefessiz ve yurtsuz bırakır.
Bu geçici dünya hayatı bir soru ile başlar, bir soru ile biter: Adını ne koydunuz?, Merhumu nasıl bilirsiniz?
Hakiki hayatın kaynağı olan Acı Şurup olan ölüm çetin bir geçittir. Dünyaya gelen her insan bu geçitten geçecektir. Böylece misafir olarak geldiğimiz ve bir oyun ve oynaştan ibaret olan bu yalancılar kahvesinden gerçek yuvamıza dönmüş olacağız.
Ne kadar çabalarsak çabalayalım, ne kadar yaşarsak yaşayalım; ölüm kısa ömürle uzun ömür arasındaki farkı kaldırır. Kısa bir ömür sürüp de hayatın her ânını doldurup insanlığa faydalı hizmetlerde bulunanların sayısı, uzun ömür sürüp de aylak aylak gezenlerin yani yaşayan ölülerin hayatından daha uzundur. Böyle yaşayanlar için zamanın uzunu kısası yoktur. İnsan, ölmekle kısa olsun uzun olsun bir yerde hayatını doldurmuş oluyor.
Ölümden kaçan var mı? Ölümden kaçmak aslında kendi kendimizden kaçmaktır. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren ölüme yaklaşmaya başlarız. Kaçınılmaz son, bilinen gerçek ölümden kaçmaya çalışmak; kaçtığını iddia etmek ne saçmadır. Fakat şah damarınızdan daha yakın olduğu hâlde, yine de ona inanmamış gibi yaşamaya devam ederiz.
Dünya hayatının dış yüzü lezzetli ve çocukların yaladığı elma şekeri gibidir. İç yüzü ise viraneler yurdudur. Onun görünüşüne aldanan âşıkları zelil eder; nefessiz ve yurtsuz bırakır.
Bu geçici dünya hayatı bir soru ile başlar, bir soru ile biter: Adını ne koydunuz?, Merhumu nasıl bilirsiniz?
Hakiki hayatın kaynağı olan Acı Şurup olan ölüm çetin bir geçittir. Dünyaya gelen her insan bu geçitten geçecektir. Böylece misafir olarak geldiğimiz ve bir oyun ve oynaştan ibaret olan bu yalancılar kahvesinden gerçek yuvamıza dönmüş olacağız.
Ne kadar çabalarsak çabalayalım, ne kadar yaşarsak yaşayalım; ölüm kısa ömürle uzun ömür arasındaki farkı kaldırır. Kısa bir ömür sürüp de hayatın her ânını doldurup insanlığa faydalı hizmetlerde bulunanların sayısı, uzun ömür sürüp de aylak aylak gezenlerin yani yaşayan ölülerin hayatından daha uzundur. Böyle yaşayanlar için zamanın uzunu kısası yoktur. İnsan, ölmekle kısa olsun uzun olsun bir yerde hayatını doldurmuş oluyor.
Ölümden kaçan var mı? Ölümden kaçmak aslında kendi kendimizden kaçmaktır. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren ölüme yaklaşmaya başlarız. Kaçınılmaz son, bilinen gerçek ölümden kaçmaya çalışmak; kaçtığını iddia etmek ne saçmadır. Fakat şah damarınızdan daha yakın olduğu hâlde, yine de ona inanmamış gibi yaşamaya devam ederiz.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 184,80 | 184,80 |
| 2 | 96,10 | 192,19 |
| 3 | 66,53 | 199,58 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 184,80 | 184,80 |
| 2 | 96,10 | 192,19 |
| 3 | 66,53 | 199,58 |