Düşünce özgürlüğünün uğrunda odun yığınına yürüyen adam. Leibniz'in monad'ından Spinoza'nın panteizmine, modern astrofiziğin sonsuz evren tasavvurundan Rönesans'ın kalbine uzanan kurucu ses. 17 Şubat 1600. Roma, Campo de' Fiori meydanı. Sekiz yıl engizisyon zindanında kaldıktan sonra dili zincirlenmiş bir Dominikan rahibi, kendisine "tövbe et" diyen yargıçlara döner ve şu sözü söyler: "Hükmü bana okurken siz belki benden çok korkuyorsunuz." Ardından yakılır.
Giordano Bruno'nun bedeni o gün küle dönüşür ama kitapları:
De la Causa Principio et Uno De Monade Spaccio de la Bestia Trionfante
yaşamaya devam eder. Bu sayfalarda Bruno üç büyük iddia kurar: Varlığın temelinde, çokluğu kendi içinden doğuran bir vardır. Evren ölü parçaların mekanik yığını değil, içten işleyen içten işleyen bir dünya ruhuyla canlıdır. Ve gökyüzü bizim yeryüzümüze kapanmış bir kubbe değildir — sonsuz dünyalar, sonsuz güneşler, sonsuz akıl vardır.
Dahası Bruno burada astrolojinin boş burçlarını gökten söküp yerlerine erdemleri yerleştirmeyi önerir; kör inanca, kibre ve entelektüel tembelliğe açıktan savaş açar. Onun felsefesi yalnız bir öğreti değil, değil, bir bakış terbiyesidir: parçalanmış bir dünyadan canlı bir bütüne geri dönüş çağrısı. Okuyan, onun kitabından değiştiği için değil, yüzleştirildiği için çıkar.
"Birde her şey saklıdır; her şeyde Bir görünür. Korkan hakikati değil, kendini kaybetmekten korkan kişidir."
Düşünce özgürlüğünün uğrunda odun yığınına yürüyen adam. Leibniz'in monad'ından Spinoza'nın panteizmine, modern astrofiziğin sonsuz evren tasavvurundan Rönesans'ın kalbine uzanan kurucu ses. 17 Şubat 1600. Roma, Campo de' Fiori meydanı. Sekiz yıl engizisyon zindanında kaldıktan sonra dili zincirlenmiş bir Dominikan rahibi, kendisine "tövbe et" diyen yargıçlara döner ve şu sözü söyler: "Hükmü bana okurken siz belki benden çok korkuyorsunuz." Ardından yakılır.
Giordano Bruno'nun bedeni o gün küle dönüşür ama kitapları:
De la Causa Principio et Uno De Monade Spaccio de la Bestia Trionfante
yaşamaya devam eder. Bu sayfalarda Bruno üç büyük iddia kurar: Varlığın temelinde, çokluğu kendi içinden doğuran bir vardır. Evren ölü parçaların mekanik yığını değil, içten işleyen içten işleyen bir dünya ruhuyla canlıdır. Ve gökyüzü bizim yeryüzümüze kapanmış bir kubbe değildir — sonsuz dünyalar, sonsuz güneşler, sonsuz akıl vardır.
Dahası Bruno burada astrolojinin boş burçlarını gökten söküp yerlerine erdemleri yerleştirmeyi önerir; kör inanca, kibre ve entelektüel tembelliğe açıktan savaş açar. Onun felsefesi yalnız bir öğreti değil, değil, bir bakış terbiyesidir: parçalanmış bir dünyadan canlı bir bütüne geri dönüş çağrısı. Okuyan, onun kitabından değiştiği için değil, yüzleştirildiği için çıkar.
"Birde her şey saklıdır; her şeyde Bir görünür. Korkan hakikati değil, kendini kaybetmekten korkan kişidir."
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 296,00 | 296,00 |
| 2 | 153,92 | 307,84 |
| 3 | 106,56 | 319,68 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 296,00 | 296,00 |
| 2 | 153,92 | 307,84 |
| 3 | 106,56 | 319,68 |