Eserimiz, Abdülaziz'in tahttan indirilmesinden V. Murat'ın kısa saltanatına ve II. Abdülhamid'in iktidarını tahkim etmesine uzanırken, merkezine Yıldız Sarayı çevresinde geliştiği ileri sürülen hafiye düzenini yerleştirir. Yazarın daha önce Osmanlı idaresi ve İstanbul üzerine kaleme aldığı çalışmaların devamı niteliğindeki kitap, böylece bir hükümdar biyografisinin sınırlarını aşarak geç dönem Osmanlı yönetim mekanizmasına ilişkin sert bir siyasal esere dönüşür.
Régla'nın eserinde V. Murat ile II. Abdülhamid birbirine karşıt iki siyasal istikametin temsilcileridir. V. Murat reform, Avrupa ile temas ve meşrutiyet beklentileriyle ilişkilendirilirken II. Abdülhamid'in saltanatı kişisel güvenliğin devlet idaresinin önüne geçtiği bir yönetim modeli olarak yorumlanır. Bu çerçevede hafiye, basit bir istihbarat aracı olmaktan çıkar; saray mensuplarından bürokrasiye ve gündelik şehir hayatına kadar uzanan, ödüllendirme, korku ve karşılıklı ihbar yoluyla işleyen bir iktidar tekniği hâline gelir.
Metnin tarihsel değeri aynı zamanda sınırlarını da belirleyen özelliğinden, yani yazarının açık siyasal konumundan kaynaklanır. Régla, II. Abdülhamid'e karşı son derece sert bir dil kullanmakta, V. Murat lehindeki faaliyetlerini ve Paris'te bu konuda yürüttüğü kampanyayı bizzat anlatmaktadır; dolayısıyla eser, aktardığı vakalar kadar bunların dönemin Fransız muhalif çevrelerinde nasıl algılandığını göstermesi bakımından da okunmalıdır.
Eserimiz, Abdülaziz'in tahttan indirilmesinden V. Murat'ın kısa saltanatına ve II. Abdülhamid'in iktidarını tahkim etmesine uzanırken, merkezine Yıldız Sarayı çevresinde geliştiği ileri sürülen hafiye düzenini yerleştirir. Yazarın daha önce Osmanlı idaresi ve İstanbul üzerine kaleme aldığı çalışmaların devamı niteliğindeki kitap, böylece bir hükümdar biyografisinin sınırlarını aşarak geç dönem Osmanlı yönetim mekanizmasına ilişkin sert bir siyasal esere dönüşür.
Régla'nın eserinde V. Murat ile II. Abdülhamid birbirine karşıt iki siyasal istikametin temsilcileridir. V. Murat reform, Avrupa ile temas ve meşrutiyet beklentileriyle ilişkilendirilirken II. Abdülhamid'in saltanatı kişisel güvenliğin devlet idaresinin önüne geçtiği bir yönetim modeli olarak yorumlanır. Bu çerçevede hafiye, basit bir istihbarat aracı olmaktan çıkar; saray mensuplarından bürokrasiye ve gündelik şehir hayatına kadar uzanan, ödüllendirme, korku ve karşılıklı ihbar yoluyla işleyen bir iktidar tekniği hâline gelir.
Metnin tarihsel değeri aynı zamanda sınırlarını da belirleyen özelliğinden, yani yazarının açık siyasal konumundan kaynaklanır. Régla, II. Abdülhamid'e karşı son derece sert bir dil kullanmakta, V. Murat lehindeki faaliyetlerini ve Paris'te bu konuda yürüttüğü kampanyayı bizzat anlatmaktadır; dolayısıyla eser, aktardığı vakalar kadar bunların dönemin Fransız muhalif çevrelerinde nasıl algılandığını göstermesi bakımından da okunmalıdır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 196,00 | 196,00 |
| 2 | 101,92 | 203,84 |
| 3 | 70,56 | 211,68 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 196,00 | 196,00 |
| 2 | 101,92 | 203,84 |
| 3 | 70,56 | 211,68 |