Sultan Abdülhamid tahta çıktığında, Osmanlı İmparatorluğu da "idam sehpasına" çıkarılmıştı.
Rusya, uzun yıllar hayalini kurduğu "sıcak denizlere inmek" için "hasta adamı" paylaşmayı teklif etse de İngiltere, menfaatini Osmanlı Devletinin zayıf ve kendi ayakları üzerinde duramaz vaziyette yaşamasında görüyor, buna karşı çıkıyordu. Rusya ise İngiltereyi karşısına alamıyordu. Çünkü bunu göze aldığı 1854 Osmanlı-Kırım Savaşında İngilterenin Osmanlıya sahip çıkmasıyla, hayatının en büyük mağlubiyetlerinden birini yaşamıştı.
Ancak aradan geçen 20 yılda çok şey değişmişti. İngiltere, en büyük rakibi olarak gördüğü Rusya'yı savaşa sokarak zayıflatmak istiyordu. Zaten "hasta adam" olan Osmanlı Devletinin de belini "orta yerden kırmayı" düşünüyordu.
Rusya, artık savaşamaz hale gelince, Osmanlı Devleti de perişan olunca İngiltere devreye girecek bir tek kurşun atmadan ganimete konacak, Osmanlıya yardım bahanesiyle Kıbrısa el koyacaktı. İkiyüzlü siyasetiyle tereyağından kıl çekme kolaylığında hedefine ulaşacaktı.
Bu kitapta, hiçbir dış siyaseti olmayan,
Sırtını Avrupa Büyük Devletlerine, özellikle İngiltere'ye yaslayarak yaşamaya çalışan,
İyi diplomatlardan mahrum olan,
Sultan Abdülhamid de dâhil devlet adamlarının birbirinin kuyusunu kazmakla ve birbirinin ayağını kaydırmakla meşgul olduğu geçmişi şanla dolu ama o gün "idam mahkûmu" bir devletin, 150 sene önceki "çırpınışını, çaresizliğini, sonunun başlangıcını" okuyacaksınız.
Zengin ve ilk elden bir kaynakçaya sahip olan kitabımız, genelde tarih seven herkesin, özelde ise uluslararası ilişkiler ve tarih bölümü öğrencilerinin, mezunlarının kayıtsız kalamayacağı bir içeriğe sahiptir. İyi okumalar dileriz.
Sultan Abdülhamid tahta çıktığında, Osmanlı İmparatorluğu da "idam sehpasına" çıkarılmıştı.
Rusya, uzun yıllar hayalini kurduğu "sıcak denizlere inmek" için "hasta adamı" paylaşmayı teklif etse de İngiltere, menfaatini Osmanlı Devletinin zayıf ve kendi ayakları üzerinde duramaz vaziyette yaşamasında görüyor, buna karşı çıkıyordu. Rusya ise İngiltereyi karşısına alamıyordu. Çünkü bunu göze aldığı 1854 Osmanlı-Kırım Savaşında İngilterenin Osmanlıya sahip çıkmasıyla, hayatının en büyük mağlubiyetlerinden birini yaşamıştı.
Ancak aradan geçen 20 yılda çok şey değişmişti. İngiltere, en büyük rakibi olarak gördüğü Rusya'yı savaşa sokarak zayıflatmak istiyordu. Zaten "hasta adam" olan Osmanlı Devletinin de belini "orta yerden kırmayı" düşünüyordu.
Rusya, artık savaşamaz hale gelince, Osmanlı Devleti de perişan olunca İngiltere devreye girecek bir tek kurşun atmadan ganimete konacak, Osmanlıya yardım bahanesiyle Kıbrısa el koyacaktı. İkiyüzlü siyasetiyle tereyağından kıl çekme kolaylığında hedefine ulaşacaktı.
Bu kitapta, hiçbir dış siyaseti olmayan,
Sırtını Avrupa Büyük Devletlerine, özellikle İngiltere'ye yaslayarak yaşamaya çalışan,
İyi diplomatlardan mahrum olan,
Sultan Abdülhamid de dâhil devlet adamlarının birbirinin kuyusunu kazmakla ve birbirinin ayağını kaydırmakla meşgul olduğu geçmişi şanla dolu ama o gün "idam mahkûmu" bir devletin, 150 sene önceki "çırpınışını, çaresizliğini, sonunun başlangıcını" okuyacaksınız.
Zengin ve ilk elden bir kaynakçaya sahip olan kitabımız, genelde tarih seven herkesin, özelde ise uluslararası ilişkiler ve tarih bölümü öğrencilerinin, mezunlarının kayıtsız kalamayacağı bir içeriğe sahiptir. İyi okumalar dileriz.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 287,00 | 287,00 |
| 2 | 149,24 | 298,48 |
| 3 | 103,32 | 309,96 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 287,00 | 287,00 |
| 2 | 149,24 | 298,48 |
| 3 | 103,32 | 309,96 |