Feminizm, kadınların kendi hikâyelerini anlarken ve anlatırken daima politik olanı, dünyanın gidişatını sorunsallaştırmaktan geri durmadıkları bir eyleme haline tekabül eder; gücünü eleştirisinin sahiciliğinden ve daha iyi bir yaşamı düşlemekten vazgeçmeyen direncinden alır. Yaslan Bana, işte bu anlamda, bir feminist klasik.
Lynne Segal bu kitapta, okura cömert bir armağan sunarak, ortak tarihimizi anlamak için kendi kişisel tarihini ortaya seriyor: Yaslan Bana feministlerin analitik ve eleştirel kapasitesini her zaman vurguladıkları kişisel bir anlatı. Segal, kendi deneyimleriyle örülü bu kitapta, anneliğe, eğitime, yaşlılığa ve feminist harekete dair güçlü bir tartışma yürütüyor. Merkezine bakım kavramının yerleştirildiği bu politik tartışma; iklim krizi, otoriter rejimlerin yükselişi, eğitimin araçsallaşması, refah devletinin neoliberal politikalar karşısında çözülüşü ve bunun sınıfsal eşitsizlikleri nasıl derinleştirdiği gibi yaşamlarımıza dair birçok önemli sorunu kuşatıyor. Bakım, Segal'in politik tahayyülünde ortak kırılganlığımıza işaret eden, hem birbirimize hem de doğaya bağlılığımızı gösteren yaşamsal bir koşul olarak kavramsallaştırılıyor. Tam da bu nedenle, bakım burada bakım emeğinin ötesine geçen birçok farklı anlam ediniyor ve özen göstermek, gözetmek, dert edinmek, umursamak gibi eylemleri merkezine alan radikal bir politikanın kurucu unsuru haline geliyor.
Segal'in Yaslan Bana'da bize ilettiği mesaj şu: Yaşamak bir tür bağlanmaksa şayet, bu ancak birlikte mümkün!
Feminizm, kadınların kendi hikâyelerini anlarken ve anlatırken daima politik olanı, dünyanın gidişatını sorunsallaştırmaktan geri durmadıkları bir eyleme haline tekabül eder; gücünü eleştirisinin sahiciliğinden ve daha iyi bir yaşamı düşlemekten vazgeçmeyen direncinden alır. Yaslan Bana, işte bu anlamda, bir feminist klasik.
Lynne Segal bu kitapta, okura cömert bir armağan sunarak, ortak tarihimizi anlamak için kendi kişisel tarihini ortaya seriyor: Yaslan Bana feministlerin analitik ve eleştirel kapasitesini her zaman vurguladıkları kişisel bir anlatı. Segal, kendi deneyimleriyle örülü bu kitapta, anneliğe, eğitime, yaşlılığa ve feminist harekete dair güçlü bir tartışma yürütüyor. Merkezine bakım kavramının yerleştirildiği bu politik tartışma; iklim krizi, otoriter rejimlerin yükselişi, eğitimin araçsallaşması, refah devletinin neoliberal politikalar karşısında çözülüşü ve bunun sınıfsal eşitsizlikleri nasıl derinleştirdiği gibi yaşamlarımıza dair birçok önemli sorunu kuşatıyor. Bakım, Segal'in politik tahayyülünde ortak kırılganlığımıza işaret eden, hem birbirimize hem de doğaya bağlılığımızı gösteren yaşamsal bir koşul olarak kavramsallaştırılıyor. Tam da bu nedenle, bakım burada bakım emeğinin ötesine geçen birçok farklı anlam ediniyor ve özen göstermek, gözetmek, dert edinmek, umursamak gibi eylemleri merkezine alan radikal bir politikanın kurucu unsuru haline geliyor.
Segal'in Yaslan Bana'da bize ilettiği mesaj şu: Yaşamak bir tür bağlanmaksa şayet, bu ancak birlikte mümkün!
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 319,80 | 319,80 |
| 2 | 166,30 | 332,59 |
| 3 | 115,13 | 345,38 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 319,80 | 319,80 |
| 2 | 166,30 | 332,59 |
| 3 | 115,13 | 345,38 |