Adrian Johnston kapitalizmin en eski eşlikçileriyle olan ortaklığına saldırıyor: insan doğasında temellenen bir bencillik ve dinmeyen açgözlülük. Sonsuz Hırs kapitalizmin insani bir bencillik ve açgözlülük üzerine kurulu olduğunu iddia eden varsayımlara meydan okuyor. Marksizm ile psikanalizi yeniden buluşturan Johnston, kapitalizmin itici gücünün iddia edildiği gibi zenginleşme arzusu ya da bireysel tatminler olmadığını ileri sürüyor.
Marx'ın sermaye birikim döngüsü ile Lacan'ın durdurulamaz, nesnesiz dürtü kavramını titizlikle sentezleyen bu çalışma, kapitalizmin merkezine insanı aşan, kişisel olmayan ve tam da öznelerin tatminsizliğinden beslenen mekanik bir deliliği yerleştiriyor. Johnstona göre bencillik insanın özünden kaynaklanmaz; aksine, bizzat sermayenin kendi karakteridir. Tam da bu yüzden kapitalizm, kendi çocuklarını yutan ve sonsuz bir hırsla işleyen bir çarka dönüşür.
Yeni Bir Alman İdealizmi'nden tanıdığımız Johnston düşünsel kuvvetlerini bu kez başka bir soruya yöneltiyor: Nasıl oluyor da böylesine kederli ve hastalıklı bir "sistem" kendisini öngörülenden çok daha inatçı bir dirençle sürdürmeye devam ediyor?
Adrian Johnston kapitalizmin en eski eşlikçileriyle olan ortaklığına saldırıyor: insan doğasında temellenen bir bencillik ve dinmeyen açgözlülük. Sonsuz Hırs kapitalizmin insani bir bencillik ve açgözlülük üzerine kurulu olduğunu iddia eden varsayımlara meydan okuyor. Marksizm ile psikanalizi yeniden buluşturan Johnston, kapitalizmin itici gücünün iddia edildiği gibi zenginleşme arzusu ya da bireysel tatminler olmadığını ileri sürüyor.
Marx'ın sermaye birikim döngüsü ile Lacan'ın durdurulamaz, nesnesiz dürtü kavramını titizlikle sentezleyen bu çalışma, kapitalizmin merkezine insanı aşan, kişisel olmayan ve tam da öznelerin tatminsizliğinden beslenen mekanik bir deliliği yerleştiriyor. Johnstona göre bencillik insanın özünden kaynaklanmaz; aksine, bizzat sermayenin kendi karakteridir. Tam da bu yüzden kapitalizm, kendi çocuklarını yutan ve sonsuz bir hırsla işleyen bir çarka dönüşür.
Yeni Bir Alman İdealizmi'nden tanıdığımız Johnston düşünsel kuvvetlerini bu kez başka bir soruya yöneltiyor: Nasıl oluyor da böylesine kederli ve hastalıklı bir "sistem" kendisini öngörülenden çok daha inatçı bir dirençle sürdürmeye devam ediyor?
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 569,90 | 569,90 |
| 2 | 296,35 | 592,70 |
| 3 | 205,16 | 615,49 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 569,90 | 569,90 |
| 2 | 296,35 | 592,70 |
| 3 | 205,16 | 615,49 |