Egemenlik ve Cezalandırma

Stok Kodu:
9786258615104
Boyut:
16*24
Sayfa Sayısı:
212
Basım Tarihi:
Mart 2026
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
1.Hamur
Dili:
TÜRKÇE
Kategori:
%8 indirimli
390,00
358,80
9786258615104
2282355
Egemenlik ve Cezalandırma
Egemenlik ve Cezalandırma
358.8

Ülke içinde nihai karar verme yetkisini içeren üstün bir emretme gücünü; ülke dışında ise bir devletin bağımsızlığını ve iç işlerine karışılmamasını ifade eden egemenlik, XVI. yüzyılda Batı Avrupada ortaya çıkmıştır. Ancak bu tarihten önce de tüm siyasal yapılarda üstün bir emretme gücü bulunmaktadır. Cezalandırma ise insanlık tarihinin başlangıcından itibaren var olan evrensel bir olgudur. Tarih boyunca emretme gücü veya egemenlik hangi yapı tarafından kullanıldıysa cezalandırma yetkisi de aynı yapı tarafından kullanılmıştır. Tarihsel süreçte egemenlik anlayışındaki değişim, cezalandırma yetkisinin kullanımını da etkilemiştir. Başlangıçta mutlak ve sınırsız olarak düşünülen egemenlik anlayışı, cezalandırma yetkisinin de ölçüsüz şekilde kullanılmasına sebep olmuştur. Ortaya çıkan kimi olgularla egemenlik anlayışı giderek sınırlandırılırken cezalandırma da sınırlı bir yetkiye dönüşmüştür. Bu süreçte cezalandırma giderek kamusal bir faaliyete evrilmiş, bedene yönelik cezalar yerini hürriyeti bağlayıcı cezalara bırakmıştır.
Kitap, egemenlik ile cezalandırma arasındaki bu ilişkiyi konu edinmektedir. Egemenliği olgusal ve kavramsal boyutlarıyla ele alarak, egemenlikten kaynaklanan bir yetki olarak cezalandırmanın siyasal iktidar biçimleriyle birlikte geçirdiği dönüşümü tarihsel süreç içerisinde incelemektedir. Devlet öncesi siyasal örgütlenmelerden Antik Yunan ve Romaya, feodal dönemden modern devletin doğuşuna ve geç dönemlerine kadar uzanan bir çerçevede, egemenlik anlayışındaki değişimlerin cezalandırma yetkisine olan yansımalarını ortaya koymaktadır. Böylece modern devletin cezalandırma yetkisinin sınırlarını anlamaya yönelik bir değerlendirme sunmaktadır.

Ülke içinde nihai karar verme yetkisini içeren üstün bir emretme gücünü; ülke dışında ise bir devletin bağımsızlığını ve iç işlerine karışılmamasını ifade eden egemenlik, XVI. yüzyılda Batı Avrupada ortaya çıkmıştır. Ancak bu tarihten önce de tüm siyasal yapılarda üstün bir emretme gücü bulunmaktadır. Cezalandırma ise insanlık tarihinin başlangıcından itibaren var olan evrensel bir olgudur. Tarih boyunca emretme gücü veya egemenlik hangi yapı tarafından kullanıldıysa cezalandırma yetkisi de aynı yapı tarafından kullanılmıştır. Tarihsel süreçte egemenlik anlayışındaki değişim, cezalandırma yetkisinin kullanımını da etkilemiştir. Başlangıçta mutlak ve sınırsız olarak düşünülen egemenlik anlayışı, cezalandırma yetkisinin de ölçüsüz şekilde kullanılmasına sebep olmuştur. Ortaya çıkan kimi olgularla egemenlik anlayışı giderek sınırlandırılırken cezalandırma da sınırlı bir yetkiye dönüşmüştür. Bu süreçte cezalandırma giderek kamusal bir faaliyete evrilmiş, bedene yönelik cezalar yerini hürriyeti bağlayıcı cezalara bırakmıştır.
Kitap, egemenlik ile cezalandırma arasındaki bu ilişkiyi konu edinmektedir. Egemenliği olgusal ve kavramsal boyutlarıyla ele alarak, egemenlikten kaynaklanan bir yetki olarak cezalandırmanın siyasal iktidar biçimleriyle birlikte geçirdiği dönüşümü tarihsel süreç içerisinde incelemektedir. Devlet öncesi siyasal örgütlenmelerden Antik Yunan ve Romaya, feodal dönemden modern devletin doğuşuna ve geç dönemlerine kadar uzanan bir çerçevede, egemenlik anlayışındaki değişimlerin cezalandırma yetkisine olan yansımalarını ortaya koymaktadır. Böylece modern devletin cezalandırma yetkisinin sınırlarını anlamaya yönelik bir değerlendirme sunmaktadır.

ZİRAAT BANKASI
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 358,80    358,80   
2 186,58    373,15   
3 129,17    387,50   
İŞ BANKASI
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 358,80    358,80   
2 186,58    373,15   
3 129,17    387,50   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat